Advert
Advert

Sunay, ‘Huzurun Teminatı Ticarette Gelişmedir’

​TURAB Genel Başkanı Canan Sunay,‘Türk Arap ekonomi Zirvesi’ne ilişkin yaptığı değerlendirmede,”Zirve programı kapsamında 2.ci gün Türk ve Lübnanlı iş insanları arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirildi. İkili görüşmelerden katılan firmalarımız memnun bir şekilde ayrılmaları bizleri mutlu etmiştir.Çünkü,huzurun teminatı ticarette gelişmedir” dedi.

Sunay, ‘Huzurun Teminatı Ticarette Gelişmedir’
Sunay, ‘Huzurun Teminatı Ticarette Gelişmedir’ admin
Bu içerik 350 kez okundu.

-Türk Arap Ülkeleri İş İnsanları Derneği (TURAB)21-24 Ocak 2019 tarihleri arasında Tripoli’de  2.si düzenlenen Türk-Arap Ekonomi Zirvesi hakkında değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.TURAB’dan yapılan  açıklama göre,

Türk Arap Ülkeleri İş İnsanları Derneği (TURAB) Genel Başkanı Canan Sunay, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) düzenlenen toplantıda, 21-24 Ocak 2019 tarihleri arasında Lübnan’ın liman kenti Tripoli’de 2.si düzenlenen Türk-Arap Ekonomi Zirvesi hakkındaki değerlendirmelerini basın toplantısı ile kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan, TURAB Yönetim Kurulu üyeleri ve basın mensupları katıldı.

TURAB’ın Türk ve Arap ülkeleri iş insanları arasında ticari ve kültürel faaliyetlerin gelişmesine katkı sunmak için kurulduğunu anımsatan TURAB Genel Başkanı Canan Sunay, şunları dile getirdi:

“Kamuoyunun da yakından bildiği gibi Türk-Arap Ülkeleri İş insanları Derneği 2003 yılında Akdeniz kıyısında önemli bir liman ve ticaret merkezi olan Mersin’de Türk ve Arap ülkeleri iş insanları arasında ticari ve kültürel faaliyetlerin gelişmesine katkı sunmak ve köprü görevi görmek üzere Mersin iş dünyası temsilcileri tarafından kurulmuş bir dernektir.”

15.YILIMIZDA ULAŞMANIN GURURU VE MUTLULUĞU İÇİNDEYİZ

TURAB’ın amacının Türkiye ile Arap Coğrafyası ve Türk Devletleri Coğrafyası arasındaki ticari ilişkileri zenginleştirmeye yönelik güvenilir bir iş ortamı hazırlamak olduğunu anlatan Sunay, “TURAB bu doğrultuda çok anlamlı bir fikri ticari ve ekonomik birlik çemberidir. Bu çemberi oluşturan paydaşlarımızla beraber 15.yılımızda ulaşmanın gururu ve mutluluğu içindeyiz.

Bugün TURAB bir Mersinli dernek olmasının yanı sıra yönetim kurulu olarak göreve geldiğimiz 2016 yılından bu yana; yurt dışında başta Lübnan olmak üzere Fas, Tunus, Cezayir, Mısır, Moritanya, Kıbrıs, Libya, Sudan, Suriye, Irak temsilcilikleri ve Türkiye’de İstanbul şubesi ile Ankara, İzmir,  Bursa, Trabzon, Konya, Urfa, Mardin temsilcilikleri ile Türkiye’nin birçok ilinde bugüne kadar 350’yi aşkın üye kaydı bulunan bir dernek olmasının gururu ve mutluluğu içerisindeyiz”

ÖNEMLİ BİR BAŞLANGIÇ

17 Arap ülkesinden yüzlerce yatırımcının katıldığı zirvenin önemine işaret eden Sunay, “TURAB’ın hedef ticari ülkeleri olarak belirlenen 7 Türk ve 22 Arap ülkesi ile sarsılmaz bağların kurulmasına zemin oluşturan ve ülkelerimiz ile halklarımız arasında dostluk ve kardeşlik ekseninde sosyal, ekonomik ve ticari ilişkilerin daha da gelişmesi için çok yönlü çabalarımızı yönetim kurulu olarak göreve geldiğimiz 2016 yılından bu yana her gün biraz daha ileriye götürme gayreti içindeyiz.

Bu düşünceyle 11- 14 Ocak 2018 tarihinde I. Türk Arap Ekonomi Zirvesini TC. Kalkınma Bakanlığı himayelerinde, Mersin Valiliğimiz işbirliği ve TURAB ev sahipliğinde,  Çukurova Kalkınma Ajansı ve geniş bir STK desteği yanında çok sayıda kamu kurum ve kuruluşunun destekleri ile Mersin'de gerçekleştirmiştik. 17 Arap ülkesinden yüzlerce yatırımcının katıldığı zirve önemli bir başlangıç ve adım olarak tarihe geçmişti” diye konuştu.

II.TÜRK-ARAP EKONOMİ ZİRVESİ İÇİN KOLLARI SIVADIK

Türk-Arap Ekonomi zirvesinin ikincisinde katkı sunanlara teşekkür eden Sunay, “Akdeniz’in yükselen yıldızı olan Mersin’de gerçekleştirilen bu zirvede Mersinli iş adamlarıyla, yurt dışından gelen iş adamları arasında ticari bağlantılar kurulması yönünde önemli mesafe kat edilmiş, ikili görüşmeler yanında sanayi altyapısı, gelişmiş lojistik olanakları, tarihi ve turistik değerleri ile Mersin’in Arap Dünyasından katılan iş adamlarına tanıtılması sağlanmıştı. Yine bu zirvede Mersin ve Akdeniz coğrafyası potansiyeli keşfetme ve verimli yatırım alanlarına odaklanma zamanının geldiğine vurgu yapılarak eşsiz fırsatlar sunduğunu da hemen tüm katılımcılar tarafından ifade edilmişti.

Bu olumlu sonuçlar çerçevesinde yapılan ön görüşmeler neticesinde Lübnan’da yapılacak bir zirvenin Türk iş dünyasına ve başta Lübnan olmak üzere Arap Ülkelerinin ticaretine olumlu yansımaları olacağı yönündeki izlenimleri edinmemizin ardından Bakanlık ve Valiliğimizin katkılarıyla II.Türk-Arap Ekonomi zirvesi için kolları sıvadık.

Bu vesile zirvenin hazırlık ve icra aşamasından bugüne kadar daima yanımızda olan Kalkınma Bakanımız ve Sayın Valimiz yanında Lübnan temsilcimiz Sayın Emad el ISSAve Trablus Ticaret Odası BaşkanıTawfeakDABOSSİile emeği geçen herkese huzurunuzda teşekkür ediyorum” dedi.

ULUSLARARASI BİR BULUŞMA OLDU

Zirvenin ilişkiler açısından önemine dikkat çeken Sunay, “Lübnan'ın Trablusşam kentinde, Ankara, İstanbul, Konya, Adana, Mersin ve diğer bazı illerden katılan 60 iş adamı akademisyenler ve bürokratların katılımıyla gerçekleşen II. Türk-Arap Ekonomi zirvesi, Ortadoğu'daki olumsuzluklara karşın Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ticari ve ekonomik ilişkilerinin gelişmeye devam ettiğini, dosta ve düşmana gösterdiği uluslararası bir buluşma oldu.

Bu zirveyi Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde yaşanan diplomatik krizlere ve çatışmalara rağmen bölgeyle ticareti geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 22,1 artış göstererek 56,4 milyar dolara yükselen, ihracatı geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 13,6 artarak 32,7 milyar dolara ulaşan Türkiye'nin bölgesel birleştirici gücünü ortaya koyduğu bir uluslararası girişim olarak görmek yanlış olmayacaktır.

Nitekim Türkiye'nin Lübnan Büyükelçisi Sayın Hakan Çakıl Zirve açılış konuşmasında; Lübnanlı yatırımcılarla işbirliği yapmaları halinde tüm Orta Doğu ülkelerine açılma imkanlarını elde edebileceklerinin altını çizerek, Türk iş adamlarını bu ülkedeki muhataplarıyla çalışmaya davet etmesi, Trablusşam ticaret Sanayi ve Tarım Odası Başkanı Tevfik Debbusi’nin de Lübnan'ın ve özellikle de Trablusşam bölgesinin Türkiye ile tarihi bağları olduğuna işaret etmesi, İki ülke arasındaki yatırım ortaklığının zaten temeli bulunduğuna vurgu yapması anlamlı bir başlangıç ve ticari anlayış noktasında bulunduğumuzu ortaya koydu” ifadelerini kullandı.

ARAP DÜNYASINA MESAJ NİTELİĞİNDEYDİ

“Akdeniz kıyısında yer alan Trablusşam ve Mersin vilayetleri arasında ciddi bir ticaret ve yatırım potansiyelinin olduğuna işaret eden Debbusi’nin, iki ülke yatırımcılarını karşılıklı ticaret yapmaya çağırması tüm Arap Dünyasına mesaj niteliğindeydi” diye TURAB Genel Başkanı Sunay, şöyle devam etti:

“II. Türk-Arap Ekonomi Zirvesi çerçevesinde Lübnan'a gelen Valimiz, Mersin vilayetinin, serbest bölgesi, tarımı ve turizmiyle birçok konuda ele alınabilecek bir yer olduğunu vurgulaması yanında Türkiye'nin ilk serbest bölgesinin Mersin'de bulunduğunu dile getirmesi ve bunu ortaklarıyla paylaşmaya hazır olduklarını kaydetmesi katılımcılara güç verdi.

Trablusşam Valisi Remzi Nuhra,  Trablusşam Belediye Başkanı AhmedKamereddin ve Müftü Malik eş-Şaar ile yapılan görüşmelerde Mersin ve Trablusşam kentleri arasındaki ekonomik, ticari ve sosyal iş birliği imkanları çok yönlü olarak ele alındı.

Başta Trablusşam Müftüsü Şaar olmak üzere bir araya geldiğimiz Lübnanlı yetkililer, , bölgedeki iş adamları ile Türk muhatapları arasındaki güven ve iş birliğinin artırılması için destekte bulunacaklarını belirtmeleri ve Türkiye ile Lübnan arasındaki kardeşlik ilişkilerinin ekonomik ilişkilerden önce geldiğine dikkati çekerek bunun daha da ileriye götürülmesi için gayret edeceklerini kaydetmeleri zirvenin amacına ulaştığının da bir göstergesi olarak öne çıktı.

 Zirve programı kapsamında  2.ci gün Türk ve Lübnanlı iş insanları arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirildi. İkili görüşmelerden katılan firmalarımız memnun bir şekilde ayrılmaları bizleri mutlu etmiştir. Sizlerde bilirsinizki bu tür etkinlikler biz iş insanlarına kapıların açılmasını sağlar gerisi bizlerin işimizi takip etmemize bağlıdır.

Yine zirve kapsamında Trablus özel ekonomi bölgesine ve Trablus limanına bir ziyaret gerçekleştirdik. Bölge başkanı Sn. raya hassan dan bölge hakında bilgi aldık. Sn. hassan Turab heyetini akşam yemeğinde ağırladı.  SN.Hassan zirveden sonraki hafta kurulan Lübnan hükümetinde içişleri bakanı olarak kabinede yer aldı. Kendisini tebrik ediyoruz.

Yine zirvede Turab ve Trablus ticaret,sanayi ve ziraat odası , Turab ve Trablus tüccar kulübü iş adamları, Türk Lübnan dostluk derneği ile TURAB, Lübnan Giritliler derneği ve TURAB arasında işbirliği protokolleri imzalandı. Yine bizi sevindiren bir diğer işbirliği protokolü ise mersin ticaret ve sanayi odası ile Trablus ticaret,sanayi ve ziraat odası arasında işbirliği protokolünün imzalanması oldu.

İmzalanan protokoller ile iş insanlarımız şu anda iş dünyasında ticaret yaparken en çok aranan güven beklentisini aşma fırsatı bulacaklar. Çünkü protokoller kapsamında birbirimizle iş yapmaya başladığımızda protokoller bizler için bir referans niteliği taşıyacaktır.”

MERSİN’E III.TÜRK ARAP EKONOMİ ZİRVESİ’NE DAVET

Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlenmesi ve yapısal sorunlarında karşılıklı desteklerle aşılması için bölgesel anlamda daha fazla işbirliğine, daha fazla yatırım ortaklığına kavuşmak gerektiğini ifade eden Sunay, “Eksik reformları tamamlamalı ticari ve ekonomiyi geliştirmeliyiz. Biz iş insanları olarak teşebbüs gücümüzle ve yaşadığımız ülkenin ekonomisini güçlendirme azmimizle müreffeh bir yaşam arzusundayız. Bütün dünyada huzurun teminatı ticarette gelişmedir. Ticaret,istikrar ve huzurda zenginleşmenin temelidir. Huzur olmadan ticaret olmaz, ticaret olmadan da zenginlik olmaz. Bu yüzden sahip olduğumuz doğal kaynak zenginliği, halkımızın zenginliğine dönüştürülmesinden yanayız.

Arap Dünyasının kendi içindeki ticaret, seyahat ve iletişim engellerini aşmak vebu engelleri kaldırması için, insanlarımız arasındaki gönül köprüsünü, ticaret köprülerini kurmak zorundayız. Türk-Arap Ekonomik Birliği için ilk adımları atmanın zamanının geldiğini düşünüyoruz.

Gerek benim gerekse bünyemizde bizlere destek veren akademik danışma kurulumuzun değerli üyelerinin de zirve bünyesindeki panelde vurguladığımız gibi;daha fazla işbirliği ve ticaret yanında ortak çıkarlar üzerinde uzlaşma kültürü, bölgesel olaylara duyarlı yaklaşım ve içinde ticareti barındıran ve yaşatan çok taraflı diplomasi bölgesel kalkınmanın yegâne anahtarıdır. TURAB bu insiyatifi yaşatan ve canlı tutan bir sivil toplum örgütüdür. Bu vesileyle Tüm iş insanlarını Arap Dünyasına açılan kapı olan TURAB’a davet ediyorum.

Değerli basın mensupları,İlk zirvemizde aldığımız ve deklare ettiğimiz gibi bu zirveyi her yıl TURAB temsilciliklerimizin bulunduğu farklı ülkelerde yapma kararı almıştık. Ancak sonrasında Türk iş dünyasından  yoğun bir talep gelmesi üzerine TÜRK-ARAP Ekonomi zirvelerin bir yıl Türkiye'de bir yıl da yurt dışında yapma kararımızı buradan sizlerle paylaşmak istiyor ve şimdiden sizleri Türk ve Arap iş insanlarını ocak 2020 de Mersin’e III.Türk Arap Ekonomi Zirvesi’ne davet ediyorum.

Sorularınıza geçmeden önce Dünyadaki ticaret savaşlarının önümüzdeki 15 yıl da devam edeceğini dair tespit ve düşüncelerle birlikte, bölgemizde geçici olduğuna inandığımız bu tarihi siyasi ve ticari krizin en kısa zamanda biterek yeniden Türk-Arap ülkeleri ticaret hacminin daha da gelişmesini ve buna bağlı olarak dış ticaret sektörü mensuplarımızın, siz değerli üyelerimizin  daha kazançlı ve bereketli dönemlere kavuşmasını diliyor katılımlarınız için teşekkürlerimizi sunuyoruz” diye konuştu. (Bülten)

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Otomobil koyun sürüsüne çarptı
Otomobil koyun sürüsüne çarptı
Karadoğan:Döner Sermaye Dönmüyor
Karadoğan:Döner Sermaye Dönmüyor