Eczacınız uyarıyor: İlaç yokluğu kapıda

Mersin Eczacı Odası Başkanı Özgün Sağır, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde, ekonomik krizin etkisiyle ilaç yokluğu yaşandığını, 2019 yılında avro kurunun 3,40 TL olarak sabitlenmesinin ardından sorunun biraz hafiflediğini belirtti ancak önlem alınmazsa yeni bir ilaç krizinin yaşanacağı uyarısında bulundu. Sağır, "Düzenlemenin üzerinden yaklaşık olarak 3 ayın geçtiği bu günlerde kur yine 7 seviyelerinde, yani bugünlerde bir önlem alınmaz ise; yakın zamanda, hala etkisi devam eden ilaç yokluğu, tekrar artmaya başlayacaktır" dedi. Özgün Sağır, Suriyeli sığınmacıların ilaç alımıyla ilgili sorunun çözülmediğini, sığınmacıların ilaç yükünün eczacıların üzerine yıkıldığını ifade etti.

Eczacınız uyarıyor: İlaç yokluğu kapıda
Eczacınız uyarıyor: İlaç yokluğu kapıda admin
Bu içerik 463 kez okundu.

ABİDİN YAĞMUR

Mersin Eczacı Odası'na üye eczacılar, Türkiye'de bilimsel eczacılık eğitiminin başlamasının 180. yılını çeşitli etkinliklerle kutladı. Sabah saatlerinde Cumhuriyet Alanı'ndaki Atatürk Anıtı'na çelenk sunan eczacılar daha sonra oda binasında basın açıklaması yaparak mesleki sorunlarına dikkat çekti.

Burada açıklamalarda bulunan Mersin Eczacı Odası Başkanı Özgün Sağır,  2019 yılı hukukun üstünlüğü endeksi sıralamasına göre Kazakistan’ın 65., Nijerya’nın 106. olduğu sıralamada Türkiye'nin 109. sırada yer aldığına dikkat çekerek,  basın özgürlüğünde ise 120. sırada bulunan Nijerya’nın çok daha gerisinde 157. sırada yer aldığını belirtti.

'KIRILGAN EKONOMİ İLAÇ YOKLUĞU DOĞURDU'

Sağır, "Tüm bu parametrelerin ekonomi üzerindeki etkisinin olumlu yönde olacağını düşünmek ise Polyanna ile aşık atmaktan öte değildir. Kırılgan ekonomiler endeksinde Türkiye 34,41 puanda iken, daha birkaç yıl öncesine kadar büyük bir kriz ile savaşan Brezilya’da dahi bu endeks 16,98’dir. Şimdi bu büyük resim içindeki sağlığın ve ilaç-eczacılığın yansımasına gelecek olursak, 2018 yılı üçüncü çeyreğinde ülkemizde baş gösteren kriz ilaç yokluğuna damgasını vurmuştur. 2018 yılı başında, İlaç Fiyat Kararnamesine göre ilaç fiyatlarının sabitlendiği avro kuru 2,69 TL olarak açıklanmıştı. Ancak krizin arttığı dönemlerde avro kuru 8 TL’ler civarını buldu. Bu aradaki fark, sektörü olumsuz etkilemiş ve başta ithal ilaçlar olmak üzere birçok ilacın temininde halk sağlığını tehdit eder seviyede sıkıntılar yaşanmıştır. O dönemde, biz Eczacı Odaları ve Birliğimiz içinde bulunduğumuz sıkıntının bir an önce çözülüp, halk sağlığına yönelik yaşanabilecek olumsuzlukların giderilmesi adına somut ve objektif değerlendirmeler yaptık, ancak sağlık otoritesi bizim tüm açıklamalarımızdan sonra elinde bulundurduğu medya gücüyle, söylemlerimizin “boş” olduğunu ifade ettiler. Hatta bazı köşe yazarları açıklama yapan yöneticiler hakkında “bunları sallandırmak gerek” diyerek yazılar yazdı. Ancak yaşanan süreç bizlerin haklı olduğunu ortaya koydu. Ve bu kanayan yaraya kısmen de olsa bir pansuman yapılarak, 2019 yılı Şubat ayında %26,4’lük bir fiyat iyileştirmesi gerçekleşti. Bu oran ile avro kuru 2019 yılı için 3,40 tl olarak sabitlendi, fakat düzenlemenin üzerinden yaklaşık olarak 3 ayın geçtiği bu günlerde kur yine 7 seviyelerinde, yani bugünlerde bir önlem alınmaz ise; yakın zamanda, hala etkisi devam eden ilaç yokluğu, tekrar artmaya başlayacaktır" ifadelerini kullandı.

'SURİYELİ MÜLTECİLERİN İLAÇ YÜKÜ SADECE ECZACILARA KALDI'

Mersin Eczacı Odası Başkanı Özgün Sağır, Suriyeli mültecilerin ilaca erişiminde tüm yükün eczacılara yıkıldığına da işaret ederek şunları söyledi:

"Bulunduğumuz coğrafyada 2011 yılından beri devam eden, kirli hesapların kanlı oyunundan, o gün olduğu gibi bugün de huzursuzuz. Ancak bu ortamın bizim sektörümüze etkisi ise tam bir kangren. Yeminimiz gereği, Suriyeli mültecilerin sağlığı adına, o günden bugüne elimizdeki tüm imkanlar ile ilaçlarını temin etmekten çekinmeyen biz eczacılar artık dama deme noktasındayız. Tüm talep ve uğraşlarımıza rağmen, Göç İdaresi-SGK-TEB arasında imzalanması gereken ilaç alım protokolü hala hayata geçmezken; daralan ekonomiler, ilaç firmalarının ödeme vadelerinde yaptığı düşüşler ve azalan eczane karlılığı karşısında, Suriyeli mültecilerinin ilaç ödemelerinde hala bir düzenin olmaması bizleri bir kez daha düşünmeye zorlamaktadır; bu mültecilerin yükünü sadece Eczacılar mı çekmeli diye? Bu konu hakkında, tüm paydaşların artık zaman kaybetmeden bir masa etrafında bir araya gelerek çözüm üretmesi kaçınılmazdır."

'ANNE VE BEBEK ÜRÜNLERİNİ İNTERNETTEN ALMAYIN'

Toplum sağlığını ve kamu yararını her şeyin üstünde tutan sağlık çalışanları olarak hastalarının daha iyi bir sağlığa ulaşmalarının her zaman öncelikli hedefleri olduğunu ifade eden Özgün Sağır, eczanede satılması gereken bazı ürünlerin internet üzerinden satılmasını eleştirdi.

Sağır, "Ne yazık ki son dönemlerde tarafımızca asla kabul edilemeyecek uygulamalara üzülerek şahitlik ediyoruz. Bugüne dek eczanelerde, eczacı danışmanlığında halkımıza sunulan ürünlerin, eczane dışından satılmaya başladığını; ticari kaygılar ile hareket edildiğini, toplum sağlığının hiçe sayıldığını görüyoruz. Bu tarz plansızca atılan adımların toplum sağlığı açısından geri dönüşü olmayan ve istenmeyen sonuçlara yol açabileceği uyarımızı yineliyor, sağlık gibi hassas bir konuda reklamın ve pazarlamanın gücünün değil, sağlık çalışanlarının bilgi ve deneyiminin önemini vurguluyoruz. O nedenle de sizlerin aracılığıyla tüm halkımıza bir kez daha sesleniyoruz: İnternetten pek çok şeyi alabilirsiniz, ancak anne bebek ürünlerini internetten almayın; ilacınızı, ilaç dışı sağlık ürünlerini internetten almayın. Bu ürünleri, bebeğinizin ve sizin hak ettiği şekilde, en güvenilir yer olan eczanelerden, bu konuda kapsamlı bir eğitim görmüş eczacınızın danışmanlığında alın" dedi.

'İŞSİZ ECZACI ORDUSU OLUŞUYOR'

Mersin Eczacı Odası Başkanı Özgün Sağır, Eczacılık Fakültesi sayısının artmasını da eleştirerek şunları söyledi:

"Bugün günümüzde en kronik bir o kadar da acil çözüm üretilmesi gereken konu; mesleklerin değersizleştirilmesi ve bununla ilintili olarak da istihdam. Maalesef bundan nasibini alan mesleklerden biri de Eczacılık. 2001 yılında 8 olan eczacılık fakültesi sayısı, akıl almaz bir artışla 2019 yılında 49’a yükselmiştir. Geçtiğimiz 7 yılda eczacılık fakültelerinin kontenjanı yüzde 71,7 yükselmiştir. TİTCK’nun Eylül-2018 verileri, eczane açılabilecek yer sayısını 1867 olarak göstermektedir. Ancak her yıl 1800’ün üzerinde öğrenci eczacılık fakültelerinden mezun olmaktadır ve mezun öğrenci sayısı her yıl artmaktadır. Sağlık Bakanlığı sağlıkta insan kaynakları 2023 vizyonu, 2023 yılında eczacı ihtiyacını 32900 olarak belirlemiştir. Buna karşılık şu anda Birliğimiz kayıtlarında 37000’in üzerinde eczacı bulunmaktadır. Buradan bir kez daha çağrımızı tekrarlıyoruz; yeni fakültelerin açılması hemen durdurulmalı, mevcut fakültelerden akredite olmayanlar öğrenci almamalı, kontenjanlar düşürülmeli ve üniversite sınavında eczacılık fakültesi için puan kota uygulamasına geçilmeli. Eğer bunlar hayata geçmez ise; birkaç yıl sonra işsiz eczacı ordusuyla karşı kaşıya kalmamız kaçınılmaz sondur. Ve korkumuz o ki, bu son, yıllardır direndiğimiz zincir eczane yapılarının başlangıcı olacak, bu işsiz eczacı ordusu orada işçi olarak çalıştırılacaktır."

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
'Sinemaya Gitmeyen Çocuk Kalmasın'
'Sinemaya Gitmeyen Çocuk Kalmasın'
Yavru kedi itfaiye ekiplerince kurtarıldı
Yavru kedi itfaiye ekiplerince kurtarıldı