Tutuklanmama kararına tepki

Adana’da 2015 yılında bir camide o dönem 12 yaşında olan E.S.'ye cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen cami imamı M.D.'nin Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamasına devam edildi. Duruşma sanık avukatlarının savunma yapabilmesi için 25 Nisan’a ertelendi. Mahkeme heyetinin mağdur çocuğun avukatlarının sanığın tutuklu yargılanma talebini reddetmesine adliyede bekleyenler ‘yuh’ sesleri ile tepki gösterdi. Kadınlar mahkemenin verdiği bu kararın faillere yeni suçlar işlemek için cesaret verdiğini kaydettiler.

Tutuklanmama kararına tepki
Tutuklanmama kararına tepki admin
Bu içerik 737 kez okundu.

Hasan KÜÇÜK

Adana’da 2015 yılında bir camide o dönem 12 yaşında olan E.S.'ye cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen cami imamı M.D.'nin Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamasına devam edildi. 5. duruşmaya E.S. ve ailesi, avukatlar ile bazı kadınlar katıldı. Mahkeme salonunun küçük olması nedeniyle çok sayıda kadın duruşmayı adliye koridorunda takip etti. Duruşmaya tutuksuz yargılanan Cami imamı M.D. katılmadı. Mahkeme heyeti sanık avukatların savunma yapabilmesi için 25 Nisan’a erteledi. Mağdur avukatlarının sanığın tutuklu yargılanma talebini reddetti. Bu karar adliye koridorunda kararı bekleyenler tarafından tepki ile karşılandı. Adliyede bekleyenler bu karara yuh çekti.

Tepkilerini adliye önünde sürdüren kadınlardan Şerife Kılıç, “Mahkemenin verdiği bu kararın faillere yeni suçlar işlemek için cesaret veriyor. Failler aramızda. Kadınlar çocuklar korumasız durumdalar. Adalet her zaman arayacağız. Sesimizi hiç kimse susturamayacak. Hiçbir zaman adliyelerden de sokaklardan da bizi kovamayacaksınız” şeklinde konuştu.

“ADALET İÇİN BURADAYIZ”

Mersin-Tarsus Adana kadın platformu adına ise bir basın açıklaması yapıldı.

Açıklamayı platformlar adına Ceren İnan okudu. 2015 yılında Adana’nın bir beldesinde yaz ayında Kuran Kursu için gittiği caminin imamı tarafından cinsel istismara uğrayan kız çocuğunun adalet mücadelesi için burada olduklarını ifade eden İnan “E.S.’nin yaşadığı istismarı öğretmeni ile paylaşması ile başlayan süreç Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava ile  devam etmiş, ilk duruşmada tutuklanan imam M. D. ikinci duruşmada savcının tutuklama talebine ve tüm delillere rağmen serbest bırakılmıştır. Dava dosyasında yer alan ayrıntılar, uzman psikoloğun görüşleri ve adli tıp raporu E. S.’nin beyanlarını destekler durumdayken sanığın tutuklama talebi sürekli reddedilmiştir. Delillerle desteklenen suçlarına karşın zorla getirilme kararı verilmemiş sanık duruşmalara katılmamıştır” şeklinde konuştu.

İçinde bulundukları dönemde cinsel istismar suçları dava süreçlerine ulaşamadan karartılırken şu anki durumda ise mahkemenin kanıtlarla doğrulanan suçu görmezden geldiğini iddia eden İnan,

“Adil olmayan erkek yargı verdiği iyi hal indirimleri, kadın düşmanı kararları ile istismar suçlarını meşru kılmakta, cezasızlıkla suçlular cesaretlendirilmektedir. Görülen son duruşmada ise tekrarlanan tutuklama talebi bir kez daha reddedilmiş, ailenin bu haksız karara isyanı Mahkeme Başkanı’nın adeta alay eder tutumuyla karşılanmıştır. Mahkeme Başkanı karara isyan eden aileye yönelik; “Avukatlarınız var bir üst mahkemeye gidersiniz. Beraat kararı dahi çıksa suçsuz olduğunu göstermez.” sözleri erkek yargının cinsel istismar suçlarına karşı tutumunu net biçimde ortaya koymaktadır” diye konuştu.

“İSTİSMARIN AKLANMASINA ARACI OLMAYIN”

“Adalet sistemi suçun üzerinin örtülmesine, istismarın aklanmasına ve meşru kılınmasına aracı olamaz” diyen İnan,  “Adaletin görevi failleri cezasız bırakmak değil soruşturma ve kovuşturma süreçlerini etkin şekilde yürütmek, suçtan zarar görenin yanında olmaktır. Türkiye’nin taraf olduğu Çocuk Haklarına Dair Sözleşme der ki; “Taraf devletler, çocuğu her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suistimale karşı koruma güvencesi verirler.” Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın ilgili mevzuatının belirttiği gibi bakanlığın temel görevi çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunmasıdır. Bütün bunlar gösteriyor ki çocukları her türlü istismara karşı koruma görevi öncelikli olarak devletin ve kurumların sorumluluğundadır.Bugün burada işlenen suç, konumunun sağladığı gücün kullanılmasıdır. Bizler biliyoruz ki erkek egemen sistemin, hiyerarşinin ve gücün olduğu ortam cinsel şiddete zemin hazırlamaktadır. Bu suçu işleyen kişilerin toplumca bilinen, tanınan kişiler olması şiddetin ve istismarın üzerini örtemez. Aksine konumunu kullanarak işlediği suçun cezası arttırılarak uygulanmalı, cezasız bırakılmamalıdır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yılmaz, Berat kandilini kutladı
Yılmaz, Berat kandilini kutladı
Jandarmadan çocuklara sürpriz
Jandarmadan çocuklara sürpriz