Sağlıkçılar da yoksulluk sınırı altında yaşıyor

Türkiye'de sağlık çalışanlarının yoksulluk sınırı altında ücretlerle çalışmak zorunda kaldığına işaret eden SES Mersin Şube Eş Başkanı Özge Göncü, "Sağlık alanında çalışanlar arasında çalışma barışının bozulmasına, adaletsiz katsayı hesaplamalarıyla gelir eşitsizliğinin derinleşmesine ve sağlık hizmeti sunumunun dengesinin bozulmasına neden olan ek ödeme ve döner sermaye ödemeleri emekliliğe yansıtılmazken son zamanlarda artık 'gelirler azaldı' denilerek ya komik rakamlarla ifade ediliyor, ya da hiç ödenmiyor. Gün geçtikçe de döner sermaye ödemelerindeki sorunlar artarak devam etmekte, tüm emekçileri kapsayan bir sorun alanı oluşturmaktadır" dedi.

Sağlıkçılar da yoksulluk sınırı altında yaşıyor
Sağlıkçılar da yoksulluk sınırı altında yaşıyor admin
Bu içerik 238 kez okundu.

Haber: Abidin YAĞMUR

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyesi sağlık çalışanları, hastanelerde yaşanan ek ödeme ve döner sermaye ödemeleri sıkıntıları ile yıpranma payı, ek gösterge ve temel ücretlerin yükseltilmesi talebiyle ilgili bir basın açıklaması düzenledi.
Sendika binasında yapılan açıklamada söz alan SES Mersin Şube Eş Başkanı Özge Göncü,  "Ekonomik kriz ile artan hayat pahalılığı milyonlarca emekçinin yaşamını alt üst etmeye devam ediyor.  TÜİK’in ve sendikaların yapmış olduğu araştırmaların sonuçlarını da göz önüne aldığımızda sağlık ve sosyal hizmet emekçileri,  yoksulluk sınırı altında ücret alıyor. Yoksulluk sınır altında almış olduğumuz ücretlerimiz her gün erirken, gelirimizin büyük bir bölümü de temel gıda maddelerinin yanı sıra elektrik, su, doğalgaz gibi tüketim maddelerine gitmektedir.  Her gün elektrikten doğalgaza, benzinden temel gıda maddelerine yapılan zamlarda göstermektedir ki, emekçilerin yaşadığı enflasyon resmi kaynaklarca açıklanan enflasyon rakamlarının kat be kat üstündedir.
Yaşadığımız yüksek orandaki enflasyon ve buna bağlı olarak temel tüketim maddelerine yapılan zamlar ücretlerimizin erimesine neden olurken, ücretlerimizin iyileştirilmesi talebimiz ise bizlere döner sermaye ödentileri gösterilerek ya reddediliyor ya da toplu sözleşme masasında yandaş sendika ile birlikte düşük oranda zamlarla geçiştiriliyor" dedi.
'EMEKLİ MAAŞLARIMIZ DÜŞÜK, EMEKLİ OLMAKTAN İMTİNA EDİYORUZ’
İktidarın sağlık alanında uyguladığı politikalar nedeniyle sağlığın para kazanılan, kr elde edilen bir sektör haline dönüştürüldüğünü ifade eden Göncü, "Sağlık alanında çalışanlar arasında çalışma barışının bozulmasına, adaletsiz katsayı hesaplamalarıyla gelir eşitsizliğinin derinleşmesine ve sağlık hizmeti sunumunun dengesinin bozulmasına neden olan ek ödeme, döner sermaye ödemeleri emekliliğe yansıtılmazken son zamanlarda artık 'gelirler azaldı' denilerek  ya komik rakamlarla ifade ediliyor, ya da hiç ödenmiyor.  Üniversite Hastaneleri’nin büyük bir bölümünde döner sermaye ödemeleri sıfırlanmışken, nöbet ücretleri ödenmezken, Eğitim ve Araştırma Hastaneleri’nde ise döner sermaye ödentilerinde büyük oranda düşüşler olmaktadır.  Gün geçtikçe de döner sermaye ödemelerindeki sorunlar artarak devam etmekte, tüm emekçileri kapsayan bir sorun alanı oluşturmaktadır.   Ek ödemelerde durum böyleyken temel ücretlerimizde de erime her geçen gün devam etmektedir. Sağlık ve sosyal hizmetler alanında çalışanların temel ücretleri 2015 Temmuz’undan bugüne ortalama 270 dolar ile 373 dolar arasında bir kayıp yaşamıştır. Emekli olduğumuzda ise, ek ödemelerinin, döner sermaye ödemelerinin emekliliğe yansıtılmaması nedeniyle de ücretlerimizde ciddi oranda azalma olmaktadır. Emekli maaşlarımızdaki bu düşüş, insanca yaşamaya yetecek düzeyin çok be çok altına ücret almamıza neden olması nedeniyle ağır ve tehlikeli iş koşullarına rağmen emekli olmaktan imtina ediyoruz" dedi.
EN DÜŞÜK MAAŞ 6 BİN 500 LİRA OLMALI
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Mersin Şube Eş Başkanı Özge Göncü sözlerini şöyle sürdürdü:
"Performansa göre ücretlendirme politikalarından vazgeçilmeli, ek ödeme ve performans ödemeleri yerine insanca yaşamaya yetecek temel ücret belirlenmelidir.Ancak bu süre içerisinde de; bu güne kadar ücretlerimizde yaşanan kayıplar ek zam ile karşılanmalı, gasp edilen döner sermaye ödentileri de faizleri ile birlikte ödenmeli, sabit ödemelerde enflasyon farkı ödenmeli, iki katına çıkarılarak maaşa ve emekliliğe yansıtılmalıdır. Maaş hesaplamalarımız Sayıştay’ın ifadesi ile 'çok karmaşık'tır. Bu karmaşıklık ortadan kalkmalı, tüm ücretlerimiz temel ücret olarak ödenmeli ve TÜİK’in Eylül 2018 için açıkladığı yoksulluk sınırı 6 bin 167 TL, Türk İş’in Aralık 2018 için açıkladığı yoksulluk sınırı 6 bin 322 TL olması nedeniyle sağlık ve sosyal hizmet işkolunda çalışan bir emekçinin bugün için alması gereken en az temel ücret 6 bin 500 olmalı ve tüm ödemeler emekliliğe yansıtılmalıdır. Yaşanan krizin faturasının emekçilere kesilmek istendiği bu günlerde sağlık ve sosyal hizmet emekçileri sendikası olarak krizin faturasının krizi yaratanlar tarafından karşılanması, insanca yaşamı içeren taleplerimizin de bir an önce karşılanması için siyasi iktidarı uyarıyoruz."
Özge Göncü,  11 Mayıs’ta ülkenin dört bir yanından gelen emekçilerle; fiili hizmet süresi zammı, 3600 ek gösterge ve en az temel ücret 6 bin 500 TL olsun talebiyle Ankara’da bir buluşma gerçekleştireceklerini ifade etti.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çay yüklü TIR yandı
Çay yüklü TIR yandı
Bozdoğan müzik dinletisine katıldı
Bozdoğan müzik dinletisine katıldı