Advert
Advert
Advert

Kadınların en büyük sorunu ‘Şiddet’

Mersin Barosu Başkanı Avukat Bilgin Yeşilboğaz,yapılan araştırmalra göre kadınların en büyük sorununun başında şiddet geldiğini belirtti. Yeşilboğaz kadınların sorunlarının ikincisinin işsizlik, üçüncüsünün ise eğitimsizlik olduğunu belirtti. Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Şirin Güner ise uzun mücadeleler sonucunda edinilen kadın haklarının geriye götürüldüğü bugünlerde, kadınların sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı

Kadınların en büyük sorunu ‘Şiddet’
Kadınların en büyük sorunu ‘Şiddet’ admin
Bu içerik 474 kez okundu.
Advert

Hasan KÜÇÜK

-Mersin Barosu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenlendi. Günün anlam ve önemi ile ilgili basın açıklamasının ardından kadın ressamların resim sergisi Mersin Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Ercan ve Adalet Komisyonu Başkanı Mehmet Kahveci ve Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz tarafından açıldı.

Basın açıklamasında konuşan Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününün, kutlamadan ziyade hak arayışı ve mücadele gününe döndüğünü söyledi.

Kadınların başta yaşam hakları olmak üzere, Atatürk tarafından birçok dünya kadınından çok daha önce tanınan, siyasal ve sosyal haklarını özgürce kullanabilmek için mücadele etmek zorunda bırakıldığını ifade eden Yeşilboğaz,

“Kadınlarımıza yönelik her türlü şiddet, istismar ve cinayetler artmakta, sıradanlaşmakta, kadınlar toplumsal yaşamdan soyutlanmaya çalışılmakta, çocuk anne sayısı ise her geçen gün artmaktadır.  Kadına yönelik bakış açısında, öncelikle toplumsal zihniyet değişimine ihtiyaç vardır. Toplumda, kadın ve erkek eşitliği temelinde eğitim seferberliği başlatılmalıdır” şeklinde konuştu.

Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi tarafından her yıl gerçekleştirilen ‘Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması’nın 2018 sonuçlarına göre; geçen yıl kadının en büyük sorununun ‘şiddet olduğunu vurgulayan Yeşilboğaz şöyle devam etti: Bu araştırmaya göre, ikinci sırada işsizlik, üçüncü sırada ise eğitimsizlik geliyor. Kadının toplumda yaşadığı en büyük dördüncü sorun ise sokakta baskı ve taciz. Kadına yönelik her türlü ayrımcılığın ve şiddetin önlenmesi için en kısa sürede radikal önlemler alınmalı. Şiddete seyirci kalan da, şiddeti uygulayan kadar suçludur, sorumludur. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği; yazılı ve görsel basından siyasilere, atasözlerimizden eğitim sistemimize kadar, toplumsal yaşamımızın her evresinde var olduğu sürece, kadınlar günü buruk kutlanacaktır. İçinde bulunduğumuz toplumun değer yargıları kadından yana olmalıdır. Çünkü güçlü kadın, güçlü toplum ve gelecek demektir.  Özgür kadın, özgür toplumdur.” şeklinde konuştu.

KADINLARA YÖNELİK POZİTİF AYRIMCILIK UYGULANMALI

Kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığın gerçek anlamda uygulanabilmesi gerektiğini anlatan Yeşilboğaz

“Ancak kadınlara tanınan pozitif ayrımcılığın temelinde, cinsiyet ayrımcılığı yatmamalıdır. Pozitif ayrımcılıkla ilgili hukuki düzenlemelerde, cinsiyet eşitliği esas alınmalıdır. Cinsiyet eşitliğinin sağlanması için toplumsal ve hukuki dönüşümlere ihtiyaç vardır. Cumhuriyetin kadınlarımıza tanımış olduğu insanca ve eşitçe yaşama hakkını, kadınlarımızın  gerçek anlamda kullanacağı güne kadar, Mersin Barosu olarak mücadelemiz sürecektir” diye konuştu.

8 MART KADINLARIN YAZDIĞI BİR TARİH

Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Şirin Güner’de 8 Mart’ın eşit işe eşit ücret talep eden, insanca koşullarda yaşamak için mücadele eden, grev örgütleyen kadınların yazdığı bir tarih olduğunu söyledi.

Uzun mücadeleler sonucunda edinilen kadın kazanımlarının ve kadın haklarının geriye götürüldüğü bugünlerde, kadınların sessiz kalmaması gerektiğini vurgulayan Güner şöyle devam etti: “Kadının insan haklarını ihlal eden, toplumsal cinsiyet ayrımcılığına yol açan, kadının her alanda eşit temsilini engelleyen, kadına fırsat eşitliği sağlamayan her türlü girişime, zihniyete karşı çıkıyoruz. Cumhuriyet devrimlerinin kazanımlarından ödün vermeden kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı, kadının eşit ve özgür bir birey olarak var olduğu bir Türkiye ve Dünya için mücadelemizi ve dayanışmamızı sürdüreceğiz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği her alanda var olmaya devam ederken; kadına ve çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismar sistematik olarak artarken; kadına ve çocuğa karşı şiddetin önlenmesindeki etkisini çok önemli bulduğumuz 6284 Sayılı Yasanın, İstanbul Sözleşmesi’nin ve nafakanın kaldırılmasına yönelik yasal değişikliklere gidilme taleplerinin yoğunlaşmasını endişeyle izlemekteyiz.”

Son aylarda tartışmaya açılan nafaka, 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesi konularında geri adıma yol açacak yasal düzenlemelerin yapılmaması gerektiğini anlatan Güner, “Kadına yönelik şiddete ve aile mahkemelerinin görevli olduğu alanlarda ve davalarda, arabuluculuk ve uzlaşma gibi alternatif çözüm yöntemleri kabul edilmemelidir” dedi.

 

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akşener ve Uysal Pazar Günü Mersin’de
Akşener ve Uysal Pazar Günü Mersin’de
Kumbur’dan su kıtlığı uyarısı
Kumbur’dan su kıtlığı uyarısı