"Teklif yetersiz ve adaletsiz"

Memur-Sen Mersin İl Başkanı Abdulla Çelik, Kamu İşveren Heyetinin 5. Dönem Toplu Sözleşmelerinde sunduğu 2020 için yüzde 3,5 + yüzde 3 ve 2021 için yüzde 3 + yüzde 2,5 artış oranının hükümetin açıkladığı ekonomik hedeflerle uyumlu olmadığını belirtti. Düzenlediği basın toplantısında bu oranların hükümet tarafından deklare edilen enflasyon tahminleri ve beklentilerine uygun olmadığına dikkat çeken Çelik, "Hükümetin teklifi, faiz oranlarındaki düşmeyi, kurdaki aşağı yönlü hareketi, elektrik, doğalgaz ve diğer bazı temel ürünlerin fiyatlarındaki yukarıya yükselişi doğrulamıyor ve aksine yok sayıyor" dedi. "NİZAYA VE SAHAYA ÇAĞIRAN BİR TEKLİFLE KARŞILAŞTIK" Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk toplu sözleşmesinin, imzaya çağıran bir içerikle yürütülmesini beklerken, nizaya ve sahaya çağıran bir teklifle karşılaştıklarını anlatan Çelik, "Yetersiz ve adaletsiz olan bu teklifin tamamlanmaya ve ilavelerle zenginleştirilmeye ihtiyacı var. İşveren ve emek kesimini birbirinden uzaklaştıracak bu teklifi bir kenara koyup uzlaşmayı sağlayacak yeni bir teklif için yeterli zaman, bu teklifin maliyetini karşılayacak bütçede imkan var olduğuna inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

admin
Bu içerik 408 kez okundu.

 Hasan KÜÇÜK

Memur-Sen Mersin Şube Başkanı Abdulla Çelik, 1 Ağustos'ta başlayan 5. Dönem Toplu Sözleşmeleri ile ilgili sendika binasında bir basın toplantısı düzenledi. Kamu İşveren Heyeti'nin kendi tekliflerinin iletilmesinden tam 22 gün sonra 16 Ağustos'ta masaya bir teklif sunduğunu ifade eden Çelik, "Kamu İşverenin toplu sözleşme masasına sunduğu ve kamuoyuna duyurduğu teklif; gecikmeyi unutturacak kadar vahim bir içeriğe ve eksikliklere sahip. Kamu İşvereninin teklifi; “teklif gecikti” siteminin ve tepkisinin ötesinde “teklif geçiştirildi”, “masa önemsizleştirildi” ve “alınterimiz değersizleştirildi” tespitlerini ifade etmeyi ve buna dayalı tepkileri hayata geçirmeyi hem gerekli hem de haklı hale getirmiştir. Toplu sözleşme sürecine dair sitem ve tepki cümlelerinin sayısının ve dozunun yükselmesi; Kamu İşvereninin masaya geç teklif sunma gayretinin ve sunduğu teklifin garabetinin semeresi olarak görülmelidir. Kamu İşveren Heyetinin geç kalmış ve geçiştirmeye odaklanmış teklifinin içeriğinde; bize teklif edilmesi bir tarafa masanın çevresinde dahi terennüm edilmemesi gereken oranlar ve rakamlar yer alıyor" şeklinde konuştu.

"TEKLİF KİMSENİN GÖNLÜNÜ RAHATLATMIYOR"

Hükümetin masaya sunduğu ilk teklifin “Güçlü Türkiye imkansız”, “Büyük Türkiye anlamsız” ve “Yeni Türkiye gereksiz”  fikri sabitinde debelenenler dışında hiç kimsenin aklına yatmayacağını ve gönlünü rahatlatmayacağını anlatan Çelik, "Hükümet; bu teklifin, Yeni, Büyük ve Güçlü Türkiye hedeflerini ve gerçeklerini yok sayanlara can suyu vermek, kamu görevlilerini enflasyona ezdirmeme kararından da açıkça vazgeçmek olduğunu görmelidir. Daha da önemlisi hükümet, kalkınmayı önemsediğine, adaleti öncelediğine dair ispatı ve icraatı, toplu sözleşme masasına sunduğu yeni teklifle hem teyit hem de tescil etmelidir" diye konuştu.

"ORANLAR HÜKÜMETİN AÇIKLADIĞI EKONOMİK HEDEFLERLE UYUMLU DEĞİL"

Hükümetin 2020 için yüzde 3,5 + yüzde 3  ve 2021 için yüzde 3 + yüzde 2,5 teklif sunduğunu hatırlatan Çelik şöyle devam etti: "İlk teklifin anlamı; 2020 için yıllık toplamda yüzde 6.60, 2021 için yıllık toplamda  yüzde 5.57 oranın da zam yapılması, iki yıllık toplamda ise yüzde 12,54 oranında maaş ve ücretlere artış yansıtılmasını teklif etmektir. Bu oranlar; hükümetin açıkladığı ekonomik hedeflerle uyumlu değil. Bu oranlar, hükümet tarafından deklare edilen enflasyon tahminleri ve beklentilerine uygun değil. Hükümetin teklifi, faiz oranlarındaki düşmeyi, kurdaki aşağı yönlü hareketi, elektrik, doğalgaz ve diğer bazı temel ürünlerin fiyatlarındaki yukarıya yükselişi doğrulamıyor ve aksine yok sayıyor. 5. Dönem Toplu Sözleşme masasına 16 Ağustos itibariyle sunulan Kamu İşvereni teklifi; “kamu görevlilerine büyümeden pay vermeme haksızlığı” sona ermesi gerekirken aksine “kamu görevlilerine bütçeden pay vermeme hastalığı” eklenme çabası olarak da görülebilir. Siyasi irade, toplu pazarlık masasına, kamu görevlilerini refaha kavuşturma değil cefayla buluşturma teklifi sunduğu görmeli, teklifin eksiklerini ve hatalarını da bir an önce gidermelidir. Bu durumda kamu görevlilerine ve onların yetkili temsilcisi konumunda konfederasyona ve sendikalara şu denilmektedir; ”2020’de maaş ve ücretlerinize enflasyon beklentisinden daha düşük oranda zam yapılmasını kabul edin. Şekere, elektriğe, doğalgaza tek seferde yüzde 15 zam yapıldı fakat maaş ve ücretlerinize dört seferde yüzde 12’nin biraz üzerinde zam yapılmasını normal kabul edin. Yetmez, “gecikme zammı aylık yüzde 2,5, yıllık yüzde 30 iken maaş zammınızın yıllık yüzde 6’lar ve iki yıllık toplamda yüzde 12’ler seviyesinde olmasına aldırış etmeyin” deniyor. Merkez Bankasının 2020 ve 2021 için enflasyon hedefi yüzde 5, aynı yıllara ait enflasyon tahminleri ise yüzde 9,5 ve yüzde 5,9 iken aynı yıllara ait beklenti anketlerinin sonucu ise sırasıyla yüzde 13,9 ve yüzde 11,5 olarak kayıt altına alınmış. Bu rakamların yanına da son 10 yıllık süreçte enflasyon hedef ve tahminleri ile gerçekleşen enflasyon arasında zaman zaman 2 kata kadar farklılıklar oluştuğu bilgisini de paylaşmak gerekiyor."

"BEKLENTİ ANKETİNDEKİ YÜZDE 13,9 VE YÜZDE 9,5 ORANLARI MASAYA GETİRİLMESİ GEREKİRDİ"

Kamu tarafından bazı harçlara ve ücretlere gelecek yıl yaklaşık yüzde 27 oranında zam yapılacağını anlatan Çelik "Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Hükümetin bütçe teklifinin Meclis tarafından kabul edilmemesi halinde “bir önceki yılın bütçesinin ilgili yıldaki yeniden değerleme oranı kadar artırılması” uygulamasına geçilmiştir.Buna bağlı olarak,  2020 yılı bütçe teklifi Meclis tarafından kabul edilmemesi halinde 2019 bütçesinin 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı kadar artırılması söz konusu olacak. Böyle bir durum gerçekleşirse; 2020 yılında Hükümetin bütçesine yaklaşık yüzde 27 civarında zam yapılırken kamu görevlilerinin maaşlarına ise yüzde 3,5+yüzde 3 zam yapılması gibi bir garabet ortaya çıkacaktır. Bütün bu veriler üzerinden şunu söylemek gerekir ki; “Memuru enflasyona ezdirmeyiz” vaadi Hükümet tarafından öncelikle teklif bandında korunması gerekir. Bir başka anlatımla Hükümetin ilk teklifinin 2020 ve 2021 için sırasıyla Merkez Bankasının beklenti anketindeki yüzde 13,9 ve yüzde 9,5 oranları dikkate alınarak şekillendirilmesi ve masaya getirilmesi gerekirdi" diye konuştu.

"BU TEKLİF MAKUL VE MAKBUL DEĞİL"

Hükümetin masaya sunduğu ilk teklifte            genel toplu sözleşme kapsamındaki bir çok konu başlığının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını vurgulayan Çelik "Benzer şekilde hizmet kollarındaki yetkili sendikalar tarafından sunulan teklif metinleri üzerinden bir değerlendirme yapılarak hizmet kollarına yönelik bir teklif içeriği de oluşturulmamıştır. Bu bakımdan Kamu İşvereninin teklifi sonrasında “ne makul ne de makbul bir teklif var sadece malul bir teklif var” dedik. Zira bu teklif içerdiği oranlar boyutuyla yetersizlikle ve adaletsizlikle maluldür. Bu teklif, Yeni Türkiye’yi görme, Büyük Türkiye’yi yansıtma, Güçlü Türkiye’yi yaşatma noktasında maluldür. Bu teklif, refahı tabana yayma, gelir dağılımında adaleti sağlama açısından maluldür. Bu teklif, “Türkiye’nin kamu görevlilerinin beklentilerini karşılayacak cüssesi, alın terinin hakkını teslim edecek bütçesi yok”  cümlesine inanmamızı beklemek nedeniyle fikren, ilmen, ahlaken maluldür. Bizler, kamu görevlilerinin standardını yükseltecek, dertlerini küçültüp bitirecek teklif beklerken karşımıza çıkan teklif “vaat ettiği standart düşük, ürettiği skandal büyük” niteliktedir" diye konuştu.

"NİZAYA VE SAHAYA ÇAĞIRAN BİR TEKLİFLE KARŞILAŞTIK"

 Biz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin ilk toplu sözleşmesinin, imzaya çağıran bir içerikle yürütülmesini beklerken, nizaya ve sahaya çağıran bir teklifle karşılaştıklarını anlatan Çelik şunları söyledi: Bu teklifin tamamlanmaya, ilavelerle zenginleştirilmeye ihtiyacı var. İşveren ve emek kesimini birbirinden uzaklaştıracak bu teklifi bir kenara koyup uzlaşmayı sağlayacak yeni bir teklif için yeterli zaman, bu teklifin maliyetini karşılayacak bütçede imkan var olduğuna inanıyoruz. Biz, eski Türkiye’nin vehimlerinden beslenen değil Yeni Türkiye’nin güvenine yaslanan bir teklif istiyoruz. Türkiye’nin gücüne bizim kadar inanılırsa, Türkiye’nin büyüklüğüne bizim kadar itibar edilirse, Türkiye’nin yeni paradigmal çerçevesi bizim gibi anlaşılırsa;  anlaşmamızda, adil paylaşmamızda, birlikte ve huzur içerisinde yaşamamızda çok daha kolay karşılanacaktır. Biz, örgütlü gücümüzü yetersiz tekliflere tepki vermekten kaçınmayız. Fakat biz örgütlü gücümüzü için değil hak ettiğimizi bize teslim edecek teklifleri takdir etmek için kullanmak istiyoruz. Yeni bir teklif ve yeni bir eşik bekliyoruz. Ttürkiye’ye inanıyor ve Türkiye’nin gücüne itibar ediyoruz. Memur-Sen Mersin   İl Temsilciliği olarak ilimizdeki Memur-Sen teşkilatlarıyla birlikte toplu sözleşme sürecini yakından takip etmeye, bizleri memnun edecek her konuda destek, üzecek ve gerecek her konuda tepki vermeye hazır olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Diğer taraftan ilimizdeki parti yöneticilerinin, belediye başkanlarının özellikle iktidar partisine mensup milletvekillerinin  toplu sözleşme noktasında sorumluluk almalarını hükümet kanadına yönelik baskı ve beklenti iradesi oluşturmak noktasında bizlerle birlikte hareket etmeleri çağrısında bulunuyoruz."

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yenişehir'de asfalt çalışmaları sürüyor
Yenişehir'de asfalt çalışmaları sürüyor
THY’nin kabin memurları bu kez iyiliğe uçtu
THY’nin kabin memurları bu kez iyiliğe uçtu
denizli escort