Yenilenebilir enerji projelerinderisk yönetiminin önemi artıyor

Son yıllarda artan petrol fiyatlarının bir sonucu olarak ortaya çıkan alternatif enerji arayışları tüm dünyayı meşgul ederken, başta güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi olmak üzere yenilenebilir enerji üretimi titizlikle yönetilmesi gereken bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Enerji üretimi için yenilenebilir kaynakların kullanılması, risk yönetiminde veri ve analitiğin önemini arttırıyor.

Yenilenebilir enerji projelerinderisk yönetiminin önemi artıyor
Yenilenebilir enerji projelerinderisk yönetiminin önemi artıyor admin
Bu içerik 390 kez okundu.

 Yenilenebilir enerji kaynaklı üretime yapılan yatırımlarda ülkeler arası rekabet artarken, dünyada ortaya çıkan doğal afetlerin yarattığı riskler yapılan yatırımları önemli ölçüde tehdit ediyor. Yenilenebilir enerji sektörünün iklim kaynaklı riskler ve doğal afetler karşısındaki hassasiyeti, sektörün kâr marjını ve güvenilir finansman çabalarını da olumsuz etkileyebiliyor. Risk, reasürans, emeklilik ve sağlık alanında profesyonel hizmetler sunan Aon, doğal afetlerin yenilenebilir enerji uygulamaları üzerindeki olumsuz etkisinin ve beraberinde ortaya çıkan risklerin veriye dayalı analizlerle ele alınmasını öneriyor.

YENİLENEBİLİR ENERJİ PROJELERİ İÇİN KİLİT ÇÖZÜM RİSK YÖNETİMİ
Yenilenebilir enerji uygulamaları deprem, sel, fırtına, yer kayması, kasırga vb. birçok doğal afet kaynaklı riskler nedeniyle ciddi finansal kayıp riski ile her an karşı karşıya. Bu riskler karşısında, projelerin sürdürülebilir olması ve istikrarlı bir kazanç sağlaması için profesyonel risk yönetim uygulamalarına başvurulması gerekiyor. Aon Türkiye İnşaat, Enerji, Denizcilik, Havacılık ve Plasman'dan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özgür Erdem, yenilenebilir enerji sektöründe risk yönetiminin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Doğal afet ve iklim kaynaklı risklerin yenilenebilir enerji yatırımları üzerindeki etkisinin incelenmesinde tarihsel verilerin önemine dair farkındalık giderek artıyor. Ancak bu farkındalığın, yapılan yatırımlarla paralel olarak artmadığını görüyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarının karlılığının her an doğal afet ve iklim kaynaklı risklerin tehdidi altında olduğu gerçeğini göz önüne aldığımızda, riski önlemek, maruz kalınan risklerin sigorta ile koruma altına alınmasını sağlamak, olası kayıpları belirlemek ve olası riskleri azaltmak adına risk yönetim uygulamalarının doğru kurgulanması önem arz ediyor. Yenilenebilir enerji tesislerinin tasarımı, inşası ve işletilmesinin her aşamasında geçmiş verilere dayalı, ileriye dönük ve analitik bir risk yönetim yaklaşımına başvurulması, öncelikle doğal afet kaynakları risklerin öngörülerek hesaplanabilmesini mümkün kılarak, bu risklerin etkin ve verimli bir şekilde tanımlanmasını, yönetilmesini ve transfer edilebilmesini sağlayacak ve yıkıcı etkileri en aza indirecek çözümlerin geliştirilmesine katkıda bulunacaktır. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımları tehdit eden diğer faktörler arasında yer alan iklim ve teknoloji seçimi kaynaklı risklere karşı da yine veri ve analitiğe dayalı profesyonel çözümler geliştirilmelidir. Özetle, yenilenebilir enerji sektöründe risk yönetiminin bel kemiğini veri ve analitiğin oluşturacağını ve sektörün gücünü risk yönetiminden alacağını söyleyebiliriz.”

YENİLENEBİLİR KAYNAKLARDAN ENERJİ KULLANIMINDA İDDİALI HEDEFLER 
Yenilenebilir enerji hem özel hem de kamu sektörünün enerji planlamalarının merkezinde yer alıyor. Özellikle devletler fosil yakıtların çevresel ve toplumsal maliyetlerini düşünerek yenilenebilir enerji kaynaklarını geliştirme konusuna önem veriyor. Örneğin, Avrupa Birliği, üye ülkelere toplam enerji tüketimlerinin yüzde 20'sinin yenilebilir enerji kaynaklarından oluşması hedefini  getiriyor. Bu hedef, hükümetlerin yenilenebilir enerji uygulamalarını hızlandırmasında büyük rol oynuyor. Bu bağlamda, Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) 2050 yılında küresel ölçekte yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçişi hedefliyor. Türkiye'de ise 2023 enerji stratejisi kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının yüzde 30'a çıkarılması ve ulaştırma sektörü ihtiyaçlarının yüzde 10'unun yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması hedefliyor.
RAKAMLARLA TÜRKİYE'DE YENİLENEBİLİR ENERJİ 
Dünyadaki jeotermal enerji kaynaklarının yüzde 8'ine sahip olan Türkiye, birçok ülkeye oranla yenilenebilir enerji kaynakları açısından zengin bir ülke olarak nitelendiriliyor. International EnergyAgency'nin 2016 verilerine göre, Türkiye'nin 67 terawattsaat hidroelektrik üretimiyle dünyadaki hidroelektrik üretiminin yüzde 1,6'sını karşılıyor. Aynı verilere göre, dünyanın beşinci en büyük hidroelektrik üreticisi olan Türkiye, ülke genelindeki toplam elektrik üretiminin yüzde 24,5'ini hidro kaynaklardan üretiyor. 2015 yılı itibarıyla Türkiye'nin toplam enerji kaynaklarının yaklaşık olarak yüzde 32'sini yenilenebilir kaynakların oluşturduğu görülüyor.
DÜNYA YENİLENEBİLİR ENERJİYE YATIRIM YAPIYOR
Bloomberg NEF'in verilerine göre 2017 yılında dünyada güneş enerjisine 161 milyar dolar, rüzgar enerjisine 107 milyar dolar, akıllı enerji teknolojilerine 49 milyar dolar, biyoenerjiye 7 milyar dolar ve diğer temiz enerji kaynaklarına 10 milyar dolar yatırım yapıldı.2004'ten 2017'ye global temiz enerji yatırımı kümülatif olarak 2,9 trilyon dolara ulaştı.(Bülten)

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kırsal Mahalle Buluşmaları bu defa Darısekisi’nde yapıldı
Kırsal Mahalle Buluşmaları bu defa Darısekisi’nde yapıldı
Bozyazı’da 6 bin 58 öğrenci karne aldı
Bozyazı’da 6 bin 58 öğrenci karne aldı
denizli escort