Advert

Zam için Ocak'ı beklemeyin

​Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Mersin Şubeler Platformu, memur maaşlarına Ocak ayı beklenmeden, gerçek enflasyon temel alınarak artış yapılmasını talep etti. KESK adına açıklama yapan SES MersinŞube Başkanı Yılmaz Bozkurt, "Kriz yok deniliyor ama bugün maaşlarını alan 3 milyon kamu emekçisi ve 2 milyon kamu emekçisi emeklisi olarak elimize geçen bordrolarımız öyle demiyor. Artan hayat pahalılığı karşısında gittikçe eriyen, daha cebimize girmeden borçlarımıza, kabaran faturalara giden maaşlarımızla ayın sonunu getiremiyoruz" dedi.

Zam için Ocak'ı beklemeyin
Zam için Ocak'ı beklemeyin admin
Bu içerik 401 kez okundu.

HASAN KÜÇÜK

Mersin KESK Şubeler Platformu adına Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Başkanı Yılmaz Bozkurt maaş artışları ile ilgili şube binasında bir basın toplantısı düzenledi.

Ülke olarak zor bir süreçten geçildiğini ifade eden Bozkurt “Yıllardır  uygulanan, ülkeyi enerjiden sanayiye tarımdan gıda ürünlerine kadar her alanda dışa bağımlı hale getiren yeni liberal politikalar sonucu yaşadığımız ekonomik krizin gittikçe derinleşiyor” dedi.

Siyasi iktidarın “kriz miriz yok” dediğini ancak işten çıkarmalar sonucu işsizler ordusunun gün geçtikçe büyüdüğünü ifade eden Bozkurt,

“Borçlarını ödeyemez hale geldiği için iflas eden, konkordato ilan eden firmalara-şirketlere her gün yenileri ekleniyor. Kriz yok deniliyor ama bugün maaşlarını alan 3 milyon kamu emekçisi ve 2 milyon kamu emekçisi emeklisi olarak elimize geçen bordrolarımız öyle demiyor. Artan hayat pahalılığı karşısında gittikçe eriyen, daha cebimize girmeden borçlarımıza, kabaran faturalara giden maaşlarımızla ayın sonunu getiremiyoruz. Zam kasırgası gittikçe şiddetleniyor.

Bebek maması ve bezinden tutun meyve ve sebzeye kadar iğneden ipliğe her şeye ardı ardına yapılan zamlar sürmektedir. Tam da okulların açıldığı dönemde kâğıtta, defterde, kırtasiye ürünlerinde, servis ücretlerinde yapılan artışlar cep yakmaktadır.  Doğalgaz ve elektrik zamları otomatiğe bağlanmıştır. Kış aylarına girmeye hazırlandığımız bir dönemde, hem de döviz kuru kısmen düşmesine rağmen elektriğe ve doğalgaza tekrar zam yapılmıştır. Son zamlarla birlikte konutlarda kullanılan elektrik yılın başından bugüne yüzde 41, doğalgaz ise yüzde 44 zamlanmıştır. Bu fahiş artış oranlarına rağmen Hazine ve Maliye Bakanı “küresel olarak bir değişim süreci olmazsa yılsonuna kadar elektriğe ve doğalgaza zam yapmayacağız “ diyerek halka adeta dalga geçmektedir” şeklinde konuştu.

 

ÇARŞIDA PAZARDAKİ GERÇEK RAKAMLAR TÜİK RAKAMLARINDAN ÇOK DAHA FAZLA

TÜİK tarafından 3 Ekim’de açıklanan rakamlara göre aylık enflasyon yüzde 6.30, yıllık enflasyonun ise yüzde 24.52 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Bozkurt şöyle devam etti: “Hükümet temsilcileri söz konusu rakamların “sürpriz” olduğunu, uzmanların dahi bu derece yüksek enflasyon rakamları beklemediğini açıklıyor. Uzmanları bilmiyoruz, ama asgari ücretliler, işçiler, kamu emekçileri, emekliler için bu rakamlarda ‘sürpriz’ bir durum yoktur. Çünkü çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız yangının TÜİK’in resmi enflasyon rakamlarının çok daha üzerinde olduğunu bu ülkede çocuklar dahi bilmektedir. Yıllık zamlar bir tarafa son bir ay içersinde yaşadığımız zamlar bile hayat pahalılığının ne kadar arttığını göstermektedir. Tüm ücretli kesimler gibi kamu emekçileri de artan hayat pahalılığında gittikçe yoksullaşmaktadır. Toplam 5 milyon kamu emekçisi ve emeklisi yandaş konfederasyon yönetimi ile hükümet arasında imzalanan, hiçbir zaman tutmayan hedeflenen enflasyon rakamlarının esas alındığı satış sözleşmelerinin bedelini ödemeye devam etmektedir. Yandaş konfederasyon yönetiminin son satış sözleşmesinde altına imza attığı rakamlar çoktan pul olmuştur.”

KAMU EMEKÇİLERİNIN SATIN ALMA GÜCÜ ERİDİ

Türk lirasının döviz karşında değer yitirmesinin kamu emekçilerinin satın alma gücünü ciddi şekilde erittiğini vurgulayan Bozkurt

“Örneğin sene başında, 3 bin 250 TL maaş alan bir kamu emekçisinin maaşı enflasyon farkı ve yüzde 4 oranındaki toplu sözleşme zammı sonucunda Temmuz itibari ile 3 bin 664 TL’ye çıkmıştır. Ancak söz konusu kamu emekçisi Ocak-Eylül arası dokuz aylık dönemde döviz kurundaki ortalama artıştan kaynaklı olarak 1.067 ( bin altmış yedi) dolar kayıp yaşamıştır. Kısacası sene başında maaşı 3 bin 250 TL olan bir kamu emekçisi, dolar kurundaki artıştan kaynaklı olarak 9 aylık dönem içinde 2 maaş kayıp yaşamıştır.     Yaşanan hayat pahalılığı karşısında halk çözüm odaklı ve kalıcı bir enflasyonla mücadele politikası beklerken siyasi iktidarın ilk işi TÜİK Başkan Yardımcısını görevden alıp yerine Hazine ve Maliye Bakanı’nın Enerji Bakanlığı döneminden mesai arkadaşını getirmek olmuştur” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz hafta açıklanan “Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı”nın kamuoyunda yaratılan beklentiyi karşılamanın çok uzağında olduğunu vurgulayan Bozkurt şunları söyledi: “Söz konusu program paketinden patronlara yeni vergi iadeleri, krediler, KDV iadesinin kolaylaştırılması gibi müjdeler çıkarken vatandaşlara ise çıka çıka yaşanan gerçek enflasyonun yüzde 50’yi aştığı koşullarda, 80 gün sürecek yüzde 10 indirim kampanyasının yapıldığı firmalardan alış veriş yapma tavsiyesi çıkmıştır. Kısacası siyasi iktidar halkı oyalamaya, yaşanan krizin faturasını emekçilere yıkmaya çalışmaktadır. Yaşanan krizin sorumlusu ücretleri, gerçek enflasyon yerine hiçbir zaman tutmayan hedeflenen enflasyon rakamlarına göre belirlenerek gittikçe yoksullaştırılan, büyümden pay verilmeyen, sendikal hakları teker teker yok edilen asgari ücretliler, işçiler, kamu emekçileri ve emekliler değildir. Dolayısıyla işçilerin, emekçilerin bu krizi yaratanlara bir borcu yoktur. Tam tersine yıllardır yaşadığı kayıplardan kaynaklı alacağı vardır.”

MAAŞLARIMIZA HEMEN ARTIŞ YAPILMALI

Maaşlarına Ocak ayı beklenmeden yaşanan gerçek enflasyon temel alınarak hemen artış yapılmasını talep eden Bozkurt diğer taleplerini ise şu şekilde dile getirdi: “Sadece bu yıl değil, yıllardır yandaş konfederasyonun altına imza attığı satış sözleşmeleri ile sonucunda yaşadığımız kayıpların telafi edilmeli. Elektrik, doğalgaz, akaryakıt, ekmek gibi temel ihtiyaç mallarına yapılan zamlar geri alınmalı ve zam yapılmamalı. Kamu emekçilerinin iş güvencesini ortadan kaldırmayı hedefleyen saldırılara son verilmeli. Sadece yaşadığımız gerçek enflasyon değil, bir ay önce açıklanan Yeni Ekonomi Programında (YEP) yer verilen 2018 yılı için yüzde 20.8,  2019 yılı için yüzde 15.9 enflasyon hedefleri bile yandaş konfederasyon yönetiminin altına imza attığı son satış sözleşmesinin çoktan hükmünü yitirdiğini ispatlamaktadır. Bu nedenle kamu emekçilerinin temel sorunlarının çözülmesi için bütçe döneminden önce gerçek bir toplu sözleşme yapılmasını istiyoruz.”

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gökçel, Çeşmeli- Taşucu Otoyol projesinin akıbetini sordu
Gökçel, Çeşmeli- Taşucu Otoyol projesinin akıbetini sordu
Kırmızı et üretimi arttı
Kırmızı et üretimi arttı