'İmar barışı' kentler için tehdit

Mimar Odası, Dünya Mimarlar Günü'nde, kentlerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti

'İmar barışı' kentler için tehdit
'İmar barışı' kentler için tehdit admin
Bu içerik 201 kez okundu.

HASAN KÜÇÜK

 

Mimarlar Odası Mersin Şube Başkanı Ömer Sakar, İmar Barışı uygulamasını kentlerin geleceği için tehdit olarak gördüklerini söyledi. Sakar,  "Barış adı altında, kentlerimizin kıyıları, sit alanları, orman alanları, tarım arazileri, meraları büyük bir saldırı ile karşı karşıya bırakılmış ve kentlerimiz üzerindeki baskı ve tehditlerin artmasına geniş bir zemin hazırlanmıştır. Kaçak yapılar yasal hale getirilmekte ve devlet eli ile plansız ve uygun olmayan yapılanmalar teşvik edilmektedir" dedi. Ömer Sakar, 'imar barışının' toplumda adalet anlayışını zedelediğini, yasadışılığı kent mekanında meşrulaştırdığını da iddia etti.

 

Mimarlar Odası Mersin Şubesi, Dünya Mimarlık Günü dolayısıyla oda binası önünde bir açıklama ve ardından kokteyl gerçekleştirdi.

Burada açıklamalarda bulunan Mimarlar Odası Mersin Şube Başkanı Ömer Sakar, Mimarlar Odası'nın,  kuruluşundan beri “Toplum Hizmetinde Mimarlık” ilkesiyle çalıştığını söyledi.

Mimarlar Odası olarak, daha iyi bir dünya için kimi sorunlara ve mimarlığın sorumluluklarına vurgu yapmak istediklerini söyleyen Ömer Sakar,  "Tüm dünyada uygarlıklar, yapılı, doğal ve kültürel çevrenin geleceği; iklim değişikliği, çevre sorunları, savaş ve çatışma, sömürü, açlık, yoksulluk, eşitsizlik ve ayrımcılık gibi nedenlerle tehdit altındadır. Dünya genelinde sağlıksız kentleşme, çevre sorunları, afetler, savaşlar vb nedenlerle son 10 yılda 257,7 milyon kişi göç etmek zorunda bırakılmıştır. Her yıl 5,6 milyon insan yaşam çevrelerini terk etmektedir. Sadece Suriye’deki savaş nedeniyle ülkemize 4 milyondan fazla sığınmacı yerleşmiştir" dedi.

 

'DEVLET ELİYLE PLANSIZ YAPILAR TEŞVİK EDİLİYOR'

 

Dünya Mimarlık Günü'nün bu yıl  “Mimarlık. Daha iyi bir dünya için” teması ile kutlandığını ifade eden Ömer Sakar, "Dünya Mimarlar Günü'nde ülkemizde 'İmar Barışı' adı ile üstü örtülmeye çalışılsa da, toplumumuzda adalet anlayışını zedeleyen, kent hakkı ve toplumsal adalet kavramlarını yerle bir eden, planlama kavramının önemine inanmayan ve toplumun her alanda süregelen yasadışılığı bu kez kent mekanında meşrulaştıran bir anlayış ile kentlerin geleceğe sağlıklı, güvenli, yasal ve nitelikli bir şekilde hazırlanması engellenmektedir. Barış adı altında, kentlerimizin kıyıları, sit alanları, orman alanları, tarım arazileri, meraları büyük bir saldırı ile karşı karşıya bırakılmış ve kentlerimiz üzerindeki baskı ve tehditlerin artmasına geniş bir zemin hazırlanmıştır. Kaçak yapılar yasal hale getirilmekte ve devlet eli ile plansız ve uygun olmayan yapılanmalar teşvik edilmektedir" ifadelerini kullandı.

 

'KISA ZAMANDA ÇOK SAYIDA YAPI ÜRET BASKISI ALTINDAYIZ'

 

Türkiye'nin ve bölge ülkelerinin -mimarlık ve sanatın kültürel ve tarihi zenginliklerinin birer parçası olduğuna işaret eden Ömer Sakar sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anadolu, antik uygarlıkların kesişimi olan noktada, binlerce yıllık kültürel birikimi geleceğe aktarmış ve insanlık tarihine büyük katkılar sağlamıştır. Yaşadığımız bu topraklarda insanlığın ortak mirası olan doğal, kültürel, tarihsel varlıklar ve uygarlık değerleri tahrip edilmekte, toplumsal belleğin vazgeçilmez bileşeni olan kentsel hafıza ve yapılı çevre yok edilmekte, dayanışma yerine ayrışma ve yabancılaşma öne çıkarılmaktadır. Sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkını engelleyen; yapılı çevreyi, tarihi ve doğal dokuyu tahrip eden ve kültürel değerleri yozlaştıran politikalar yakın dönem merkezi ve yerel yönetim uygulamalarının temelini oluşturmaktadır. Bu politikaların önünde engel olarak görülen nitelikli mimarlık ve planlama hizmetleri ise, kısa zamanda ve çok sayıda yapı üretilmesi baskısıyla önemsizleştirilmekte, mesleki haklar kısıtlanmaktadır. Bütün yerleşmelerin fiziksel ortamını oluşturan yapı üretimi ve mekân tasarımı etkinliği olan mimarlık; yalnızca 'üretim süreci' ile sınırlı değil, aynı zamanda taşıdığı toplumsal sorumluluk nedeniyle evrensel değerleri bağlamında insancıl ve yaşam hakkına saygılıdır. Mimarlar Odası olarak; eşitliğe dayalı, temel insan hak ve özgürlüklerinin tanınmasında hiçbir ayrım, mahrumiyet ve kısıtlamanın yaşanmadığı sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkının korunması konusundaki sorumluluğumuzu yerine getirmek üzere mesleki deneyim, birikim ve bilgimizi daha iyi bir dünya için kullanmaya kararlıyız. Dünyamızın, bölgemizin, ülkemizin, kentlerimizin, mesleğimizin ve yaşama hakkımızın tehdit altında olduğu bu zorlu dönemde, meslektaşlarımızı dayanışmamızı güçlendirmeye çağırıyor; bu vesileyle bütün mimarların ve yurttaşlarımızın Dünya Mimarlık Günü’nü kutluyoruz."

 

 

 

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
230 bin liralık çay faturası!
230 bin liralık çay faturası!
Şehit Şahin’in ismi Yeni Mahalle’de yaşayacak
Şehit Şahin’in ismi Yeni Mahalle’de yaşayacak