Türkiye bakliyatta net ithalatçı oldu

Mersin Ticaret Borsası Başkanı ve Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı Abdullah Özdemir, Türkiye'deki bakliyat ekim alanlarının yüzde 65 azaldığını belirterek, Türkiye'nin bakliyatta 2010 yılından bu yana net ithalatçı olduğunu söyledi. Konuşmasında güçlü işbirliğinin önemine dikkat çeken Özdemir, “Taşıma suyla değirmen dönmez Hep birlikte kaynak yaratalım ve bir Ar-ge, üretim ve pazarlama şirketi kuralım.” Diye konuştu. Mersin Valisi Ali İhsan Su ise, Türkiye'de bakliyat ürünlerinin işlemesinin yüzde 80'inin Mersin'de yapıldığına dikkat çekerek "İl olarak çok hububat üreten bir il değiliz ama bunun işlenmesini, ticaretini biz oluşturuyoruz" dedi.

Türkiye bakliyatta net ithalatçı oldu
Türkiye bakliyatta net ithalatçı oldu admin
Bu içerik 591 kez okundu.

Hasan KÜÇÜK

Mersin Ticaret Borsası ve Ulusal Baklagil Konseyi tarafından bu yıl 'Geleceğin Gıdası Bakliyat' sloganıyla kutlanan '10 Şubat Dünya Bakliyat Günü' nedeniyle Hilton Oteli'nde bir  toplantı  düzenlendi. Toplantıya Mersin Valisi Ali İhsan Su, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Orgeneral Önder Gürbüz, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Mersin Milletvekilleri Hacı Özkan, Cengiz Gökçel, Mersin Ticaret Borsası Başkanı ve Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı Abdullah Özdemir, Dünya Bakliyat Konseyi Başkanı Hüseyin Arslan, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan, Kanada Büyükelçisi Chris Cooter ve işadamları katıldı. Programda davetlilere bakliyat ürünlerinden oluşan yemek ikram edildi. Mersin Valisi Ali İhsan Su burada yaptığı konuşmada bakliyatın hem sağlımız hem ticari, hem de ülkeler arasındaki ticari hacmin gelişmesi amacından önemli Mersin için ise ayrı bir öneminin bulunduğunu söyledi.

MERSİN 450 MİLYON DOLAR BAKLİYAT, HUBUBAT VE YAĞLI TOHUM İHRACATI VAR

Mersin'den geçen yıl 1.7 milyar dolar ihracat yapıldığını bununda 1.2 milyar dolarının tarım ile ilgili olduğunu ifade eden Vali Su, "Tarımla ilgili olandan ise yaklaşık 450 milyon doları bakliyat, hububat, yağlı tohumlarla ile ilgili ihracat. Biz bakliyat konusunda, tarım konusunda önemli bir iliz. Bakliyatın değerlendirilmesi, ticareti, işlemesi konusunda da Türkiye'nin yüzde 80'ine biz sahibiz. Yüzde seksenini biz oluşturuyoruz.

Bölgedeki fabrikalar oluşturuyor. İl olarak çok hububat üreten bir il değiliz ama bunun işlenmesini, ticaretini biz oluşturuyoruz. Bakınız Dünya Bakliyat Günü'nü biz düzenliyoruz. Dünya Bakliyat Konfederasyonu Başkanı bizim ilimizden bir kardeşimiz. Yani bu konuda dünyada bakliyat ticaretinde de ülke olarak dolayısıyla il olarak öne çıkmış bir konumdayız. Tarımda bir çok ilklerimiz enlerimiz var. Ama özellikle bakliyat konusunda da Türkiye ve dolayısıyla ilimiz bir numara olarak kendini gösteriyor. Bu anlamda hem iş insanlarımıza hem üreticilerimize hem tüketicilerimize hem de bu işle uğraşan çok değerli iş insanlarına huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Onların gayreti ile bunlar gerçekleşiyor" diye konuştu.

Türkiye'de ilk tarım teknoparkının Mersin'de kurulduğunu hatırlatan Vali Su, Tarsus'ta 800 dönüm arazinin üzerinde ve Alata'nın oradaki yerine Tarım Teknopark'ını kurduk bunu araştırma yapan, ar-ge yapan firmalarımızın hizmetine sunuyoruz" dedi.

Mersin Ticaret Borsası ve Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı Abdullah Özdemir ise bakliyat ürünlerinin dünya üzerinde tavsiye edilen tüm beslenme ve diyet listelerinde yer aldığını hatırlatarak sağlık için bakliyat tüketilmesi ve teşvik edilmesinin yanında bakliyat tüketimini kolaylaştıracak hazır ürünlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Geçmişte ,bakliyatın hem zenginin hem de fakirin tercih ettiği bir ürün olduğunu  hatırlatan  Özdemir, "Dünyanın hiçbir yerinde Mersin'deki gibi yoğun bir şekilde kümelenmiş bir bakliyat sektörü yoktur. Dolayısıyla bu sektörün başarısı, Mersin ekonomisinin performansını etkilemektedir. Sektörümüz son dönemde yerli üretimin yetersiz olması nedeniyle ithalata dayalı olarak çalışmaktadır. Ancak bu sürdürülebilir bir durum değildir. O nedenle üretimi arttırmalıyız" dedi.

BAKLİYAT EKİM ALANLARI YÜZDE 65 AZALDI

Bakliyatın anavatanının Anadolu olduğunu hatırlatan Özdemir şunları söyledi: Bakliyatın geçmişi 10 bin yıl öncesine dayanmaktadır. Biz daha 30 yıl öncesine kadar bakliyatın sadece anavatanı değil aynı zamanda ticaret merkezi idik. 1980'lı yıllarda dünya mercimek üretiminin yüzde 40'nı gerçekleştiriyorduk. Dünya, ihtiyaç duyduğu mercimeğin yarısını Türkiye'den ithal ediyordu. Dünya nohut üretiminin yüzde 14'nü üretmemize rağmen, ihracatın yüzde 60'nı yapıyorduk. Ama o yıllarda Kanada ve Avustralya mercimek üretmiyordu, Arjantin, Rusya, Kanada nohut üretmiyordu. Bizim maalesef o günlerden bugünlere bakliyat ekim alanlarımız yüzde 65 azaldı, üretimimiz yarı yarıya düştü. Sonuç olarak bakliyat ticaretinde, 2010 yılından bu yana net ithalatçı olduk. Ama biz iyimseriz. Çalışırız, yaparız, yeter ki biraz destek olsun. Her şeye rağmen bu olumsuz tabloyu tersine çevirmek zor değil. Çünkü yerleşmiş bir ürün kültürümüz var. Bu ürünü üretmeyi biliyoruz. Ticaret ve tüketim kültürümüz de var. Bakliyat sektöründe dünyada söz sahibi olan ülkelerin çoğunluğunda bu özellikler yok."

ÜRETİMİ ARTIRMAK İÇİN SERTİFİKALI TOHUM SORUNU ÇÖZÜLMELİ

Bakliyat üretimini artırmak için öncelikle sertifikalı tohum sorununun çözülmesi gerektiğini anlatan Özdemir şöyle devam etti: "Bu sorun çözülmedikçe herkes kendi tarlasından gelen tohumu ektikçe, bizim bakliyatta yol kat etmemiz mümkün değil. Nadasa bırakılan alanlar, tarıma kazandırılmalı. Bir de dönüşümlü ekim sistemi teşvik edilmeli. Bu 3 sorunu çözmemiz lazım. Bakliyat sektörümüz 25-30 yıl önce tamamen yerli ve milli bir üretim yapısına sahipti. Şimdi çiftçiler kolayına kaçıyor, tohum olmadığı için normal sofralık ürünü alıp tohum diye kullanıyorlar. Tarım Bakanlığı'nın bu sektöre daha fazla sahip çıkması lazım. Tüm tarımsal ürünlerde olduğu gibi bakliyat ürünlerinde de en önemli girdi, tohumdur. Burada tohumu üretecek mekanizma TİGEM olmalıdır. Devlet TİGEM'in ürettiği bu tohumların kullanılması için teşvik sistemini uygulamalıdır. Diğer bir konu ise nadas. Nadas alanlarına bakıldığında Türkiye'de 37 milyon dekar alan nadasa bırakılıyor. Toplam tarla bitkilerinin ekildiği alan 155 milyon dekar. Arada büyük bir boşluk var. Bakliyat ekilen alan ise 8 milyon dekar. Biz şimdi 37 milyon dekar boş duran arazinin dörtte birine bakliyat ektirebilsek, ekilen 8 milyon dekar alan kadar alan ekilmiş olacak. Bakanlığımız güzel bir karar aldı. 3 yıl üst üste ekilen bir alan teşviklerden faydalanamayacak. Ne olacak? 3 sene buğday ektiyse, dördüncü sene büyük ihtimalle bakliyat veya başka bir ürün ekecek Benim, Mersin Ticaret Borsası ve Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı olarak önerim şu: Bu konuda güçlü bir işbirliğine gidelim. Hep birlikte kaynak yaratalım ve bir Ar-ge, üretim ve pazarlama şirketi kuralım."

ARSLAN: BAKLİYAT İHRACATININ YÜZDE 81'İ MERSİN'DEN

Uluslararası Bakliyat Konfederasyonu Başkanı Hüseyin Arslan'da Türkiye'nin bakliyat ihracatının yüzde 81'nin Mersin'den gerçekleştirildiğini hatırlatarak şunları söyledi:2016 yılında hükümetin desteği ile 'Dünya Bakliyat Yılı'nı, 4 yıllık bir çalışma sonrası ilan ettik. Bakliyatın hem dünya, hem insanlar, hem toprak, hem de hava için ne kadar faydalı olduğunu anlatmak için 'Dünya Bakliyat Günü' projesini ortaya koyduk. Çünkü bu olmaz ise bunun sürdürülebilir bir plan ve program olmayacaktı. Bunun için de Birleşmiş Milletler'de (BM) bir çalışma yapılması gerekiyordu. Bu çok kolay olmadı. Yoğun bir mücadele sonunda BM'deki 2 yıllık görüşmelerin ardından bu işi başardık" şeklinde konuştu.

Arslan, bakliyatın, Türkiye'nin mirası olduğu gerçeğinin Türkiye'de herkesin unuttuğunu, dünyada da unutturulmaya çalışıldığını vurgulayarak şunları söyledi: "Bakliyat Mezopotamya'dan Trakya'ya 3 bin senede gidiyor. Oradan Londra'ya 500 senede gidiyor. Biz en azından bu mirasımıza sahip çıkmak için bir film yapma kararı aldık. Böylece bir tane dokümanter hazırlayacağız. 'Bakliyatın tohumlarının seyahati' diye, Anadolu'dan çıkan tohumların nerelere, ne zaman, nasıl gitti onları anlatacağız. Daha önceki konuşmalarımda hep bakliyatın öksüz olduğunu söyledim. Başkanlığım döneminde yaptığımız çalışmalarla 'Dünya Bakliyat Günü'nü BM'de onaylatıp geçirdikten sonra, artık bakliyat öksüz değil diyoruz. Çünkü bakliyatın sahibi artık BM'dir"

KOCAMAZ: ÜLKEMİZİN BAKLİYATLARI MERSİN'DE İŞLENİYOR

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz iseBirleşmiş Milletler tarafından Sürdürülebilir Gelecek amacıyla başlatılan ve açlıkla mücadele de önemli bir besin kaynağı olarak görülen bakliyatın yüzyıllardır insanlığın en temel besini olduğunu söyledi.Kültürümüzde ve sofralarımızda bakliyatın ayrı bir yerinin olduğunu söyleyen Kocamaz şöyle devam etti:

"Yerli tohumun ve yerli üretimin tartışıldığı bir dönemde Mersin olarak, Türkiye genelinden gelen çeşitli bakliyatları işleme ve piyasaya sürme konusunda büyük bir başarı elde etmiş durumdayız. Bu başarımızla hem Mersin’i hem de Türkiye çapındaki bakliyat üreticilerimizi Dünya Bakliyat Birliği’nde başarıyla temsil ediyoruz. Şu anda ülkemizde üretilen bakliyat ürünlerinin çok büyük bir kısmı yaklaşık 250 fabrikanın bulunduğu Mersin’e gelmekte, kentimizdeki fabrikalarda işlenmekte, standardize edilmektedir. Ve yine buradan dış piyasalara gönderilmektedir. Bunda kentimizin bir lojistik üs haline gelişi, Ortadoğu’nun en büyük limanına sahip oluşumuz ve ulaşım ağlarımızın güçlü oluşu da oldukça önem taşımaktadır."

 

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yılmaz, Berat kandilini kutladı
Yılmaz, Berat kandilini kutladı
Jandarmadan çocuklara sürpriz
Jandarmadan çocuklara sürpriz