Advert
Advert

​‘Tarım alanlarının yüzde 10’u betonlaştı’

HDP Mersin Milletvekili ve TBMM Tarım Komisyonu üyesi Rıdvan Turan, “Türkiye’de ekilebilir alanların yüzde 10’u betona boğuldu. İktidarın dev proje dediği projeler, havalimanları, otoyollar yapılsın diye ekilebilir tarım alanlarının yüzde 10’u kayboldu. Şimdi aynı anlayış gidiyor başka yerlerde toprak kiralamak istiyor. Sudan’da toprak alacağız, tarım yapacağız diyor ve bunu tarımda reform olarak addediyor” dedi. Turan, yerel yönetimleri kazandıkları yerlerde hem üretenin, hem tüketenin mutlu olacağı bir tarım politikası izleyeceklerini de kaydetti.

​‘Tarım alanlarının yüzde 10’u betonlaştı’
​‘Tarım alanlarının yüzde 10’u betonlaştı’ admin
Bu içerik 210 kez okundu.

ABİDİN YAĞMUR

Halkların Demokrasi Partisi (HDP) Tarım Komisyonu’nca düzenlenen ‘Tarım Sempozyumu’ hafta sonunda Yenişehir Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı. ‘Tarladan tabağa, üretimden yönetime’ sloganıyla düzenlenen sempozyumda tarım uzmanları ve ekonomistler Türkiye’de tarımın sorunlarını ve alternatif tarım modellerini masaya yatırdı.

Sempozyumun açılışında konuşan HDP Mersin İl Eş Başkanı Mustafa Işık, “Tarım insanlığın her döneminde önemliydi. Kapitalist dönemde de önemi daha iyi anlaşılıyor.  Yakın zamanda Ege kıyılarında tsunami beklendi. Yani küresel ısınma ve iklim değişikliği artık teori değil, bir olgu.  Bu sempozyumda hem tarımı hem de küresel ısınma ve iklim değişikliğini konuşacağız” dedi.

‘TARIM VE İSTİHDAM OLMAZSA KRİZ UZUN YILLAR SÜRER’

HDP Mersin Milletvekili ve TBMM Tarım Komisyonu üyesi Rıdvan Turan da, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin ciddi bir demokrasi yetmezliği sendromu yaşadığını,  en temel hak ve özgürlüklerin askıya alındığı, Kürt sorununun çatışma ortamıyla çözülmeye çalışıldığı, kaynakların inşaata ayrıldığı, beton ekonomisinin kurulduğu sürecin sonunda bir de ekonomik kriz yaşandığını ifade etti.

Turan, “Stratejik derinlik heveslerinin, Emevi Camiinde Cuma namazı kılacağız hezeyanlarının ülkeyi nasıl ekonomik kriz doğurduğunu gördük. Tarım ve istihdama dayalı ekonomi olmazsa, demokrasi olmazsa, Kürt sorunu demokratik şekilde çözülmezse bu kriz daha uzun yıllar sürecek” görüşünü dile getirdi.

‘TARIMIN CANI ÇIKMAK ÜZERE’

Tarımın istihdam yaratabilecek bir alan olduğuna değinen, siyasi iktidarın ise böyle bir derdinin olmadığını savunan Rıdvan Turani, “Tarım Bakanı Meclis Tarım Komisyonu’nda bize sunum yaptı sunumunda insan yok. Tarım emekçisi yok. Varsa yoksa ithalat, milyon dolarlar. Eğer bu anlayış böyle devam ederse tarımın canı çıkmak üzere. Ama Tarım Bakanı çok rahat. İşletmeciden Tarım Bakanı olur mu? Tur operatörünün Turizm Bakanı, özel hastane sahibinin Sağlık Bakanı olduğu bir dönemdeyiz. Esas işi kâr elde etmek olan kişi kamusal bir yere geldiğinde elbette orada insanı göremeyecek. Mazotun 6 liraya dayandığını göremeyecek. Tarım Bakanı gübrede yüzde 20 iskonto yaptık diyor. Ama gübreye bir yılda yüzde 120 zam geldiğini bilmiyor” ifadelerini kullandı.

4 ÜRÜN DIŞINDA HER ŞEYİ İTHAL EDİYORUZ

Türkiye’nin bir zamanlar kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri olduğunun söylendiğini, şu an ise ithalatçı konuma düştüğünü ifade eden Turan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda fındık, üzüm, incir ve zeytin dışında her şeyi ithal ediyoruz. Milyonlarca dolar vererek Bulgaristan’dan saman ithal ediyoruz. Hollanda toprak bakımından Konya’dan küçük ama Hollanda’nın tarımsal gayri safi milli hasılası 200 milyar dolar. Bizimki daha 20 milyar dolar bile olmadı.   2006 yılında tohum yasası çıkarılmıştı. Geçen günlerde de bununla ilgili yönetmelik çıkarıldı ve atalık tohumun kullanılması yasaklandı. Bakan diyor ki, çiftçinin sertifikalı tohum kullanmasını istiyoruz. Bunların niyeti çok açık. 3-4 tane büyük firma Türkiye’ye girdi. Çiftçi her yıl gidecek bu tekellerde tohum alacak. Kendi tohumunu kendi üretemeyecek.  Türkiye’de ekilebilir alanların yüzde 10’u betona boğuldu. İktidarın dev proje dediği projeler, havalimanları, otoyollar yapılsın diye ekilebilir tarım alanlarının yüzde 10’u kayboldu. Şimdi aynı anlayış gidiyor başka yerlerde toprak kiralamak istiyor. Sudan’da toprak alacağız, tarım yapacağız diyor ve bunu tarımda reform olarak addediyor.”

‘HDP’NİN TARIM POLİTİKASININ OLMAMASI KABUL EDİLEMEZ’

HDP tabanının büyük çoğunluğunun tarım kesiminden olduğunu ya da tarımla ilişkili olduğunu ifade eden Rıdvan Turan, “HDP’nin tarımla ilgili bir görüşünün olmaması kabul edilemez. Bu noktada Mersin’de düzenlediğimiz sempozyumu bir başlangıç olarak görüyorum. Yerel seçimlerde, kayyumlarca gasp edilen belediyelerimizin iki katı kadar belediye kazanacağız ve yerelde iktidara geldiğimiz her yerde sürdürülebilir tarım politikaları geliştireceğiz, çiftçinin ve emekçinin örgütlenmesine, ürününün değerlendirilmesine çalışacağız. Yerel yönetimlerde, hem üretenin, hem tüketenin mutlu olduğu bir tarım politikası, bu konudaki politikamızın ilk işaret fişeği olacak” dedi.

SEMPOZYUMDA NELER TARTIŞILDI?

Tarım Sempozyumu’nun Canan Yüce başkanlığındaki ilk oturumunda Abdullah Aysu, Atilla Güney ve Sinan Ok, ‘Türkiye’de tarımın neoliberal dönüşümü’ konusunda sunum yaptı.

Özlem Arıkan’nın başkanlığındaki ikinci oturumda Bülent Şık, Olcay Bingöl ve Zafer Şenyurt, ‘Gıda üretiminde yeniden yapılanma ve uluslararasılaşma’ konusunu masaya yatırdı.

Birinci günün son oturumu Bediz Yılmaz başkanlığında yapıldı. Bu oturumda Sedat Başkavak ve Yılmaz Kilim, ‘Çukurova özelinde yaşanan tarımsal sorunlar’  konusunu tartıştı.

Tarım Sempozyumu’nun ikinci gün oturumlarının açılışı HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin açılış konuşmasıyla başladı. Sempozyumun ikinci gününde Hamit Kurt, Şilan Elmas ve Ahmet Koçyiğit, ‘Kürt sorununun çözümsüzlük politikasının tarım ve hayvancılık üzerindeki etkisini’ ele aldı. Sempozyum, atölye çalışmalarıyla sona erdi.

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
MAKRO Market işçileri eylem yaptı
MAKRO Market işçileri eylem yaptı
Terk edilmiş araçta 44 kilo esrar
Terk edilmiş araçta 44 kilo esrar