Soli’nin hazinesi Adana’da değil Mersin'de sergilenmeli

Soli antik kenti kazılarını yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Remzi Yağcı, 2018 kazılarının çok verimli geçtiğini belirtti. Bu yıl kazılarda bin 700 yıllık bir büst bulduklarını ifade eden Yağcı, “Çok eşsiz ve değerli bir büst. Mersinliler bu açıdan çok şanslılar. Dünya çapında bir eser. Daha önce de bölgede rahip heykeli bulduk ancak bu eser Mersin Müzesi’nde değil de Adana Müzesi'nde sergileniyor. Bu eserin de biran önce oradan alınıp Mersin Müzesi’ne getirilmesi lazım. Soli'nin hazinesi Adana'da değil, Mersin'de sergilenmeli” ifadelerini kullandı.

Soli’nin hazinesi Adana’da değil Mersin'de sergilenmeli
Soli’nin hazinesi Adana’da değil Mersin'de sergilenmeli admin
Bu içerik 274 kez okundu.

HASAN KÜÇÜK

Soli Kazı Heyeti Başkanı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Remzi Yağcı bu yıl 23’üncüsü gerçekleştirilen Mersin Arkeoloji Günleri’ne katıldı. Yağcı,  2018 yılında Soli’de  gerçekleştirilen kazı çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdi.  Antik liman kenti SoliPompeiopolis’in Mersin’e 11 kilometre uzaklıkta ve Ovalık Kilikia’nın batı sınırında yer aldığını anlatan Prof. Dr. Yağcı,  Soli’nin erken tarihi ile ilgili bilinenler azdır ancak Soli’de bulunduğu düşünülen, Orta Tunç Çağı’na tarihlenen mühür ve silahlar Berlin StaatlichenMuseen’de sergilenmektedir” dedi. Antik kaynaklara göre, Soli’nin İ.Ö. 8. yüzyılda bir Rhodos-Lindos kolonisi olduğunu ifade eden Yağcı “Soli, Doğu Akdeniz ticaretinin önemli limanlarından birisiydi. I.Ö 6. yüzyıl ortalarından I.Ö 4. yüzyıla, Büyük İskender’in seferine kadar, diğer Anadolu kentleri gibi Pers egemenliği altındayken kendi parasını basması, özerk konumunun önemli bir göstergesi” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Yağcı, Soli’nin en parlak çağını Hellenistik dönemde Seleukos egemenliği sırasında yaşadığını vurgulayarak, Soli’nin tarihi hakkında bilgi verdi.

Soli antik kentinden günümüze kalanların üç bölümde incelenebildiğini anlatan Yağcı, Antik Dönemde toplam 200 sütundan oluşan Sütunlu Cadde’den günümüze doğu dizisinde 29, batı dizisinde ise 4 olmak üzere toplam 33 sütunun kaldığını söyledi. Sütun başlıklarının bazıları tanrı figürleriyle süslü olduğunu hatırlatan Yağcı, bu sütun başlıklarından bazılarının Sütunlu Cadde’de kazı çalışmaları sırasında bulunan heykellerle birlikte Mersin Arkeoloji Müzesi’nde sergilendiğini kaydetti.

KAZIDA SONA YAKLAŞIYORUZ

Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından yürütülen, Kültür Bakanlığı ve Mezitli Belediyesi tarafından desteklenen kazıların, Soli kentinin tarihinde yeni bir dönem açacağını ifade eden Prof. Dr. Yağcı, sütunlu caddeyi tamamen temizleyip Roma dönemini arkeolojik olarak ortaya çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Kazıda sona yaklaştıklarını belirten ifade eden Yağcı şöyle devam etti: “Ödenek sıkıntısı nedeniyle fazla hızlı ilerleyemediğimiz bu seneki kazılar ancak sonuç itibariyle çok verimli geçti. Bu yıl 300 metrekare alanda kazı yaptık. Bölgede bulunan tarihi eserlerde görünürde tahribat yok ama görünmeyen yerlerde çok büyük tahribatlar var. Mevzuat boşlukları nedeniyle kazı alanı çarpık yerleşmenin içerisinde kalmış.  Eğer Fransız kartpostalları olmazsa biz kazı alanının tam olarak nereye kadar uzandığını göremezdik.”

ADANA’DA SERGİLENEN RAHİP HEYKELİ MERSİN’E GETİRİLMELİ

“Kazılarda epey ilerledik. 20 yıl içerisinde bayağı bir ilerleme sağladık. Çok yavaş çalışıyoruz çünkü çok titiz bir çalışma sürdürmemiz gerekir” diyen Yağcı şunları söyledi: “Sütunlu cadde sadece görünenle kalan bir bölüm değil. Aslında çok daha büyük bir alanı kaplıyor. Bir şehrin ana caddesini düşünün aynı onun gibi. Şuanda halen Roma katlarında çalışmamızı sürdürüyoruz ve henüz Helenistik katlara inemedik. Bu yıl kazılarda bin 700 yıllık bir büst bulduk. Sütunlu cadde bu tarz eserler açısından çok zengin bir bölge. Çok eşsiz ve değerli bir büst. Mersinliler bu açıdan çok şanslılar. Daha önce de bölgede rahip heykeli bulduk ancak bu eser Mersin Müzesi’nde değil de Adana Müzesi'nde sergileniyor. Bu eserin de biran önce oradan alınıp Mersin Müzesi’ne getirilmesi lazım. Dünya çapında bir eser. Stil olarak ikinci yüzyılın sonu üçüncü yüzyılın başı olarak tarihlenebilir. İmparator demek için erken ama özel bir kişiye ait olabilir. Bir komutan veya toplumun ileri gelen bir şahsına ait olabilir. İşçilik yönünden dünyada sayılı bir eser. Dünyada sayılı örneklerden. Hemen yüzeyin altında çıktı. Sıkıştırılmış dolgu toprağın altından çıktı. Daha önce bilerek gömüldüğü anlaşılıyor.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
230 bin liralık çay faturası!
230 bin liralık çay faturası!
Şehit Şahin’in ismi Yeni Mahalle’de yaşayacak
Şehit Şahin’in ismi Yeni Mahalle’de yaşayacak