Advert
Advert

'Yatırımlar taşa toprağa yatırıldı'

​CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmede bulundu. Türkiye’de rekabet edecek ürünlere yatırım yapılmadığını son 10 yılda taşa, toprağa, çimentoya yatırım yapıldığını belirten Gökçel, Ekonomik krizde dış güçlerin etkisinin olduğunu ancak sadece inşaat sektörüyle ekonominin çarkının dönmeyeceğini söyledi. Ekonomik krizin en çok dar gelirlileri vurduğunu kaydeden Gökçel, asgari ücretlinin ve çalışanların maaşlarında düzenleme yapılmasını gerektiğini söyledi.

'Yatırımlar taşa toprağa yatırıldı'
'Yatırımlar taşa toprağa yatırıldı' admin
Bu içerik 497 kez okundu.

HASAN KÜÇÜK

-CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, partisinin Akdeniz İlçe Başkanı Mustafa Sekendur’u ziyaret etti. Burada bir açıklama yapan Gökçel, CHP olarak uygulanan ekonomik politikaların bu ülkenin yararına olmadığını, ülkenin ekonomik refahının, sosyal yaşantısının aslında bundan olumsuz etkileneceğini defalarca söylediklerini belirtti. İktidarın muhalefetin  uyarılarınakulak tıkanarak dikkate alınmadığını ifade eden Gökçel, Ekonomik krizde dış güçlerin etkisinin olduğunu ancak Sadece inşaat sektörüyle ekonominin çarkının dönmeyeceğini söyledi. Ekonomik krizin en çok dar gelirlileri vurduğunu kaydeden Gökçel,asgari ücretlinin ve çalışanların maaşlarında düzenleme yapılmasını istedi.  Gökçel, “2002’den beri ülkede uyguladığımız politikalarla onlara bu imkanları biz verdik. Biz o finans çevrelerinden ne kadar borç para buldu isek bu ülkeye döviz bazında getirdik. Uyguladığımız ekonomik politikalarla taşa toprağa yatırdık. Katma değer üretemedik. Borçlarımız arttı. Taksitlerin ödenecek ortamı ortadan kalktı. Bugün yaşadığımız sıkıntı bundan kaynaklanıyor” dedi.

DIŞ GÜÇLERE İMKANLARI BİZ VERDİK

“Ekonomik krizin nedenleri belli idi. Dış güçlerin bizim bu duruma düşmemizde etkileri vardı ama bunu zorla yapmadılar” diyen Gökçel, “2002’den beri ülkede uyguladığımız politikalarla  onlara bu imkanları verdik. Biz o finans çevrelerinden ne kadar borç para buldu isek ülkeye döviz bazında getirdik. Uyguladığımız ekonomik politikalarla taşa toprağa yatırdık. Katma değer üretemedik. İhracatı artırıp o ithalatla ihracat arasındaki olumsuz dengeyi bir türlü bozamadık. Buda nihayetinde borçlarımızın artmasına, aldığımız borçların taksidinin de ödenecek bir ortamının ortadan kalkmasına neden oldu.” şeklinde konuştu.

Ülkenin özel sektör dahil 458 milyar dolar dış borcunun bulunduğunu hatırlatan Gökçel, “Şu anda da bir yıl içinde 230 milyar dolar seviyesinde vadesi gelmiş ödenmesi gereken borç var. Siz bu borcu ödemekte zorlanınca tekrardan yurt dışı finansal kaynaklara başvurmak istediğinizde diyorlar ki; vadesi gelmiş borcunuzu ödeyemiyorsunuz zaten. Birde ülkede tek adamın otoriter bir yönetimi var. Biz bu yönetimle; ne eskiden kalan alacaklarımızı alabiliriz? Nede yeni sağlayacağımız kredi imkanlarından sonra bu paraları edebiliriz. Biz güvenmiyoruz. Türkiye’deki ekonomik çevreler özerk değil. Bir tek adam tarafından yönetiliyor. Bu yönetim şekli ile de ekonomi kendi çarkları içerisinde, kendi imkanları ile dövizin belli bir seviyeye gelmesi, faizin düşmesi mümkün değil. Siz batağa gidiyorsunuz biz size bu imkanı tanımayız diyorlar” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından açıklanan 13 maddelik çözüm önerisine değinen Gökçel, “Sivil toplum örgütleri ile yaptıkları görüşmelerde bu 13 paketlik öneri uygulansa Türkiye’de bugünkü sıkıntıları kolaylıkla atlatır diyorlar. Ancak bugünkü iktidarın işine gelmiyor” dedi.

ÜLKENİN KAYNARLARI DOĞRU KULLANILIRSA DÜNYADA SÖZ SAHİBİ OLURUZ

Ülkenin kaynaklarının doğru yönetilmesi halinde ekonomisinin  gelişeceğini ve dünyada söz sahibi olacak ülkelerin başında geleceğini  vurgulayan Gökçel şöyle devam etti: “Ama sadece biz bu ülkede demokratik ve hukuk çerçevesinde bir yönetim sergileyelim. Hem ülke yönetiminde bunu sağlayalım hem de ekonominin yönetiminde. Ekonominin, finans çevresinin ve iş aleminin istediği, ekonominin bağımsız olduğu bir sistemi bu ülkeye yerleştirebilirsek kısa bir zamanda Türkiye hem bölgesinde zenginleşmiş, ayağa kalkmış bu sıkıntıları atlatmış olacak hemde dünyada söz sahibi olacak bir pozisyona gelecektir diye düşünüyorum.”

EZİLEN KESİM DAR GELİRLİLER

Bu krizde en çok etkilenen ezilen kesimin dar gelirli kesim olanemekli, asgari ücretli ve çiftçiler olduğunu anlatan Gökçel şöyle devam etti: “Yani toplumun zaten sıkıntı çeken insanları etkileniyor. Bütün maliyetleri; yani mutfak tüpü, evinde kullandığı salçası, unu, yağı, tuzu biberi ikiye katlanırken aldığı ücret sabit olduğu için geçimini sağlamakta bu kesimler zorluk çekiyor.  Burada biz maalesef 10-15 yıl önce ülkemize gelen Rus vatandaşları ile yaptığımız sohbetlerde orada aylık ücretin 150-200 dolar seviyesinde olduğunu duyunca gerçekten şok oluyor şaşırıyorduk. Ama bugün ülkemizde asgari ücretlinin aldığı para tam 261 dolara tekabül ediyor. Dolayısıyla bu kabul edilebilecek bu hazmedilecek bir konu değil. Burada mutlaka asgari ücretlinin ve çalışanların maaşları ile ilgili yeni bir düzenlemeye ihtiyaç var. Yani yeni bir asgari ücret belirlemesi ve maaşların artması ile ilgili biz çalışanlarımıza mutlaka katkı yapmak zorundayız. Aksi takdirde üzücü olaylar yaşanabilir.”

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başkan Can, hizmet bilgilendirme toplantısı yaptı
Başkan Can, hizmet bilgilendirme toplantısı yaptı
Tarsus Belediyesi ‘Sıfır Atık’  için harekete geçti
Tarsus Belediyesi ‘Sıfır Atık’ için harekete geçti