Advert

'Bu yanlıştan dönün'

Mersin’de sağlık çalışanları hükümet tarafından sunulan Torba Yasa Tasarı’sının hekimler için çok ciddi olumsuzluklar içerdiği gerekçesiyle nöbet eylemi gerçekleştirdi. Yeni yasa tasarısı ile aile hekimlerinin çalışma şartlarının zorlaşacağı, hekime yönelik şiddetin cezasız kalacağı, ihraç edilen hekimler ve güvenlik soruşturmasını aşamayan yeni mezun hekimlerin bundan sonra özel sektörde de çalışamayacağı ifade edilerek bu yanlıştan dönülmesi çağrısı yapıldı.

'Bu yanlıştan dönün'
'Bu yanlıştan dönün' admin
Bu içerik 405 kez okundu.

HASAN KÜÇÜK

Mersin Tabip Odası, Mersin Aile Hekimleri Derneği, Sağlık Emekçilere Sendikası ve 1. Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası üyelerinin  katıldığı Nöbet Eylemi Özgür Çocuk Parkı’nda gerçekleştirildi. Nöbet Eylemine CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen’de katıldı.

Mersin Tabip Odası Başkanı Başkanı Mehmet Antmen burada yaptığı açıklamada; Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni bin bir emekle kazanılmış hekimlik mesleğinin icrasını değil sağlıkta şiddeti durduracak somut maddeler içeren yasalar çıkarmaya davet ettiklerini belirtti.

Kamuoyuna "Sağlıkta Şiddet Yasası" olarak sunulmaya çalışılan ancak AKP milletvekillerince "Torba Yasa" olarak TBMM'ye sunulmuş olan teklifin 24. maddesinde yer alan düzenlemenin kendilerinin önerdikleri Sağlıkta Şiddet Yasası Teklifi ile hiçbir ilgisinin olmadığını ifade eden Antmen, teklifin bu haliyle sağlıkta şiddeti önlemeye ilişkin hiçbir yeni düzenleme ve caydırıcılık getirmediğini iddia etti.

2 Ekim 2018 günü meslektaşları Dr. Fikret Hacıosman cinayetinin de gösterdiği gibi "sağlıkta şiddet"in oyalamaya, kandırmacaya, göz boyamaya gelmeyecek kadar büyük ve ciddi bir sorun olduğunu ifade eden Antmen, “Bu nedenle öncelikle mevcut taslağa sağlıkta şiddet için caydırıcı olacak önerilerimizin bir an önce eklenmesini istiyoruz.  Yine Halen komisyonda görüşülmekte olan yasa teklifinin 5. maddesi ise anti-demokratik rejimlerde bile rastlanamayacak kadar vahim bir içerik taşımaktadır. Herhangi bir yargılama yapılmadan ve haklarında, mesleklerinin icrasının yasaklanmasını gerektiren bir suçtan dolayı mahkemeler tarafından  verilmiş bir ceza  olmayan hekimlerin, mesleklerini icra etme haklarının belirli süreyle tümüyle ortadan kaldırılması, devamında da neredeyse imkansız hale getirilmesi, hekimlik faaliyetinin ayrılmaz parçası olan tıbbi rapor düzenleme yetkisinin tümüyle ortadan kaldırılması hukuka aykırı, keyfi ve vicdan dışıdır” şeklinde konuştu.

Bir insanın hekim olup olmadığına, hekimlik yapıp yapamayacağına mezun olduğu okul, aldığı diploma ve mesleki yeterliliği üzerinden karar verileceğini anlatan Antmen şöyle devam etti: “Mesleğini icra etmeye engel bir suç veya ceza olmadığı sürece de hekimliğini yapmaya devam eder. Hekimlik kamusal niteliği olan bir meslektir. Devlet güvenliğini ilgilendiren stratejik bilgi, durum ya da konumla herhangi bir ilgisi yoktur. Hekim hastasını hastalıklardan korumaya çalışır, muayene eder, tedavisini düzenler; gerekiyorsa ameliyatını yapar. Hipokrat'tan bu yana karşısındakinin   "kimliğini, dilini, dinini, cinsiyetini, toplumsal konumunu" sorgulamadan ve ayrım yapmadan sağlık hizmeti sunmakla yükümlü olan hekimler, mesleğimizi icra ederken hiçbir erk tarafından ayrımcılığa tabi tutulmak ve mağdur edilmek istemiyoruz.”

 

GÜVENLİK SORUŞTURMALARI VATANDAŞLIK HAKKINI İHLALDİR

 

“Güvenlik Soruşturmaları sonucunda hekimliğe yeni adım atacak gençlerin hayatını karartmaya çalışmanın hukuksuzluğa, keyfiliğe, ayrımcılığa, ötekileştirmeye, eklenmiş kötücülüktür” diyen Antmen . Olağanüstü Hal dönemini sürekli OHAL rejimine dönüştürerek KHK ile ihraç edilenlere hiçbir hukuki norm uygulanmayacağını ilan etmek ve hekimliklerini ellerinden almak yöneticilik değildir. Bunun adı pür kötülüktür. Hukuksuzluğa, keyfiliğe, ayrımcılığa, ötekileştirmeye, vicdansızlığın eklenmiş halidir. Kimi görevlilerin kişisel yorumuna dayalı olarak kamu görevinden ihraç edilen ya da güvenlik soruşturması olumsuz bulunan/bulunabilecek her hekim mevcut teklifteki tehdit ile karşı karşıyadır. Bu madde göreve yeni başlayacak hekimleri etkilediği gibi halen görevleri başında bulunan tüm hekimlere karşı da bir tehdittir. Bu ülkede hekimlik yapma hakkının bu kadar hukuksuz ve keyfi kararlarla kolayca ortadan kaldırılması durumunda; diş hekimliği, eczacılık, avukatlık, öğretmenlik, mühendislik dahil hiçbir meslek mensubunun aldığı diplomanın, harcadığı emeğin önemi kalmayacaktır. Bu teklif yasalaşırsa kişilerin bu meslekleri kamuda ve hatta özelde icra edip edemeyeceğine, gerekçeleri belirtilmeyen, herhangi bir kanıta dayanmayan "Güvenlik soruşturmalarını" yazan kişiler karar verecektir. Bu yaklaşım en temel "vatandaşlık hakkının" ihlalidir.”

Aynı Yasa Teklifindeki hastane döner sermayelerinin yönetim yerini değiştirmenin, şehir hastanelerinde işletmeci şirketlere vergi muafiyetini arttırmanın yanı sıra, aile hekimliğinde hak kayıplarına yol açan ve  Tabip Odalarının hekimliğin uygulanmasındaki etkisini sınırlamayı amaçlayan maddelerde  yer aldığını anlatan Antmen “Böyle bir anlayış kabul edilemez. Bu yöntem sürdürülemez. TBMM Sağlık Komisyonunda görüşülmekte olan taslak geri çekilmeli yerine hekimlerin ve toplumun taleplerine uygun, hukuku esas alan yasa maddeleri içeren yeni bir teklif getirilmelidir. Hukukun geçerli olduğu bir ülkede uygulanması imkansız mevcut yasa teklifinin yasalaşmasını engellemek için bütün hekimler, sağlık çalışanları, yaşama ve çalışma hakkına sahip çıkan tüm yurttaşlar olarak var gücümüzle karşı durmaya, sesimizi her yere duyurmaya kararlıyız.”

 

ANTMEN: MASUMİYET KARİNESİNİ TAMAMEN TERSİNİ ÇEVİREN BİR DURUM VAR

 

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen ise Yeni Torba yasada her biri bir yerden 39-40 tane madde olduğunu ifade ederek

şunları söyledi: “Maddede hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmaksızın yani masumiyet karinesini tamamen tersine çeviren bir şekilde KHK ile işlerine son verilen hekimlerin devletle ilişkili olan yerlerde çalışmaması var. Onları devlet memuriyetine almayacaksın. Ama SSK ile anlaşması olmayan sağlık birimi yok. Yani ben yaptım işten attım, doktorlukta yapamıszın, sana ekmekte yok, ailene de ekmek yok. Aç kal ne olursan ol. Kendinden olmayan herkesi ötekileştiren bir mantıkla Türkiye’nin demokratikleşmesi ve ilerlemesi mümkün değil.”

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mersin'de yolcu otobüsü devrildi: 25 yaralı
Mersin'de yolcu otobüsü devrildi: 25 yaralı
Artık pizzalara kimse tüküremeyecek
Artık pizzalara kimse tüküremeyecek