"Kardeşliğimiz en büyük güç kaynağımızdır"

​Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şubesi tarafından Cemevi'nde aşure lokması dağıtım etkinliği düzenlendi. Binlerce kişinin katıldığı etkinlikte birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı. Mersin Valisi Ali İnsan Su etkinlikte yaptığı konuşmada, Kerbela olayının Müslümanlar olarak herkesin yüreğinde dinmeyen ortak bir acı ve geçmeyen sızı olduğunu ifade ederek "Bizler bu acı olaydan ders çıkararak Horosan Erenlerinden, Ahmet Yesevi’den, Mevlana’dan Yunus Emre’den Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’den beslenmiş bir kültürün temsilcileri olarak var olan kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi korumaya ve güçlendirmeye hep birlikte devam edeceğiz. Bu birlik ve beraberliğimiz sevgiye saygımız, kardeşliğimiz bizim en büyük güç kaynağımızdır" dedi. Büyükşeşir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise, her renkten insanın yaşadığı Türkiye’de birlik ve beraberlik içinde hoşgörülü bir şekilde yaşamak gerektiğine vurgu yaparak, “Mersin’de her türlü renk var. Kardeşçe bir aradayız. Burası huzur kenti. Biz de bu farklı renkleri muhabbet kepçesi gibi hemhal olarak, iç içe olarak, birbirimizi severek, sayarak ayrıştırmadan sağlıyoruz” şeklinde konuştu.

admin
Bu içerik 370 kez okundu.

Hasan KÜÇÜK

Mersin'de Muharrem Orucu'nun ardından Alevi Kültür Dernekleri tarafından Cemevi'nde aşure lokması dağıtım etkinliği düzenlendi.

Cemevi Bahçesi'nde düzenlenen etkinliğe Mersin Valisi Ali İhsan Su, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, AK Parti Mersin Milletvekili Hacı Özkan, MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Ercan, Mersin İl Emniyet Müdürü Mehmet Şahne, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, İlçe Kaymakamları ve belediye başkanları, partilerin il ve ilçe yöneticileri, alevi kurumları temsilcileri, Mersin genelinde faaliyet gösteren oda ve dernek başkanları ve yöneticileri katıldı.Çark-ı Pervaz semah ekibinin Semah gösterisi ile başlayan program zakirlerin deyiş ve nefesleri ile devam etti. Zakirlerin ardından sahne alan Türk Halk Müziği Sanatçısı Güler Duman deyişlerini seslendirdi. Yas-ı Matem’in sona ermesinin ardından kaynatılan aşureler dağıtıldı.

"CEMEVLERİNİ YASAL STATÜ İSTİYORUZ"

Etkinlikte konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Aşure'nin birleştiriciliğin ve paylaşmanın simgesi olduğunu söyledi. 1998 yılında hükümetler tarafından başlatılan  Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili  reform çalışmalarının 20 yıldan beri devam ettiğini ancak Alevilerin inançsal sorunlarına bir çözüm bulunamadığını ifade eden Kılavuz,

"2016 yılında Diyanet İşleri Başkanı Cemevleri  bizim kırmızı çizgimizdir diye açıklama yaptı. Diyanet İşleri Başkanlığı Cumhurbaşkanlığı'na bağlandı. Genel seçimlerde Sayın Cumhurbaşkanı konuşmasında Cemevlerinin yasal statüye kavuşturacaklarını söyledi. Biz Cemevlerimizin yasal statüye  kavuşturulmasını istiyoruz. Alevilerin inanç merkezleri ile ilgili alınan ulusal ve uluslarası  mahkeme kararların uygulanmasını istiyoruz. Nevşehir’de,Hacıbektaş’ta, İstanbul‘da Şahkulu  Karaca Ahmet , Eskişehir’de Seyit Battalgazi, Tokat’ta Hubyar Baba, Antalya’da Abdulmusa Dergahları Alevi Kurumlarına verilmelidir. Okullardaki Din ve Ahlak Bilgisi derslerinin müfredat programlarının  hazırlayan komisyonlara Alevi Kurum temsilcileri ve Alevi Akademisyenleri, kanaat önderleri çağrılmalıdır" şeklinde konuştu.

"BİZİ ANCAK VERDİĞİMİZ HAK LOKMASINDA ANLAYABİLİRLER"

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir ise "On iki imam orucunda bazı Belediye Başkanları  Cemevlerini arka bahçe yaptılar.  Bazı Cemevlerinin önünde çadır kurup, oruç açma kendi deyimlerinde iftar vermeye başladılar. Bu davranışın uygun olmadığını söyledik. Türkiye’de üç ya da dört Belediye Başkanı ısrarla Cemevinin kapsının kilidini  açıp kapatıyor. Bu ızdırabı Alevilere çektirmeyin. Cemevileri bizim ibadethanelerimizdir. Cami, Kilise, Havra nasıl kutsalsa, Cemevi'de  kutsaldır.  Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi olarak parlamentoda grubu bulunan tüm siyasi partilerden randevu talep ettik. Cem evlerinin yasal statüsü beş parti elini vicdanına koyarak bir an önce meclisten geçmelidir. Başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere kim bizi anlamak istiyorsa, kim Alevilerin inancına saygı duymak istiyorsa, saraylarda, lüks odalarda  değilCemevlerinde bizim dedelerimizin verdiği   hak lokmasında verdiği dualarla  katılarak bizi anlarlar" ifadelerini kullandı.

SEÇER: YEZİDLERİ TARİHTEN SİLELİM

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, ise Kerbela’da verilen mücadelenin onurlu bir insanlık mücadelesi olduğunu vurgulayarak, “Kerbela haksızlığa karşı gelmektir. Kerbela onurlu mücadeledir. Hazreti Hüseyin saygı duyulacak bir mücadelenin içerisinden çıkmıştır ve bunun canı pahasına yapmıştır. Bugün Hazreti Hüseyin’i saygıyla anıyor ama zalimi temsil eden Yezid’i lanetle anıyoruz. İnsanlık onurunu yücelten Hazreti Hüseyin’in fikirlerini çoğaltmak için mücadele ediyoruz. İnsanlara işkence eden, kibri, açgözlülüğü ve sadizmi temsil eden Yezidleri tarihten silelim” dedi.

“HAZRETİ HÜSEYİN’İ İNSANLIK ONURUNA VERDİĞİ MÜCADELE İÇİN ANIYORUZ”

Seçer, Türkiye’nin çok farklı etnik yapılarının, inanç gruplarının, medeniyetlerin insanlarına ev sahipliği yapmış, tarihi kültürel tarihi birikimleri olan kadim topraklar olduğunu ve bu topraklar üzerinde yaşamaktan onur duyduklarını ifade etti. Başkan Seçer, “Ne mutlu ki muazzam bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu topraklar üzerinde bugüne kadar feyz aldığımız Hacı Bektaş’lar, Pir Sultanlar Mevlana’lar Yunus Emre’ler ehlibeytinin o temel kültürüyle yoğrulmuş ve bu fikri aşılamaya çalışmış. Bir olun, birlik olun, iri olun, diri olun, dürüst olun, hoşgörülü olun, sevgi içinde, aşk içinde olun demişler. Hacı Bektaş ‘Okunacak en büyük kitap insandır’ demiş. Bizim yolumuz ilim, irfan, insanlık, birlik, kardeşlik, lâik Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk yolu. İnsanın insanı yapan onun onuru ve şerefidir. Bugün 1339 yıl sonra Hazreti Hüseyin’i acıyla anıyorsak, onun o tarihte insanlık onuruna verdiği mücadele için anıyoruz” şeklinde konuştu.

“MERSİN’DE HER TÜRLÜ RENK VAR”          

Mersin’in yapısını aşure ile benzeştiren Seçer, “Aşure gerçekten farklı lezzetlerin muhabbet kepçesi ile karıştırılması sonucu muazzam bir tatla ortaya çıkarıyor. Mersin’i düşünün herkes burada, AlevisiSünnisi doğulusu, batılısı, her türlü çeşitlilik var. Her türlü renk var. Müslüman’ı gayrimüslimi kardeşçe bir aradayız. Burası huzur kenti, biz de bu farklı renkleri o muhabbet kepçesi gibi hemhal olarak, iç içe olarak, birbirimizi severek, sayarak ayrıştırmadan sağlıyoruz” dedi.

“TÜRKİYE’DE ALEVİ TOPLUMUNUN BEKLENTİLERİ KARŞILIK BULMADI”

Türkiye’de alevi toplumunun yıllardır süregelen sorunları olduğunu ifade eden Seçer, “Hasan Kılavuz dedemden bugünün anlamına ilişkin bizleri, tüm bürokratlarımızı yakından ilgilendiren, alevi canların bugünkü laik cumhuriyet yöneticilerinden taleplerini dinledik. Parlamentoda milletvekilliği görevinde bulunduğum yıllarda bu konuya ilişkin yasal çalışmalara, o dönemdeki Sivil Toplum Kuruluşu ve alevi inanç önderlerinin de katıldığı birçok çalışmaya şahitlik ettim. O dönemlerde gerçekten son derece umutluyduk. Alevi toplumunun beklentileri karşılık bulacakmış gibi bir hava esiyordu. Ama ne olduysa bugünlerde yine alevi toplumu aynı taleplerle siyasiler karşısına çıkıyor. Türkiye’de bu anlamda değişen bir şey yok” ifadelerini kullandı.

VALİ SU: BU ACI OLAYDAN DERS ÇIKARMALIYIZ

Mersin Valisi Ali İhsan Su İSE Manevi yönü ağır olan böyle bir etkinlikte burada olmaktan çok mutlu olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Bu anlamlı programı organize eden  başta Hasan Kılavuz Dedemiz olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Muharrem ayı tarih açısından bir çok önemli hadiselerin vuku bulduğu önemli bir aydır. Hazreti Adem'den  (AS) günümüze kadar bir çok peygamber bu ayda kurtuluşa ermiş, Yunus ( AS) balığın karnından aşure günün kurtulmuş İbrahim (AS) ateşten aşure günü sağlığına kavuşmuş, Adem (AS) tövbesi aşure günü kabul olmuş bunun gibi bir çok önemli hadise bu muharrem ayında aşure gününde gerçekleşmiştir. Bu hadiselerden birisi de Peygamber (SAV) efendimizin torunu, cigerparesi Hz Hüseyin efendimiz ehlibeytteki 70'den fazla kişi Kerbela'da şehit edilmesi hadisesi vuku bulmuştur. Şüphesiz ki Peygamber efendimizin torunun şehadeti bütün Müslümanlar olarak hepimizin yüreğinde dinmeyen ortak bir acı ve geçmeyen sızı olmuştur. Ancak bizler bu acı olaydan ders çıkararak Horosan erenlerinden, Ahmet Yesevi’den, Mevlana’dan Yunus Emre’den Hünkar Hacı Bektaş’ı Veli’den  beslenmiş bir kültürün temsilcileri olarak var olan kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi korumaya ve güçlendirmeye hep birlikte devam edeceğiz. Bu birlik ve beraberliğimiz  sevgiye saygımız, kardeşliğimiz bizim en büyük güç kaynağımızdır. Muharrem ayında oruç tutan tüm vatandaşlarımızın ibadetlerinin hak katında kabulünü Allah’tan  niyaz ederim’’

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
“Laikliğe karşı olmak cumhuriyete ihanettir”
“Laikliğe karşı olmak cumhuriyete ihanettir”
Çiftepınar yollarına, bakım onarım
Çiftepınar yollarına, bakım onarım
denizli escort