Milli Eğitim Müdürlüğü'nde 'sistemli baskı' iddiası

AKP hükümetleri döneminde büyüyen, üye sayısı son 17 yılda astronomik şekilde artan, atama ve görevde yükselmelere dahi müdahil olduğu iddiaları nedeniyle 'yandaş sendika' olarak anılan Eğitim Bir Sen Sendikası, Mersin Milli Eğitim Müdürlüğü'nü protesto etti. Protestonun nedeni, sendika üyelerine baskı iddiası. Eğitim Bir-Sen Mersin Şube Başkanı Abdulla Çelik, Mersin Milli Eğitim Müdürlüğü önündeki basın açıklamasında İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde haksız, hukuksuz işlemler yapılarak üyelerine mobbing ve baskıcı uygulamalar yapıldığını iddia etti. Çevik Kuvvet ekiplerinin Milli Eğitim Müdürlüğü önünde adeta etten duvar ördüğü açıklama sırasında Çelik, Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Adem Koca’yı istifaya davet etti. “Bu İşyerinde Koca Koca Yanlışlar Var” şeklinde imalı pankartın açıldığı basın açıklamasında Abdulla Çelik, hiçbir baskı, şiddet, iftira ve algı operasyonlarının kendilerini susturamayacağını vurguladı.

Milli Eğitim Müdürlüğü'nde 'sistemli baskı' iddiası
Milli Eğitim Müdürlüğü'nde 'sistemli baskı' iddiası admin
Bu içerik 486 kez okundu.

Hasan KÜÇÜK   

Eğitim Bir-Sen tarafından üyelerine yönelik mobbing, baskı ve zulüm uygulandığı gerekçesiyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklaması sırasında Çevik Kuvvet ekipleri geniş güvenlik önlemi aldı. Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri de basın açıklamasının yasal olmadığı gerekçesiyle grubu sık sık uyardı ve uymayanlar için gerekli yasal işlem yapılacağını duyurdu. Önce kaldırım üzerinde toplanan eğitimciler uyarıları dikkate almayarak açıklamalarını Milli Eğitim Müdürlüğü önünü kapatarak sürdürdü. Eğitim-Bir Sen üyeleri “Bu İş Yerinde Koca Koca Yanlışlar Var” şeklinde imalı bir pankart ile “Bu iş yerinde mobbing, baskı zulüm var” şeklinde pankartlar açtı. Eğitim Bir Sen Mersin Şube Başkanı Abdulla Çelik’in açıklamaları sırasında kalabalık “Adem Koca istifa”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Haklıyız güçlüyüz susmayacağız”,”Tehditlere boyun eğmeyeceğiz”  sloganları attı.

Eğitim Bir Sen Mersin Şube Başkanı Abdulla Çelik yaptığı açıklamada, bir süredir Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğündeki yanlışların düzeltilmesiyle ilgili mücadele verdiklerini söyledi.

“Memuriyet hayatı boyunca tek bir cezası bile olmayan ve çalıştığı süreler içerisinde başarı belgesi, üstün başarı belgesi ve aylıkla ödül dahil bir çok taltif alan kadrolu şube müdürlerikendi rızaları dışında başka ilçelere neden gönderilmiştir?” diye soran Çelik, “Adeta eski Türkiye’de kaldı dediğimiz bir bürokratik alışkanlıkla kafasına uymayanı “sürgün” mantığı ile gönderen ve yerine de asaleten atanma şartlarını taşımayan kişileri “ben yaptım oldu” diyerek görevlendiren bir kamu yönetimi anlayışı tüm vicdanları yaralamaktadır” dedi.

 

MÜFETTİŞ GİTTİ MOBBİNG ARTTI

 

Daha önce sosyal medyada yaptıkları açıklamalar üzerine Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfettiş görevlendirdiğini hatırlatan Çelik, “Milli Eğitim Müdürlüğü makamını işgal eden zat müfettişler gittikten sonra adeta bugünlerde kullanmak için görevlendirdiği artık gün gibi aşikar olan kişiler aracılığıyla makam ve mevkilerinikullandırarak kurum içerisinde mobbing, baskı ve tehditlerini arttırmıştır” şeklinde konuştu.

Milli Eğitim BakanıZiya Selçuk’a seslenen Çelik, “Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğündeki çalışma barışı “bu bizdendir, bu değildir.” diyerek bozulmaktadır. İl Müdürü soruşturma sürecinde kendisi aleyhine ifade verdiğini düşündüğü kişilere karşı mobbing yapmakta, adalet ve liyakat ilkelerini hiçe sayarak görevlendirttiği şube müdürleri ve il müdür yardımcılarının baskı ve tehditleriyle kurum içindeki üyelerimizi istifaya zorlamaktadırlar. Kurumun uygulamalarındaki her hangi bir yanlışa karşı tepki gösterildiğinde tepki gösteren siyasiler ise “sendikalar böyle istedi” denilmekte, yanlışa sendikalar tepki gösterirse “siyasiler böyle istedi” diyerek sadece çalışma huzuru değil toplumsal huzurda  bozulmakta, taraflar birbirine kırdırılmakta veküstürülmektedir. Görevden alınan, soruşturma geçiren bir çok kamu personeline de sanki imza ve sorumluluk kendisinin değilmişçesine bazen sendika ,bazen başka bir STK, bazen  siyasiler, bazen Valilik veBakanlık Makamları böyle istedi denilerek sorumluluk almaktan kaçınmakta  adı geçen kurumsal yapıları kendisine kalkan olarak kullanmakta kişileri bu kurumlara karşı kışkırtmaktadır” ifadelerini kullandı.

 

GİZLİ İBARELİ BELGE BASINA SERVİS EDİLDİ

 

En son yaşanan olayda ise sendikalarının şube sekreteri olan arkadaşlarının İl Milli Eğitim Müdürlüğü özlük dosyasındaki “gizli” ibareli ve kişiye özel belgenin çıkarılarak basına servis edildiğini iddia eden Çelik şöyle devam etti: “Kendisine emanet edilen, devletin “gizli” belgesine bile sahip çıkmayan, çıkamayan ve bunu basına servis eden kişiler alenen suç işlemiştir. Bu “gizli” ibareli belgede “…bu suçu işlediklerine dair  kesin, inandırıcı ve yeterli kanıtlar bulunmadığından adı geçen sanıkların beraatine karar verildiği…” denmesine rağmen başkan yardımcımızı terör örgütü üyesiymiş gibi göstermek itibar suikastlarının en büyüğüdür.Ne hikmetse bu yalanı sosyal medyada yayan ilk kişiler yine müdür beyin adalet  ve liyakat ilkesini ayaklar altına alarak görevlendirdiği il müdür yardımcısı Şube Müdürü olmuştur. Bu makamları adeta gasp eden bu kişiler bunun bir suç ve itibar suikasti olduğunu bilmiyorlar mıdır? Bunu bilerek yapıyorlarsa kime ve neye güvenerek yapmaktadırlar.  İl Müdürü kadrolu  çalışanları gönderip, bu kişilere makam mevki vererek kime neyi ispat etmeye çalışmaktadır?Bu makamların ağırlığını azalttıklarının ve başında oldukları kurumun  itibarını ayaklar altına aldıklarının farkında değiller midir?”

 

BU YÖNETİM ANLAYIŞI İLE 2023 VİZYONUNU YAKALAMAK HAYAL

 

 İzinli olduğunda bile makam aracından hiç inmeyen, makam odasının kapısı millete hep kapalı olan buyönetim anlayışıyla Eğitim’de 2023 Vizyonunu Mersin’de yakalamanın hayal olduğunu ifade eden Çelik şunları söyledi: “Düşünün bir kere tüm ülkede kamuda tasarruf tedbirleri konuşulmakta. İl Milli Eğitimde yüzlerce kadrolu şef, memur ve hizmetli bulunmakta. Ama bizim il müdürü özel kalemine kendisinden önceki müdürlerin yaptığı gibi kadrolu arkadaşlarımızı görevlendirmemiş ve yan taraftaki öğretmenevinin  hizmet alımı yoluyla istihdam ettiği 2 kişiyi öğretmen evinde bir gün bile çalıştırmadan özel kalemine görevlendirmiştir.Öğretmenevinin bu kişilere ihtiyacı yoksa çalıştırmadığı bu kişilere niye öğretmen evi üzerinden maaş ödemesi yaptırılarak kurum zarara  uğratılmaktadır. Öğretmenevinin ihtiyacı olmasına ve kadrolu birçok çalışanı olmasına rağmen böyle bir görevlendirmede ısrar ederek kurumu zarara uğratmak görevi kötüye kullanmak değil midir?”

 

YANLIŞLARI SAVUNMAYI KENDİNE GÖREV  EDİNMİŞTİR

 

Bunun gibi bir çok soru sordukları halde hiç birine cevap alamadıklarını ifade eden Çelik şöyle devam etti: “Yapılan bütün haksız ve hukuksuz işlemleri haykırıyor ve cevap bekliyoruz. Sorulan onca soruya cevap vermek yerine  Mersin İl Milli Eğitim Müdürü bir telaşla olayların üstünü kapatmayı veya yanlışları savunmayı kendine  görev edinmiştir. Biz diyoruz ki Baskıdan ve zulmümden vazgeçiniz!Hukuksuz atama ve görevlendirmelerden vazgeçiniz!Eğitim çalışanlarına şiddete varan hakaret, küfür ve davranışlardan vazgeçiniz!Eğitim çalışanlarını fişlemekten vazgeçiniz!Değişik zamanlarda yaptığınız sergilediğiniz faşizan tutumlarınızdan vazgeçiniz!Haber sitelerine kişiye özel veri kapsamında olan, devletin “gizli” ibareli belgelerini servis ederek suçişlemekten vazgeçiniz.İtibar suikastı yapmak için eğitim yuvalarını dedikodu kazanına çevirmekten vazgeçiniz!

Bir Milli eğitim Müdürü olarak varsa enerjinizi usulsüz ve hukuksuz iş ve işlemler için değil Mersin’deki eğitim öğretim faaliyetlerinin kalitesini yükseltmek için harcayınız.

Buradan Mersin Milli Eğitim Müdürüne sesleniyoruz:Hiçbir baskı, şiddet, iftira ve  algı operasyonu bizi susturamaz. Eğer susarsak önce kendimize ihanet etmiş oluruz."

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çay yüklü TIR yandı
Çay yüklü TIR yandı
Bozdoğan müzik dinletisine katıldı
Bozdoğan müzik dinletisine katıldı