Advert
Advert

Baro'dan Medeni Kanun açıklaması

Mersin Baro Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, Medeni Kanun’un kabul edilişinin 92. yıldönümü nedeniyle yayımladığı yazılı mesajında, Medeni Kanun’un 20. yüzyılın en büyük hukuk devrimi olduğunun altını çizerek; kadınlara devrim niteliğinde haklar ile siyaset, eğitim ve hukuk başta olmak üzere birçok alanda köklü değişiklikler getirdiğini belirtti. Yeşilboğaz açıklamasında, “Ancak son yıllarda 92 yıl öncesine dönülmek istenerek, dinsel hukuk düzenine dönüş için adımlar atılmaktadır” dedi.

Baro'dan Medeni Kanun açıklaması
Baro'dan Medeni Kanun açıklaması admin
Bu içerik 206 kez okundu.

Açıklamasında, Medeni Kanun’un dinsel hukuk düzeninden anayasal ve laik hukuk düzenine geçişin belgesi olduğuna vurgu yapan Mersin Baro Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, “Hukuk devrimi denilince ilk akla gelen 4 Ekim 1926 yılında yürürlüğe giren 743 sayılı Medeni Kanundur. Hukuk devriminin ve laik hukukun simgesi olan Medeni Kanun’un TBMM'de kabul edilerek yürürlüğe girmesinin 92. yıl dönümünü yaşamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Medeni Kanun, Atatürk devrimlerinin temeli olan dinsel hukuk düzeninden anayasal ve laik hukuk düzenine geçişin belgesidir, çağdaş uygarlık yolundaki en önemli adımlardan birisidir. Medeni Kanun 1 Ocak 2002’de ise değiştirilmiş şekliyle yürürlüğe girerek,  4721 sayılı Türk Medeni Kanunu adını almıştır.

Avrupa devletlerinde modern hukuk kuralları uygulanırken, Osmanlı Devleti’nde Tanzimat Dönemi’nde dini ve örf kurallarına dayalı “mecelle” adı verilen kanun hazırlanmıştı. Osmanlı Devleti’nde hukuk kuralları din kurallarına ve örfe dayanıyordu. Yani o zamanlar din ve hukuk birbirinden ayrılmamıştı.  Hukukta birlik yoktu. Laik devlet görüşü ile bağdaşmıyordu.  Mecelle, toplumun ihtiyaçlarına cevap veremediği için Türk devletinin çağdaş bir hukuk yapısına ihtiyaç duyduğu anlaşılmıştı. Türk devleti ve hukuk sisteminin laikleşmesi için yeni bir medeni kanunun hazırlanması zaman alacaktı. O nedenle Fransız, Alman, Avusturya ve İsviçre medeni kanunları incelendi ve İsviçre Medeni Kanunu'nun aynen alınmasına karar verildi. Böylece Medeni Kanun hazırlanarak 4 Ekim 1926’da yürürlüğe girdi. İsviçre Medeni Kanun’un tercih edilmesinin başlıca nedenleri; modern görüşlerle hazırlanmış olması, Atatürk’ün en başta gerçekleştirmeyi istediği kadın-erkek eşitliğine önem vermesi, aile hukukunun bu ilkeye ağırlık verecek biçimde işlemiş olmasıdır. Atatürk devrimlerinin temel felsefesine en uygun yasalar İsviçre Medeni Kanunudur” ifadesini kullandı.

“MEDENİ KANUN, KADINLARA DEVRİM NİTELİĞİNDE HAKLAR GETİRMİŞTİR”

Medeni Kanun’un toplumsal düzende çok önemli bir yere sahip olduğunu belirten Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, “Medeni Kanun bir devrimdir. Bireyin, kadının yok sayıldığı Osmanlı yönetim biçimine son veren Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, Medeni Kanun ile birlikte hukuk devriminin temelini oluşturmuştur. Devrim niteliğinde olan; akla ve bilime dayalı, laik, çağdaş, kadın-erkek arasında ekonomik ve sosyal eşitliğine dayanan Medeni Kanun; kadınlar, siyaset, eğitim, hukuk başta olmak üzere birçok alanda köklü değişiklikler getirmiştir.  20. yüzyılın en büyük hukuk devrimi olan Medeni Kanun, kadınlara devrim niteliğinde haklar getirmiştir. Örneğin; kadın ve erkek eşit haklara sahip olmuş, yasalar önünde eşit hale gelmiştir. Kadına boşanma hakkı tanınmış, tek eşle evlilik kuralı getirilmiş, evlenme akdinin laik bir yapıya kavuşturulmuştur. Kadınlar miras hakkına sahip olmuştur. Resmi nikâh kadın haklarının güvencesi olmuştur. Erkeğin ‘Boş Ol’ demesiyle boşanma yerine, kanunda yazılı sebeplere dayanarak hâkim kararıyla boşanma hakkı getirilmiştir. Bunların dışında kadınlara istediği mesleğe girme hakkı tanınmış, mahkemelerdeki şahitlikte kadın erkek eşitliği getirilmiştir. Medeni Kanunla birlikte Türk kadınlarına siyasal haklar verildi. Örneğin; 3 Nisan 1930 yılında belediye seçimlerine, 26 Ekim 1933 yılında muhtarlık seçimlerine, 5 Aralık 1934’de milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı. Medeni Kanun ile birlikte Türk kadınları, birçok Avrupa ülkesindeki kadınlardan daha önce siyasi haklar elde etmişlerdir. Medeni Kanunun kabulü ile birlikte, çocukların kız ve erkek ayrımı yapılmadan mirastan eşit ölçüde faydalanmasının önü açılmıştır. Çocukların iyi yetişmesi için ana ve babaya yükümlülükler getirilmiştir. Türk kadını medeni haklarına, toplumun temeli olan aile kurumu da gerçek niteliklerine kavuşmuştur” şeklinde konuştu.

“92 YIL ÖNCESİNE DÖNÜLMEK İSTENİYOR”

Medeni Kanun’un kabulünün, eşitlik ve özgürlük yolunda atılmış en önemli adım olduğuna vurgu yapan Mersin Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, “Medeni Kanun, laik hukuk sisteminin somut göstergesidir, Türk Hukuk Devriminin simgesidir. Kadının birey olarak, bir vatandaş olarak haklarının korunduğunun belgesidir, bir uygarlık anıtıdır. Ancak son yıllarda 92 yıl öncesine dönülmek istenerek, dinsel hukuk düzenine dönüş için adımlar atılmaktadır. Medeni kanun yürürlükte olmasına rağmen günümüzde çocuk yaşta evlilikler, çocuk istismarı, kadına şiddet ve dini evliliklere teşvik maalesef artmaktadır. Bu durum ülkemizde gündemden düşmüyorsa, Medeni Kanunun getirdikleri hayata yeterince geçirilemiyor demektir. Örneğin müftüye resmi nikâh yetkisi vermek, Medeni Kanun ve laik hukuk kurallarından vazgeçmek demektir. Cumhuriyete, demokrasiye ve Büyük Atatürk’e çok şeyler borçluyuz. Şimdi o borçları ödeme sırası bizlerde. 92 yıl önce Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ile elde etmiş olduğumuz bu kazanılmış haklarımıza sahip çıkılmalı ve hayata geçirilmesi için mücadele edilmelidir. Biz avukatlar var olduğumuz sürece haklarımızı yok saymak isteyen tüm sistemlere karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. Ülkemizin içinde bulunduğu zor şartlar altında hassas ve zor görevlerimizi, özveriyle sürdürmeye devam edeceğiz. Hukukumuzun yozlaşmasının ve yozlaştırılmasının karşısında sessiz ve seyirci kalmamalıyız. Devrimlerle değiştirilmesi gereken ilk öğe hukuk sistemidir. Aksi takdirde aydınlanmadan, çağdaşlaşmadan, adaletin yerini bulmasından söz edemeyiz. Hukukun doğru ve adaletli işlemediği toplumlarda isyan olur, terör olur. Bu nedenle yargının üç sacayağından olan hâkimlerimiz ve savcılarımız da, biz avukatlar gibi hukukun üstünlüğünü inşa etmek için mücadele etmelidir.Medeni Kanun’un kabul edilişinin yıl dönümünü bu düşüncelerle kutlarken, bu kanunun hazırlanışında ve yasalaşmasında büyük emeği olan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ ü minnetle ve rahmetle anıyorum” diye konuştu.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Meski’den su kesintisi uyarısı
Meski’den su kesintisi uyarısı
Yeşilboğaz: Basmakalıp Hukukçular Yetişmemeli
Yeşilboğaz: Basmakalıp Hukukçular Yetişmemeli