Advert
Advert

'2019'da kıtlık yaşayabiliriz'

HDP Mersin Milletvekili ve TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Rıdvan Turan, "Yüksek fiyatlar nedeniyle çifti gübre ve tohum talep etmiyor. Çiftçiler artık üretim yapmaktan vazgeçiyor. Bu gidişle 2019 yılında tüm ülkeyi saran çok ciddi bir kıtlıkla karşı karşıya kalabiliriz. Bu mukadderat değildir, yanlış politikalarının ülkeyi getirdiği yerdir" dedi.

'2019'da kıtlık yaşayabiliriz'
'2019'da kıtlık yaşayabiliriz' admin
Bu içerik 599 kez okundu.

HDP Mersin Milletvekili ve TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Rıdvan Turan, Mersin Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlediği basın toplantısında, gıda fiyatlarındaki artışı ve tarımsal üretimdeki riskleri değerlendirdi, gelecek yıl için gıda kıtlığı uyarısında bulundu.

Rıdvan Turan,  "Gıda maddelerinde hızla artan fiyatlar, halkımızın sağlıklı yaşayabilmesi için en fazla ihtiyaç duyduğu temel tüketim maddelerinden uzak kalması anlamına geliyor. Toplumda yoksulluk giderek artıyor. 1600 lira asgari ücretle geçinmeye çalışan bir aile, temel ihtiyaçları bir yana insani ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldi. Sayıştay raporlarına göre Saray’ın bir günlük harcaması 1.8 milyon lira. Örtülüğü ödeneği bilmiyoruz bile Cumhurbaşkanının maaşı 53 milyon civarında. İşçinin ise bir günlük harcaması 60-65 lira arasında cereyan ediyor" dedi.

 

'TARIM TOPRAKLARINA BETON DÖKÜYORUZ'

 

AKP'nin 1980'lerde başlayan serbest piyasacılık zihniyetini daha farklı uygulamalarla sürdürdüğünü ifade eden Turan, " Her yere beton dikme zihniyeti nedeniyle Türkiye tarım topraklarının yüzde 10’unu AKP iktidarı döneminde kaybetti. Tarım topraklarının değerli olduğu bir yerde, ülkemizin tarım topraklarına beton dökmüş durumdayız. Bu tarımsal üretimin azalmasına, fiyatların ise artmasına neden olan unsurlardan bir tanesi" diye konuştu.

 

'ÇİFTÇİ MALİYET ARTIŞINI HENÜZ YANSITMADI'

 

Tarımda maliyet baskısının giderek arttığına işaret eden Rıdvan Turan, " Gıda maddelerinin fiyatı hızla artıyor ama bu olacakların yanında denizde damla bile değil. Şu andaki fiyat artışının sebebi üreticinin artan maliyeti fiyatlara yansıtması değildir. Şu anda fiyat artışının asıl sebebi nakliye, ambalaj gibi sektörlerin zam yapmasıdır. Bir yılda pirinç fiyatı yüzde 22,4 artarken, ekmek ortalama yüzde 17,5 zamlanmış durumda. Süt ürünlerinde fiyat yüzde 20 artarken, yumurta yüzde 58, salça fiyatları yüzde 70, tavuk eti yüzde 31 ve domates fiyatı bir yılda yüzde 85’ten fazla zamlandı. Et ve sütte tehlike daha fazla. Çünkü dışarıdan canlı hayvan alma politikaları hayvancılığı bitme noktasına getirirken, fiyatların yükselmesine neden oluyor" dedi.

 

'CİDDİ BİR KITLIKLA KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ'

 

Tarım alanında yapılan desteklemelerin yıllar içinde azalması nedeniyle Türkiye'de çiftçinin şu anda uluslararası tarım şirketlerin saldırganlığına açık durumda olduğunu ifade eden Rıdvan Turan, sözlerini sürdürdü: 

"Üretebildiğiniz oranda muhatap alınırsınız. Tarımsal üretimi elinde bulunduran 2-3 şirket elini ülkenizin içine sokar ve tarım sektörünü istediği gibi yönetir. Fiyatları yükseltir, girdileri arttırır. Dış mihraklara tarımda fiyatı arttırıyor deniyor. Ülkesinin tarımına destek vermeyen, dışarıdan canlı hayvan, buğday alan ülkeler yerli üretimin yok olmasına neden olur. Yüksek fiyatlara nedeniyle çifti gübre ve tohum talep etmiyor.  Çiftçiler artık üretim yapmaktan vazgeçiyor. 2019 yılında tüm ülkeyi saran çok ciddi bir kıtlıkla karşı karşıya kalabiliriz. Bu mukadderat değildir, yanlış politikalarının ülkeyi getirdiği yerdir. Yıl sonuna kadar 800 ton buğday, 300 TIR et ithalatı yapılacak.  Dünyada iklimsel nedenlerle buğday üretiminde 45 milyon ton azalma meydana geldi. Bu da dolayısıyla buğday fiyatlarını yükseltti. Ama bizde doların yükselmesi ve üretimin olmaması nedeniyle bu fiyatlanma daha da artmakta. Bizde elimizi Rusya’ya açtık.  Toprak Mahsulleri Ofisi 2018 buğday alımını bin 50 lira olarak açıklamıştı. Üreticiler buğdayın tonunu 850-900 liraya satmış durumda. Bunu da alanlar stokçular. Ancak şimdi 1550 liraya Rusya’dan buğday alacaklar.  Her fırsatta yerli ve milliyiz diyenler, kendi çiftçilerine buğday için 850 lira verirken, Rusya'ya 1500 lira veriyor. Türkiye'de un sanayi de dışarıya bağımlı hale geldi. Rusya'dan buğday ithal edeceğiz, un fabrikalarını bunu işleyip un yapacak. Ama başkasının üretimiyle plan yapamazsınız. Rusya şu an buğday ihracatını durdurmaya gitti. Dolayısıyla Türkiye’deki un fabrikaları da bu plansızlıktan dolayı çalışamaz hale geldi. Yumurtadan, domatese, biberden patlıcana kadar bütün tarımsal ürünlerde aynı şey yaşanıyor. Bunlar fıtrat değil. Yanlış politikaların bir sonucudur."

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akkuyu NGS ikinci ünitesi için sınırlı çalışma izni verdi
Akkuyu NGS ikinci ünitesi için sınırlı çalışma izni verdi
Şehidin kardeşi Ertunç Verdi:  Altuğ,bizim için  kahramandı
Şehidin kardeşi Ertunç Verdi: Altuğ,bizim için kahramandı