‘Almanya soykırım programlarını destekliyor’

Ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Mersin’de düzenlenen Romanların “Bin yıllık varoluş” sempozyumunda yaptığı konuşmada,Almanya’nın geçmişi temizlemek için büyük paralar vererek soykırım programlarını desteklediğini belirterek romanların geçmişte Almanya’da sadece kolektif olarak değil birer ikişer olarak ta yok edildiğini iddia etti.

 ‘Almanya soykırım programlarını destekliyor’
 ‘Almanya soykırım programlarını destekliyor’ admin
Bu içerik 378 kez okundu.

 

Hasan KÜÇÜK

-Mersin’de düzenlenen “Bin yıllık varoluş” sempozyumuna katılan Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, “Gizemli Tarih ve Araştırma Hazinesi, Roman Halkı: Tarihsel Araştırma, Dokümantasyon ve Arşivlerin Yeni Dönemi” konulu İngilizce bir sunum yaptı. Programa AK Parti İzmir Milletvekili Cemal Bekle, Akdeniz Roman Dernekleri Federasyonu Başkanı Ali Daylam, araştırmacılar ve vatandaşlar katıldı.

Ortaylı Romanların Selçuklulardan sonra Osmanlılar tarafından da istihdam edildiğini ve özellikle idari ve askeri yapıda kullanıldığını kaydetti.

Tarihteki roman araştırmacılar hakkında bilgiler veren Ortaylı “Tarihte bazı kişiler bunlarla ilgili araştırmalar yapmıştır. Bunlar Roman dünyasına ait bilgiler vermektedir. Tarihte Romani tarihçiler iyi gelişme göstermiştir” dedi.

Daha önce 22 yaşında iken katıldığı bir program sonrası kendilerine bir IQ testi yapıldığını ifade eden Ortaylı, bunun için aptal Amerikalıların aptal programı demiştim. Sonra bana dediler ki ‘tebrikler bir kız ile birlikte bu aptal programda birincilik kazandınız’ dediler. IQ testleri bence sahtedirler” şeklinde konuştu.

 

“ÇİNGENELER SADECE KOLEKTİF GURUPLAR OLARAK DEĞİL BİRER İKİŞERDE YOK EDİLMİŞLERDİR”

 

Modern Almanya’nın geçmişini temizlemeye çalıştığını bu yüzden soykırım programlarını desteklediğini iddia eden Ortaylı “Büyük parasal destekler sağlıyor. Kimse bu olaydan bahsetmemiş. Toplama kampları ve gaz odaları. Bir ırkı tüm bu Çingeneleri ve bazı ırkları ortadan kaldırmak amacındaydı. Savaş esirlerini, Kızıl Ordudan esir ettiklerini savaştan esir ettiklerini düşünebiliyor musunuz onları gaz odalarında yok ediyorlar. Geçmişte Çingeneler sadece kolektif guruplar olarak ta değil birer ikişer araçlara konmuşlar ve içine gaz konmuş ve yok edilmişler. Bunlar hala hikaye olarak anlatılıyor. Bunlar daha sonra tarih olarak yer alıyor” ifadelerini kullandı.

Osmanlı toplumunın sınıfsal bir toplum olduğunu anlatan Ortaylı, bunlarda çeşitli sınıflar bulunduğunu bunların içinde gayri Müslimlerin ve Çingenelerinde olduğu bilgisini verdi. Bunların idari sebepten yapılan sınırlandırmalar olduğunu ifade eden Ortaylı şöyle devam etti:

 

“OSMANLI’DA ÇİNGENELERİN SANCAK BEYİ VARDI”

 

“Osmanlıdaki sınıflandırmalar toplumun soyluluk esasına dayanmıyordu. Bizde sadece askeri ve reaya sınıfı vardı. Çingeneler Osmanlı’da sancağı vardı. Askeri görev yapanlar vergi ödemez veya bazı vergilerden muaf olurdu. Eğer askeri hizmet yapıyorlarsa o zaman vergi ödemezlerdi. Eğer doğrudan askeri işleri yoksa destekleyici ikinci işleri varsa orduda o zaman bir çift vergisi veriyorlardı. Bu çok önemli. Paralel bir idare vardı. Paralel idareden şunu kastediyorum. Sancak beyleri vardı. Rumeli toprakları 36 Sancaktan oluşuyordu. Kimsenin işine karışılmıyordu. Bir tek Erdel Kralının yıllık olarak ödemesi gereken bir ücreti vardı. Osmanlı ordusunu desteklemesi gerekiyordu tek yapması gereken buydu. Çingenenelerin Sancak beylikleri vardı. Onların vergi toplamaları ve sınıflandırma yapmaları bekleniyordu. Bu 17. Yüzyılın sonuna kadar devam etti. Daha sonra başka tür bir organizasyon başladı. Roman insanlarının tekrar yapılandırılması Türkiye’de kendi problemlerini özelliklere sahip insanlar. Özgürlüğüne kavuşmak istiyorlardı. Devlet görevlilerini sizden ayrı kılmıyordu.”

“GEÇMİŞTE KİMLİK KARTLARI İLE İLGİLİ SORUN VARDI ÇÖZÜME KAVUŞTU”

Nüfus kimlik kartları ile ilgili geçmişte problemler olduğunu anlatan Ortaylı bu konunun bugün çözüme kavuştuğunu söyledi. 

Osmanlı döneminde müsellem statüsünün ilgi çekici olduğunu ifade eden Ortaylı şunları söyledi: “En önemli şey burada listemizin olması. Bu liste ile Rumeli’deki Roman popilasyonu yaklaşık 500 bin olarak hesaplanmıştı. Bunlardan 200 bini orduda istihdam edilmiş. Bu büyük bir rakam. Bir diğer olgu bu müsellem statüsü ilgi çekici. Eğer ki bunun çevirecek olursam listelenmiş kişiler. Yani askeriyeye teslim olmuş mükellef sahibi kişiler. Bu Osmanlı’nın onları karakterize etmesi bu şekilde idi. Ancak Avusturya ile savaş sırasında iken Osmanlı ordusundaki roman sayısı maksimuma ulaştı. Oda bize şunu söylüyor her ülke kendi azınlığına sahiptir ve Türklerinde kendi özellikleri vardır. Tabiî ki çok askeri bir karakter askeri biz özellik. Onlar ilk olarak atlarla ilgilenmeleri için istihdam edildiler. Daha sonra ise iyi metal işçileri idiler. Sonra çok iyi veterinerdiler. Şunu unutmayın Türk ordusu yakın geçmişte modern veterinerlik hizmetlerini sadece ikinci Viyana Kuşatması’nda sonra başladı. Bu şekilde süvarilerimizi sağlama almış oldu ve baytarların eğimine geçmiş oldu. Bunlar lisanssız veteriner sınıfında idi.”  

 

hasan küçük roman ali daylam ilber ortaylı
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kar değil dolu
Kar değil dolu
Mersin'de silahlı kavga: 1 ölü
Mersin'de silahlı kavga: 1 ölü