Advert

‘Başarılı politikalar her bölgede aynı etkiyi göstermeyebilir’

​Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Komiteleri Kampta organizasyonu kapsamında ODTÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan Erdil, son dönemlerin en çok öne çıkan kavramı ‘Akıllı Uzmanlaşma’ konusunda sunum yaptı. Akıllı uzmanlaşmanın ne demek olduğunu anlatan, nasıl doğduğunu ve neleri getirdiğini özetleyen Erdil, katılımcılara neler yapılması gerektiği hakkında bilgi verdi.

 ‘Başarılı politikalar her bölgede aynı etkiyi göstermeyebilir’
 ‘Başarılı politikalar her bölgede aynı etkiyi göstermeyebilir’ admin
Bu içerik 151 kez okundu.

MTSO’nun internet sitesinde yer alan habere göre, akıllı uzmanlaşmanın bilgi ve iletişim teknolojilerini merkezinde tutan, inovasyon ve yüksek teknolojili sektörlerin önemine dikkat çeken, bilgi akışını üst düzeye çıkaran ve bilginin yayılmasına önem veren, bölgenin kendisine has özelliklerini tanımlayan bir uzmanlaşma olduğunu açıklayan Erdil, bu uzmanlaşma yönteminin detaylarını ise şöyle anlattı:

“Akıllı uzmanlaşmanın söylediklerine göre inovasyon ve yüksek teknolojiyi mutlaka çalışmaya dahil edin. Bir bilgi akışı mutlaka olsun. Tüm paydaşlar bilgiyi paylaşsın. Bölgesel ve küresel perspektiften olaylara bakılsın. Küresel dünyadan kopmadan bölgesel rekabet edebilmek önemli.”

Son 10 yıldır bölgesel inovasyon kavramının konuşulduğunu ve bu kavramın günümüzde akıllı uzmanlaşma kavramına evrildiğini bildiren Prof. Dr. Erdil, “Bu kavram AB merkezli bir kavram olarak ortaya çıktı. Parçalı bir yapıya sahip olan AB’de bölgeler arası farkları azaltmak adına geliştirilmiş bir kavramdı ancak içinde bazı handikapları var. Bölgelerin başarılı uygulamalarını örnek alma yoluna gidiliyor ve bu bir sorun. Çünkü bölgeler kendi özgünlükleriyle hareket etmek yerine başarılı olmuş politikaları transfer yoluna gidiyor. Ancak bir bölgede başarılı olan bir politika bir başka bölgede aynı etkiyi vermiyor. Çünkü bölgelerin kültürleri, iş yapma biçimleri farklı. Akıllı uzmanlaşma da böyle oluşuyor. Bölgelerin kendisine has özelliklerini tanımlaması ihtiyacından” dedi.

AVRUPA ABD VE UZAKDOĞU İLE ARASINDAKİ FARKI KAPAMAYA BAŞLADI

Akıllı uzmanlaşmanın bilgi ve iletişim teknolojilerini merkezine aldığını ancak bunun da yeterli olmadığını kaydeden Erdil, pazarlama ve tasarımın da önemini vurgulayarak, “Çok farklı bir limonata ürettiniz ama eğer iyi bir ambalajınız yoksa, iyi pazarlama yapamıyorsanız bunu satamazsınız” dedi.

Son 10 yıldır gelişen politikalar sayesinde Avrupa ile Amerika ve Uzakdoğu arasındaki farkların kapanmaya başladığını anlatan Erdil, bunun bilgi ve yeniliğe dayalı akıllı büyüme, akıllı uzmanlaşma üzerinden sağlanan büyümeye verilen önemle gerçekleştiğini söyledi. Aynı zamanda etkin kaynak kullanımı daha yeşil ve rekabetçi bir sorumlu büyümeye önem verildiğini belirten Erdil, “Yüksek istihdamı teşvik eden kapsayıcı eşitlikçi bir büyüme hakim. Toplumun tüm kesimlerinin büyümeden pay almasını sağlamayı hedef olarak belirliyorlar” dedi.

“TÜM POLİTİKALAR BİR ARADA DEĞERLENDİRİLMELİ”

Ardından Türkiye’de yapılan örnekler hakkında bilgi veren Erkan Erdil, Ankara Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen çalışmanın detayları hakkında bilgi verdi. “Ancak bizim ulusal araştırma ve yenilikçilik sistemimizin bir takım handikapları var” diyen Erdil, Türkiye’nin Avrupa yenilik göstergesinde düşük performans gösteren ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Erdil, bu sorunun çözümü için yapılması gerekenleri ise şöyle anlattı:

“Üniversitelerde yapılan araştırmaların ticarileştirilmesi teşvik edilmeli. Yenilikçi ve yüksek büyüme potansiyeli içeren başlangıç firmalarının sayısı artırılmalı. Özel sektör firmalarının yenilik ve ar-ge yetenekleri artırılmalı.  Finansmana erişime yönelik stratejik yaklaşımlara odaklanılmalı. Araştırma personelinin sayısı ve niteliği artırılmalı.”

Bir tek hazırlanacak sanayi be yenilik politikası ile sorunların çözümlenemeyeceğini, bölgeler arasındaki farkın ortada kalkmayacağını da anlatan Erdil, sorunun çözümü için eğitim, işgücü, tarım politikası gibi farklı politikaların birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Risklerin planlanması gerektiğini, ölçülebilir hedefler konulması gerektiğini dile getiren Erdil, “İzleme ve değerlendirme yapamadığımız için veriye dayalı politika da yapamıyoruz. Bilgi temelli hizmetlere ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Kaynakların sınırsızmışçasına harcanmaması gerektiğini de vurgulayan Erdil, “Bizim en büyük başarımız durumu iyi analiz edebiliyoruz, durum tespitiyle hastalıklarımızı biliyoruz ama devamını getiremiyoruz” dedi.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gökçel, Çeşmeli- Taşucu Otoyol projesinin akıbetini sordu
Gökçel, Çeşmeli- Taşucu Otoyol projesinin akıbetini sordu
Kırmızı et üretimi arttı
Kırmızı et üretimi arttı