Advert

"Köle toplumu olmaya doğru hızla gidiyoruz"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, Türkiye'nin bir zamanlar Osmanlı'nın içinde bulunduğu Duyun-u Umumiye'ye döndüğünü belirtti. Ülkenin köle toplumu olmaya doğru hızla gittiğini savunan Sarıbal, "Borç aldıysanız ve ödeyemiyor duruma geldiyseniz, borcu verenin tutsağı olmuşsunuzdur" dedi. TÜRKİYE BORÇ BATAĞINDA Sarıbal, CHP Mersin İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında iktidarı eleştirdi. 17 yıllık AK Parti iktidarının, hesapsız, kitapsız borçlanmalar yüzünden, halkı da borçlandırarak Türkiye'yi borç batağında olan bir ülke konumuna getirdiğini anlatan Sarıbal, Bugün geldiğimiz noktada 100 yıl öncesi ile aynı durumları yaşıyoruz. O gün borçlardan dolayı yaşadığımız teslimiyet bugünde yaşanıyor. Kendi değerlerimizi teslim etmiş, kendi topraklarını ekmeyen, kendi tarımımızla ilgili karar veremeyen, dış politika, iç politika, girdiler çıktılar bize yutturulmaya çalışılan bir serbest piyasa düzeni adı altında yaşamımızı sürdürmeye çalışıyoruz" diye konuştu.

admin
Bu içerik 553 kez okundu.

 Hasan KÜÇÜK

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, CHP Mersin İl Başkanlığı'nda bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısının açılış konuşmasını yapan İl Başkanı Adil Aktay, ayrımcılık ve kayırmacılıkla Türkiye’nin sosyal devlet anlayışından uzaklaştırıldığını söyledi.

AKTAY: ÜRETİRSEK BAĞIMSIZ OLABİLİRİZ

İktidarda olanların Türkiye’yi tarımda ve hayvancılıkta ithalatçı hale getirmekle övündüğünü ifade eden Aktay "17 yıl önce, "Türkiye, samanını bile ithal eder hale gelecek" deseler, güler geçerdik. Ama bugün ülkenin gerçeği budur. Birkaç ürün dışında ithalat etmediğimiz ürün kalmamış durumda. Çiftçi artan vergilerle, pahalı mazot ve elektrikle üretimden koparılırken, verimli tarım arazilerimiz talana açılıyor. Gıdada dışa bağımlı hale gelen, balıktan bakliyata her gıda ürününü ithal eden bir ülke, bağımsız olamaz.  Asıl "beka meselesi" işte budur. Köprülerini, hastanelerini uluslararası konsorsiyumlara yaptırmış, haraca bağlanmış gibi, köprüden geçmeyen araçlar, hastaneye gitmeyen hastalar için bile onlara para ödeyen bir ülke, bağımsız olamaz. İçeride kendisini eleştirenlere demediğini, yapmadığını bırakmayanların, Washington’dan gelen hakaret dolu mektuplara sessiz kaldığı bir ülke, tam anlamıyla bağımsız olamaz. Türkiye ancak üretirse bağımsız olabilir" şeklinde konuştu.

SARIBAL: TÜRKİYE DUYUN-U UMUMİYE'YE DÖNMÜŞ DURUMDA

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal ise konuşmasına Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne ülkenin ekonomik ve tarımsal gelişimini anlatarak başladı. 

Türkiye'nin Cumhuriyet’ten bugüne kadar Osmanlı’nın içinde olduğu Duyun-u Umumiye’ye dönmüş durumda olduğunu ifade eden Sarıbal, "Yabancı şirketlerin egemenliğinin olduğu bu ülkede çıkıp mısır fiyatı belirleyemezsiniz. Hızla köle toplumu olmaya doğru gidiyoruz. Kendi değerlerimizi teslim ettiğimiz, kendi kararımızı veremediğimiz bir serbest piyasa altında yaşamımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Serbest piyasa denen bir piyasa düzeni yoktur. Bu tamamen bizim gibi az gelişmiş, yoksul ülkelere dayatılan bir modeldir. Bugün geldiğimiz noktada 100 yıl öncesi ile aynı durumları yaşıyoruz. O gün borçlardan dolayı yaşadığımız teslimiyet bugünde yaşanıyor. Yavaş yavaş köle toplumu olmaya doğru gidiyoruz. Kendi değerlerimizi teslim etmiş kendi topraklarını ekmeyen kendi tarımımızla ilgili karar veremeyen, dış politika iç politika, girdiler çıktılar bize yutturulmaya çalışılan bir serbest piyasa düzeni adı altında yaşamımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Serbest Piyasa düzeni denilen bir düzen yoktur. Bu bizim gibi az gelişmiş bir ülkeye dayatılan bir modeldir" şeklinde konuştu. 

"KÖLE TOPLUMU OLMAYA DOĞRU GİDİYORUZ"

"Türkiye’de Mısır ile ilgili bir karar verecekseniz, Amerika şirketine rağmen verebilir misiniz? Tarım girdilerinin durumunu, miktarını, fiyatını belirleyebilir misiniz? Siz fındığı Fransız firmasına rağmen kendi gücünüzle ortaya koyabilir misiniz?" diye soran Sarıbal, "E ne hakkımız kaldı. Biz Duyun-u Umumiye dediğimizde rahatsız olan yapılar bundan rahatsız değiller mi? Farkımız ne. O gün yoksul, fakir, savaştan çıkmış bir halk, bugün 82 milyonuz hepimiz müşteriyiz yine onların istediklerini alıyoruz. Yavaş yavaş bir köle toplumu olmaya gidiyoruz. Çok basit, kendi topraklarını ekmeyen, kendi tarımımızla ilgili karar veremeyen, dış politika, iç politika, girdiler, çıktılar, bize unutturmaya çalışılan bir serbest piyasa adı altında yaşamımızı sürdürmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

"SERBEST PİYASA DÜZENE DİYE BİR DÜZEN YOKTUR"

Serbest piyasa düzeni denen bir düzenin olmadığını bunun Türkiye gibi az gelişmiş ve yoksul ülkelere dayatılan bir model olduğunu öne süren Sarıbal "Amerika uzun bir zamandır Trump ile birlikte dünyaya bir ekonomik savaş açmıştır. Serbest piyasa düzenini dünyaya dağıtan Amerika dedi ki, ben bu düzenden vazgeçiyorum. Çünkü artık o kadar çok ithalatçı olmaya başladı ki, hiçbir ülke bir şey üretmemeye başladı. Olmaz, Amerikan halkının geleceği için üretmem lazım. Serbest piyasa düzeni hegomanyası artık bana zarar vermeye başladı” dedi ve Çin ile büyük bir savaşa girdi. Çin ile bazı ürünlere gümrük koydu. Duvarları yükseltti. Çin de ona karşı Amerika’dan aldığı ürünlere duvar koydu. Amerika çağırdı ilgili bakanlığı, “Benim Amerikalı çiftçimin Çin’e göndermediği ürünlerden dolayı zararı ne kadardır’ dedi. İlgili bakanlık çalışmasını yaptı ve hazineden para çiftçiye verildi. Çiftçinin zarar etmemesi sağlandı. Aynı Amerika şeker üretimi yapıyor. Fransa bugün kendi ürettiği şekerin yarısını kullanıyor, yarısını dışarı satıyor. Almanya, patates, mısır ekmekten vazgeçmiyor. Üretmeye ısrarla devam ediyor. Peki biz ne yapıyoruz? Hala dünyanın en ucuz ürün üreten ülkesi Türkiye’dir. Hala çiftçinin geliri açısından Avrupa ve emsal ülkeler arasında en düşük geliri olan benim ülkemin çiftçisi. Bugün geldiğimiz noktada yüz yıl önce yaşadığımız bir sendromu yaşıyoruz. O gün borçlardan dolayı yaşadığımız teslimiyet bugün de borçlardan dolayı yaşadığımız teslimiyetle aynıdır" ifadelerini kullandı.

"BORCU VERENİN TUTSAĞI OLURSUNUZ"

"Borç aldıysanız ve ödeyemiyor duruma geldiyseniz, borcu verenin tutsağı olmuşsunuzdur" diyen Sarıbal şunları söyledi: "Ne yazık ki Türkiye bu dönemin 17 yıllık iktidarının, hesapsız, kitapsız borçlanmaları yüzünden, sadece kendi borçlanması değil, halkı da borçlandırarak, borç batağında olan bir ülke konumuna getirdi. Buradan çıkış yolu da yine kendi özümüze dönmekten geçer. Yine üretmekten geçer. Bunu başarabiliriz. Bu mümkün. Bu ülke hiçbir zaman teslim olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Yeniden bir mücadele alanı yaratarak, dayanışarak, buradan tekrar bu ülkeyi çocuklara verdiğimiz söz adına barışa dayalı, kalkınan, insanca yaşayan, barışın ve adaletin egemen olduğu bir ülke yapabiliriz. Bunun için inanmak, mücadele etmek ve çalışmaya ihtiyacımız var." 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Otomobilde 200 gram esrar ele geçirildi
Otomobilde 200 gram esrar ele geçirildi
MGC yönetimi Okdemir'in Atatürk Fotoğraf sergisini ziyaret etti
MGC yönetimi Okdemir'in Atatürk Fotoğraf sergisini ziyaret etti