Adalet Sen’den yargı reformu taslağına tepki

Mersin Adalet Sen üyeleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde açıkladığı “Yazı İşleri Müdürlüğü’nü görevde yükselme ile gelinen değil, hukuk eğitimi alanların sınavla girecekleri bir kariyer meslek yapmayı düşünüyoruz” şeklindeki açıklamasının kendilerini üzdüğünü, zor şartlar altında yapmış oldukları mesleklerinden biraz daha soğuttuğunu dile getirdi. Adalet Sen üyeleri yapılması düşünülen bu düzenlemeyle zabıt katiplerinin tek kariyer şansı olan Yazı İşleri Müdürlüğü’nün, kariyer meslek düzenlemesi adı altında baro lobisinin faaliyetlerine kurban edilerek ellerinden alınmak istendiğini vurguladı.

Adalet Sen’den yargı reformu taslağına tepki
Adalet Sen’den yargı reformu taslağına tepki admin
Bu içerik 700 kez okundu.

 Hasan KÜÇÜK

Mersin Adalet Sen üyeleri  Zabıt Katiplerinin tek kariyer şansı olan Yazı İşleri Müdürlüğü’ne hukuk eğitimi alanların sınavla gireceği bir meslek yapılmak istenmesi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bunun Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde açıklamasına tepki gösterdi.

Adalet Sen üyeleri tepkilerini Mersin adliyesi önünde basın açıklaması yaparak gösterdi.

Adalet Sen Mersin Şube Başkanı Melda Akdoğan burada yaptığı açıklamada, Yargı Reformu Strateji Belgesi Tanıtım Toplantısında yapılan sunumda, Adalet Bakanlığı Personeli tarafından skandal olarak kabul edilen bir açıklama yapıldığını söyledi.

Taslağa ilişkin Cumhurbaşkanı’nın açıklamasındaki “Yazı işleri müdürlüğünü görevde yükselme ile gelinen değil,  hukuk eğitimi alanların sınavla girecekleri bir kariyer meslek yapmayı düşünüyoruz” şeklindeki beyanının kendilerini son derece üzdüğünü ifade eden Akdoğan “Zaten zor şartlar altında yapmış olduğumuz bu meslekten bizlerin biraz daha soğumasına vesile olmuştur. Ayrıca Adalet Bakanlığı’nca yapılan diğer bir açıklamada, taslağa konu bu gelişme ‘adalet sisteminin taahhüdü’ olarak nitelendirilmiştir. Tüm meslektaşlarımızın kariyerinin önüne duvar ören bu gelişmeler neticesinde bir kez daha anlıyoruz ki, Adalet Bakanlığı personelini korumak ve geleceğini hazırlamak konusunda bir kez daha sınıfta kalmıştır. Yapılması düşünülen bu düzenlemeyle zabıt katiplerinin tek kariyer şansı olan yazı işleri müdürlüğü, kariyer meslek düzenlemesi adı altında baro lobisinin faaliyetlerine kurban edilerek ellerinden alınmak istenmektedir” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanlığı’nın  zabıt kâtiplerinin kariyer mesleği ve tek hedefi olan yazı işleri müdürlüğünü siyasi taleplere kurban vermemesini isteyen Akdoğan şunları söyledi: Adalet Bakanlığı hukuk eğitimi içerisinde yer almayan, kalem mevzuatı, halkla ilişkiler, iletişim, UYAP ve yargı örgütü gibi mesleğin icrasına yönelik eğitim almayan kişileri açıktan atama yoluyla amir pozisyonuna getirmemelidir.

657 sayılı DMK'nun 3.maddesindeki "kariyer ve liyakat" ilkelerini asla yok saymamalıdır. Tüm kamu çalışanlarının KPSS ile atanmasını yok sayıp, sırf hukuk eğitimi aldı diye tepeden atamayla meslektaşlarımızın vebaline girmemelidir. Öncelikle hukuk fakültesini bitirip de işsiz kalanlara değil, personeline yani öz ve öz kendi evlatlarına sahip çıkmak zorundadır.”

MESLEKTAŞLARIMIZIN YÜZDE 90’I BAŞKA KURUMLARA GEÇMEK İSTİYOR

Adalet Sen 2. Başkanı Erol Karakaş ise sendikalarınca Adalet Bakanlığı Personeli arasında yapılan anketlerde çıkan tabloyu şu şekilde açıkladı:

“Kurumlar arası geçişe muvafakat verildiği takdirde meslektaşlarımızın yüzde doksanı başka kurumlara geçmek istemektedir. Adliyelerde mobbinge maruz kaldıklarını beyan edenlerin sayısı yüzde seksendörte çıkmıştır. Adalet Bakanlığı personelleri arasında intihar vakaları her geçen gün daha da artmaktadır. 3600 ek gösterge en hafif meslek kadrosuna dahi verilmekte iken adalet bakanlığı personeli burada da yok sayılmaktadır. Ulaşım ücretleri seçim yatırımı olarak bir kısım meslek mensuplarına vaat edilirken, bizlerin elindeki ulaşım ücretleri ise maalesef geri alınmaktadır.

ADALET BAKANLIĞI ZORLA ÇALIŞILAN BİR BAKANLIK HALİNE GELMİŞTİR

Daha ne kadar ezileceğiz bilmiyoruz ama her ne kadar istemesek de üzülerek şu hususu ifade etmek istiyoruz;  Adalet Bakanlığı artık personelimizin çalışmak istemediği, zorla çalıştığı bir bakanlık haline gelmiştir. Adalete yönelik yapılan her düzenlemede personelimiz yok sayılmış ve hatta elindeki hakları birer birer geri alınmıştır. Adaletin içinde adaletsizliğin tohumlarını atan bu yanlışlıktan bir an önce dönülmeli, bakanlığın öz evladının helali olan bu hakkı kurum dışına ikram etmemelidir. Buradan ayrıca yapmış olduğu yoğun lobi faaliyetleriyle, gerek uzlaştırma kurumundan Adalet Bakanlığı personelini dışlamaya kalkan ve gerekse mahkeme yazı işleri müdürlerinin hukuk fakültesi mezunu olacağından bahisle “dosyanın eksik olma devrinin biteceğini, hukukçuların hazırladığı kalem işleriyle hakimin dosyaya hazır olacağını” beyan ederek, personelimizin “yetersiz” olduğunu ima eden Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nu ayrıca kınıyoruz. Unutmamalıdır ki, Yazı İşleri Müdürlerimiz zaten yeterince hukuk eğitimi alan personellerden seçilmektedir.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mersin, 18 ülkeden ormancı ve çevrecilere ev sahipliği yaptı
Mersin, 18 ülkeden ormancı ve çevrecilere ev sahipliği yaptı
Kepirli’nin içme suyu sorunubayramdan önce çözülecek
Kepirli’nin içme suyu sorunubayramdan önce çözülecek
denizli escort