Advert

Her 9 kişiden biri yatağa aç giriyor

Dünya genelinde her 9 kişiden birinin yatağa aç girdiğini, Türkiye nüfusunun yüzde 22'sinin yeterli gıdaya ulaşamadığını belirten Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Yusuf Değirmenci, Türkiye'nin yakın gelecekte, şu an yaşanan ekonomik krizin tarım ve gıda üretimine yapacağı olumsuz etkileri yaşamaya başlayacağı uyarısında bulundu. Ekonomik krizin tüketici enflasyonunu yüzde 25’lere, üretici enflasyonunu yüzde 50’lere taşıdığını ifade eden Değirmenci, "Artan döviz fiyatlarıyla beraber gübre, mazot, tohum ve zirai ilaçta oluşan yüksek fiyat artışlarını üretici karşılayamayacak ve üretimden vazgeçecektir. Bu durum da ülkemizi önümüzdeki süreçte ciddi anlamda gıda tedariki sorunuyla karşı karşıya getirecektir" dedi.

Her 9 kişiden biri yatağa aç giriyor
Her 9 kişiden biri yatağa aç giriyor admin
Bu içerik 172 kez okundu.

Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Yusuf Değirmenci, Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin yakın gelecekte gıda krizi yaşayabileceği uyarısında bulundu.

Açıklamasında,  Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün,  açlık ve yoksullukla, topyekûn mücadele edilmesi gerektiğini ortaya koymaya çalışsa da ciddi bir başarıdan söz etmenin mümkün görülmediğini ifade eden Değirmenci,  "Dünya Bankası temel gıda fiyatlarının son üç yılda yüzde 83 oranında yükseldiğini belirtirken, FAO 830 milyondan fazla insanın yani her dokuz kişiden birinin yatağa aç girdiğini belirtmektedir. Yapılan bütün bilimsel araştırmalar ise dünyada yaşanan açlığın ve yetersiz beslenmenin nedeninin üretim yetmezliği değil, üretim ve tüketimin adaletli bir şekilde sağlanamadığını göstermektedir. Ülkemizde ise insanlarımızın yüzde 22`si yeterli gıdaya ulaşamamakta yüzde 9`u ise açlık sınırında yaşamaktadır" dedi.

 

'En büyük tehdit dışa bağımlılık'

 

Türkiye'de yaşanan açlık ve yoksulluğun temelinde gıda ve tarımda yaşanılan dışa bağımlılığın geldiğini ifade eden Değirmenci, " Özellikle AKP iktidarı döneminde her şeyde olduğu gibi tarım ve gıdada da yoğun bir ithalatın yaşanması sonunda ülke üretemez duruma gelmiş ve gıda güvencesi de ortadan kalkmıştır. Son on altı yıllık süreçte tarım ve gıda ile ilgili olarak çıkartılan yasa ve yönetmelikler de gıda güvencesini yok etmeye yönelik tehditleri ne yazık ki pekiştirmekten başka bir işe yaramamıştır. Ülkemizde ve dünyada gıda ve beslenme sorunlarının yaşanmasına neden olan temel olgu, neoliberalizm ya da başka bir deyişle emperyalizmdir. O nedenle biz bu yıl Dünya Gıda Günü’nün ana temasını “Gıda ve Tarımda Dışa Bağımlılık” olarak belirledik. Dışa bağımlılık denilince akla hep sanayi olgusu gelmektedir ama tarım, gıda ve hayvancılık da bu ilişkide çok önemli bir yer tutmaktadır. Bir bakıma da hegemonya oluşturmanın en temel unsurudur" ifadelerini kullandı.

 

'Türkiye 5 ürün dışında her şeyi ithal ediyor'

 

2017 yılı Ocak ayında 246 bin ton olan buğday ithalatının 2018 yılı Ocak ayında yüzde 234 artışla 821 bin ton olduğunu kaydeden Değirmenci, "Aynı süreler için 48 bin ton olan mısır ithalatımız 8,5 kat artışla 404 bin tona; 5 bin ton olan pirinç ithalatımız yüzde 240 artışla 17 bin tona; 4 bin ton olan nohut ithalatımız yüzde 175 artışla 11 bin tona; 3 bin ton olan kuru fasulye ithalatımız yüzde 267 artışla 11 bin tona; 107 bin ton olan soya fasulyesi ithalatımız yüzde 69 artışla 181 bin tona; 29 bin ton olan ayçiçeği tohumu ithalatımız yüzde 145 artışla 71 bin tona; 51 bin ton olan pamuk ithalatımız yüzde 41 artışla 72 bin tona; 22.999 baş sığır ithalatımız yüzde 393 artışla 113.318 başa; 1.051 baş olan koyun ithalatımız yüzde 580 artışla 7.143 başa; 80 ton olan sığır eti ithalatımız 29 kat artışla 2.333 tona yükselerek ülkemiz tam bir ithalat cennetine dönüştürülmüştür. Ülkemiz; Almanya, Fransa, Ukrayna’dan buğday, İngiltere ve Hırvatistan’dan arpa, Gürcistan’dan saman, ABD, Yunanistan, Türkmenistan ve Hindistan’dan pamuk, ABD, Arjantin ve Brezilya’dan mısır, ABD, Vietnam, İtalya ve Tayland’dan pirinç, Etiyopya, Bangladeş, Mısır ve Çin’den kuru fasulye, Kanada’dan nohut ve mercimek, ABD, Bulgaristan’dan kurbanlık koyun, Şili, Uruguay ve Fransa’dan büyükbaş hayvan, Bosna Hersek’ten lop et ithal eden bir ülke haline düşürülmüştür. Öyle ki bugün beş ürün dışında bütün gıda maddeleri ve tarımsal ürünler ithal edilmektedir. Ülke ithalat cennetine dönmüştür. Uzun yıllar devam eden düşük döviz kuru nedeniyle incir, üzüm, kayısı, fındık ve narenciye dışındaki bütün tarımsal ürünler ithal edilmiştir. 16 yıllık AKP döneminde tarım ve gıda için 575 milyar TL ithalat yapıldı buna karşılık tarıma nakit olarak 79 milyar TL destek sağlanmıştır" dedi.

 

'Türkiye gıda krizi yaşayabilir'

 

Türkiye'de son aylarda baş gösteren ekonomik krizin, ülkeyi yakın gelecekte bir gıda krizine sokacağı uyarısında bulunan Değirmenci şunları söyledi:

"Ülkemiz açısından yakın gelecekte yaşanacak en önemli sorun alanı da, şu an yaşanan ekonomik krizin tarım ve gıda üretimine yapacağı olumsuz etki olacaktır. Ağustos 2018 itibariyle kendini daha çok hissettiren ekonomik kriz geçtiğimiz ay itibariyle tüketici enflasyonunu %25’lere, üretici enflasyonunu %50’lere taşımıştır. Artan döviz fiyatlarıyla beraber gübre, mazot, tohum ve zirai ilaçta oluşan yüksek fiyat artışlarını üretici karşılayamayacak ve üretimden vazgeçecektir. Bu durumda ülkemizi önümüzdeki süreçte ciddi anlamda gıda tedariki sorunuyla karşı karşıya getirecektir. Biz meslek örgütü sorumluluğuyla ülkemizde ve tüm dünyada uygulanan neoliberal politikaların insanları mutlu etmediğini ve bir avuç topluluğun gıda üzerinden hegemonya yaratıp, tüm dünyayı sömürdüğünü dün söylemiştik bugün de söylüyoruz. Yukarıda ifade edilenler doğrultusunda açlığın, yokluğun ve yoksulluğun son bulduğu, hakça adil bir paylaşımın olduğu, korkulardan ve kaygılardan uzak, güvenli, sağlıklı, savaşsız, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya özlemiyle mücadelemize devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gökçel, Çeşmeli- Taşucu Otoyol projesinin akıbetini sordu
Gökçel, Çeşmeli- Taşucu Otoyol projesinin akıbetini sordu
Kırmızı et üretimi arttı
Kırmızı et üretimi arttı