"Göçe vicdan ve merhamet penceresinden bakmalıyız"

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uyum ve İletişim Dairesi Başkanı Dr. Aydın Keskin Kadıoğlu, Mersin'de düzenlenen “Sosyal Uyum Çalıştayı"nda yaptığı konuşmada göçe farklı, politik hesaplar penceresinden bakılmaması, vicdan ve merhamet penceresinden bakılması gerektiğini söyledi. Ülkemizdeki tüm idarecilerin, STK’ların, hangi gruptan, düşünceden olursa olsun insan merkezli vicdan meselesi olarak göçe bakması gerektiğini anlatan Kadıoğlu "Uyum konusunda bu şekilde adımlar atıldığı takdirde insanlığa çok büyük katkılar sağlanabileceği gibi ülkemizin birliğine, dirliğine ve beraberliğine de çok büyük faydalar sağlayacak" dedi.

admin
Bu içerik 308 kez okundu.

 Hasan KÜÇÜK 

Uluslararası koruma ve geçici koruma kapsamında bulunan yabancılarla ev sahibi toplumun sosyal uyumunu arttırmak amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı personeline yönelik Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uyum ve İletişim Dairesi Başkanlığı ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) iş birliği ile “Sosyal Uyum Çalıştayı”nın 5’incisi Mersin’de düzenlendi.

Çalıştaya Vali Yardımcısı Süleyman Deniz, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uyum ve İletişim Dairesi Başkanı Dr. Aydın Keskin Kadıoğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Adem Koca, İl Müftüsü Dr. Şaban Kondi, Mersin İl Göç İdaresi Müdürü Prof. Dr. Nalan Yetim ve Milli Eğitim ve Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanları katıldı.

Mersin İl Göç İdaresi Müdürü Prof. Dr. Nalan Yetim, Türkiye'nin 2011 yılından itibaren kendisine sığınan Suriyelileri kucaklayarak iç savaş mağdurlarının korunmasında tarihsel bir misyon üstlendiğini belirterek "İç savaş sonrasında savaşın bitmemesi ve şiddetini artırması sonucu ülkemize gelen Suriyeli sayısı her yıl giderek artmıştır. Türkiye dünyadaki en büyük sığınmacı nüfusuna ev sahipliği yapmaktadır ve Suriyelilerin tercih ettikleri kentlerden birisi de Mersin’dir" diye konuştu.

Göçle doğan ve göçle büyüyen bir kent olarak Mersin'in göç hareketlerini ekonomik, kültürel ve sosyal açılardan katma değere dönüştürmeyi başarabildiğini anlatan Yetim "Bu çerçevede ilimizde ekonomik açıdan kalkınmayı destekleyen, kamu düzenini ve güvenliğini koruma perspektifi taşıyan ve göçmenlerin insan haklarını korumayı amaçlayan etkili bir göç yönetimi gerçekleştirebilmek için gayret sarfediyoruz" dedi.

Suriyeli göçmenlerin ülkemizin değerleri, maneviyatı, sosyal ilişkileri ile uyumlu olmalarında milli eğitim  ve Diyanet İşleri görevlilerimizin anahtar rolleri bulunduğunu anlatan Yetim

" Kültürlerin birbirini tanıması, Türkçenin öğrenilmesi, sosyalleşme, karşılıklı birbirine saygı gösterme açısından öğretmenlerimizin temel işlevleri üstlenmeleri kaçınılmaz görünmektedir. Yine gerek ülkemiz bireyleri gerekse Suriyeli göçmenler tarafından ortak benzerlik alanı olarak dinimiz ve

maneviyatımız her iki topluluğu kaynaştırma, ortak aidiyette birleştirme konusunda öne çıkmaktadır. Öğretmenlerimizin ve din görevlilerimizin bu yönde yaptığı ve yapacağı çabalar ülkemizde uyumun gelişmesinde önemli adımlar olacaktır" şeklinde konuştu.

KONDİ: ÜLKEMİZ MAZLUMLAR İÇİN SIĞINAK HALİNE GELMİŞTİR

İl Müftüsü Dr. Şaban Kondi ise göçün insanlık tarihiyle başlayan bir olgu olduğuna vurgu yaparak "Tarihin her döneminde bölgelerde yaşayan insanların siyasi, sosyal, kültürel savaşların, ekonomik sebeplerin etkisiyle farklı yerlere gitme ihtiyacı hasıl olmuştur. Dolayısıyla ülkemiz Türk milleti tarihimiz her zaman baktığımızda göç konusunda hep açık kapı politikası izlemiştir. Şuan bulunduğumuz jeopolitik konum coğrafi konum gereği ülkemiz Ortadoğu’dan balkanlardan Kafkasya'dan değişik bölgelerden gelip göçen insanların adeta bir sığınağı haline gelmiştir. Tarihte de böyle olmuştur, bugünde böyledir" dedi. Avrupa’da insanlar birbirlerini öldürürken ecdadımızın onlara hayat hakkı verdiğini anlatan Kondi "İnsanları dünyada hareket ettiren en önemli etken inançları ve kültürleridir. Bizim inancımızda dünya milletlerinin din ve dil arlımı gözetmeden ülkemize koşa koşa gelmelerinin nedeni insanlara karşı muamelemizdir" şeklinde konuştu.

"ÜLKEMİZ 3 MİLYON 600 BİNİN ÜZERİNDE SURİYELİYE KUCAK AÇTI"

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uyum ve İletişim Dairesi Başkanı Dr. Aydın Keskin Kadıoğlu ise ülkemizin Suriye’deki iç savaştan kaynaklı olarak geçici koruma kapsamında ülkemizde 3 milyon 600 binin üzerinde Suriyeliye , ayrıca uluslararası koruma hakkına sahip olmayıp,ülkemizin uluslararası koruma hakkı vermiş olduğu 330 bin insana kucak açtığını söyledi.

Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi istikrar ve ekonomik cazibelerin Türkiye’yi bir cazibe merkezi haline getirdiğini belirten Kadıoğlu "Bu amaçla eğitim ve çalışma gibi nedenlerle 975 bin kişi de ülkemizde bulunmaktadır" dedi.

Vermiş oldukları mücadelede farklı bir duruma geldiklerini anlatan Kadıoğlu "İkinci aşama dediğimiz, meşakkatli olan uyum aşamasındayız. Uyum dediğimiz şey, sabahtan akşama olabilecek bir olay değil. Bunun için sabır ve akıl gerekiyor. Göçü vicdanla, rasyonel politikalarla iyi yönettiğimiz gibi sabır ve akılla da iyi öğretmemiz gerekiyor. Bu yüzden de uyum konusunda sabır, ikinci akıl diyoruz. Uyum buluşmaları adını verdiğimiz tüm kamu kuruluşları ile beraber Suriyelilerin hak ve yükümlülüklerini birebir anlattığımız toplantılar düzenliyoruz. Yine ‘uyum biz bize’ sohbetleri düzenliyoruz. İki toplumun, Türk toplumu ile Suriyeli kanaat önderlerinin biraya geldiği odak grup görüşmesi dediğimiz her türlü sorununu sosyolojik ve psikolojik olarak tarttığımız, kültürel olarak da bir takım değerlendirmeler yapıp, birlikte yaşam kültürünün altını çizdiğimiz bir çalışma da yapıyoruz. 21 ilde bu faaliyetlerimize devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

"UYUM POLİTİKALARINA ÖNEM VERİYORUZ"

"Biz, ‘Göçün bin türlü derdi var, en hafifi ölüm’ diyoruz. Yani göçte yaşanan tüm olayların insaniyet duygularının, vicdani duygularının hepsini bildiğimiz gibi rasyonel, akıllı politikalarla beraber uyum konusundaki politikalara önem veriyoruz" diyen Kadoğlu, Göçe ve uyuma bakarken sosyal medyada çok karşılıyoruz. Farklı politik hesaplar penceresinden bakmamalıyız. Vicdan, merhamet penceresinden bakmalıyız. Ülkemizdeki tüm idarecilerden, STK’lardan, hangi gruptan, düşünceden olursa olsun insan merkezli vicdan meselesi olarak göçe bakarsak ve uyum konusunda bu şekilde adımlar atarsak insanlığa çok büyük katkılar sağlayabileceğimiz gibi ülkemizin birliğine, dirliğine ve beraberliğine de çok büyük faydalar sağlayabiliriz. Çünkü biliyoruz ki yaşamış olduğumuz insanlarla beraber bu süreç bir imtihan, kul kul ile sınanıyor" ifadelerini kullandı.

DENİZ: GÜVENLİK SAĞLANDIKTAN SONRA BU İNSANLAR DÖNECEKTİR

Mersin Vali Yardımcısı Süleyman Deniz ise başka bir ülkeden gelen insanların kollarını gönül rahatlığı içinde sallayarak gelmediğini ifade ederek "Hiç kimse kendi vatanını gönüllü bir şekilde terk etme durumu söz konusu olmaz. Ortadoğu’nun durumu malum. Ortadoğu kompozisyonu içinde olumlu-olumsuz, nasıl değerlendirirsek değerlendirelim önemli bir göç olayı oldu. Özellikle de Suriye’den. Şimdi biz bu insanlarla birlikte 8 yıla yakın süredir yaşıyoruz. Bazı olumsuzluklar, çatışmalar oldu ancak ülkemiz bu insanlara sahip çıkmak zorunda. Bizim komşumuz. Biz komşumuza sahip çıkmak zorundayız. Bizim misafirimizler şuan. Ülkesinde huzur olmadan, insanoğlu kendi güvenliğini sağlamadan bir yerde barınma durumu söz konusu değildir. Güvenlik sağlandıktan sonra bu insanların döneceğine inanıyorum. Kaldı ki çoğumuz eleştiririz, ‘bu insanlar bayramlarda neden ülkelerine gider?’ diye. Aslında bu devletimizin insanlar geriye dönüş için özendirmek amacıyla yapılmaktadır" şeklinde konuştu.

DİL SORUNUNU ÇÖZMEMİZ GEREKİYOR

Suriyelilerin ülkemizde kalıcı olduklarına inanmadığını ifade eden Deniz şunları söyledi:

"Ülkelerinde güvenlik sağlandığı anda geri döneceklerdir. Ancak birlikte yaşadığımız süreç içinde bu insanlarla iletişim içinde yaşamak zorundayız. Onların bizi, bizim de onları anlamamız açısından dil sorununu çözmemiz gerekiyor. Milli Eğitim camiamız özellikle çocukların eğitimi için ciddi bir çaba gösteriyor. Şuan bizim okullarımızda 28 bini aşkın Suriyeli çocuk eğitim görüyorlar ve bu çocuklar Türkçe’yi de çok güzel bir şekilde konuşuyorlar."

Çalıştayda, yabancıların sosyal uyumları ve doğru bilinen yanlışlar, hakları, yükümlülükleri, eğitim ve din hizmetlerinden etkin sunumu konularında ilgili kişilerce de bilgilendirme sunumları yapıldı.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yenişehir'de asfalt çalışmaları sürüyor
Yenişehir'de asfalt çalışmaları sürüyor
THY’nin kabin memurları bu kez iyiliğe uçtu
THY’nin kabin memurları bu kez iyiliğe uçtu
denizli escort