Tebessüm gönüllülerinin yükü arttı

​Tebessüm Gönüllüleri, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Servisi'nde tedavi gören çocuklara ve ailelerine malzeme yardımları yapan bir oluşum. Yakın zamana kadar gönüllülerin aylık 5 ila 6 bin liralık ürün alması gerekiyordu. Dolardaki dalgalanma ve zamların ardından aylık ürün miktarı 15 bin liraya çıktı. Gönüllü Yasemin Birbudak, "En çok dağıttığımız ürün ağız bakım seti 5.30 lira civarıydı, şimdi 11.20 lira olmuş. Bebek bezi 34 ila 40 liraydı, 65 lira oldu. Peçete, tuvalet kağıtları 60 lira oldu. Artınca bizim yükümüz arttı. Fiyatlar ucuzken bebek bezi gibi ürünleri rahatlıkla toplayabiliyorduk ama bu zamlardan sonra zorlanmaya başladık" dedi.

Tebessüm gönüllülerinin yükü arttı
Tebessüm gönüllülerinin yükü arttı admin
Bu içerik 603 kez okundu.

ABİDİN YAĞMUR/ÖZEL HABER

 

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Onkoloji Servisi'nde çok sayıda çocuk yatılı olarak tedavi görüyor. Hastanede medikal malzemeler, çocukların gündelik ihtiyaç malzemeleri konusunda sıkıntılar yaşandığı için bunları hasta ailelerinin temin etmesi gerekiyor. Bir grup gönüllünün oluşturduğu Tebessüm Gönüllüleri de yaklaşık 5 yıldır her cuma günü hastaneye gidiyor, çocuklarla eğlendirici aktiveteler yapıyor ve ailelerine malzeme yardımında bulunuyor.

Dolardaki hızlı yükseliş ve peşinden gelen zam furyası Tebessüm Gönüllülerini de etkiledi. Gönüllüler yardımları sürdürüyor ancak gerekli malzemeleri  temin etmekte zorlanıyor.

Tebessüm Gönüllüleri'nin öncülerinden Yasemin Birbudak,  yaşanan süreci şöyle özetledi:

"Biz hastanede aylık 5-6 bin liralık ürün dağıtıyorduk. Şimdi dolar yükselince ürün dağıtımı 15 bin liraya çıktı. En çok dağıttığımız ürün ağız bakım seti. Toptan aldığımızda 5.30 lira civarıydı, şimdi 11.20 lira olmuş. Yüzde 100 artış oldu. Bebek bezi 34 ila 40 liraydı, 65 lira oldu. Peçete, tuvalet kağıtları 60 lira oldu. Fiyatlar artınca bizim yükümüz de arttı. Biz nakdi bağış almıyoruz. Çevremizi koordine edip ürün aldırıyoruz. Fiyatlar ucuzken bebek bezi gibi ürünleri rahatlıkla toplayabiliyorduk ama bu zamlardan sonra zorlanmaya başladık. Çünkü etrafımızda zengin insanlar yok. Üniversite öğrencisini kontorundan kısıyor iki tane peçete alıp geliyor. Ev kadını mutfak masrafından kısıp bebek bezi alıp geliyor. Biz bu insanlarla yürütüyoruz bu işi.  MEÜ Hastanesi'ne medikalciler ürün vermiyor, onlar da aileden istiyor. Biz de ailelerin yükü azalsın diye medikal yardımları kendimiz yapıyoruz. Her ay 15 bin liraya yakın malzeme yardımı yapıyoruz. Ortalama her hafta 200 çocuğa ulaşmış oluyoruz. Sadece Mersin'den değil, çevre illerden de gelenler oluyor.  Oradaki insanların bize ihtiyacı var."

 

KANSERDEN ÖLEN KIZININ VASİYETİYLE RESSAM OLDU

 

Tebessüm Gönülleri, MEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Onkoloji Servisi'ndeki çocukların malzeme ihtiyacının karşılanmasına katkı sunulması için, çok sayıda ressamın katılımıyla karma sergi açmıştı. O sergide eseri yer alan isimlerden biri de Sıdıka Hayıroğlu. Sıdıka Hayırlıoğlu, 17 yaşındaki kızını kansere kurban verdikten sonra, kızının vasiyetini yerine getirmiş ve 48 yaşında resim yapmaya başlamış.

Kendisini "Onkoloji çocuğu annesiyim" diyen tanıtan Sıdıka Hayırlıoğlu, şunları söyledi: "Resme başlamam kızımın sayesinde oldu. Küçüklüğümden beri yeteneğim vardı. Yapmakta geciktim. Kızımın bir hayalini gerçekleştirdim. 48 yaşında, Aylin'i kaybettikten sonra başladım resim yapmaya. Tedavi sürecinde Aylin bana sürekli olarak anne resim yap diyordu. Ben de onun tedavisini ihmal ederim endişesiyle resimle uğraşmadım. Unuttum, diyordum, yeteneğimi kaybettim diyordum. Ama Aylin çok istiyordu resim yapmamı. Aylin'in hastalıkla mücadelesi 4 yıl sürdü. 2017 Haziran ayında 17 yaşında onu kaybettik. Ondan sonra resme başladım ve onun hayalini gerçekleştirmiş oldum. Bu yolda devam edeceğim. Daha yeni başladım, tekniği konusunda dersler alıyorum. Resimde ilerlemek istiyorum. Aylin bana bu vasiyet etmişti hep. Hatta benim haberim yokken beni Halk Eğitim Merkezi'nin resim kursuna kaydetmiş. Bir gün gittim kursa. Bırakmayı düşündüm. Ama bırakamadım Aylin için kursa devam ettim.  Resimde biraz daha ilerleyip kişisel sergiler açıp gelirini onkoloji çocuklarına dağıtmak istiyorum."

 

'HASTANEDE ÖYLE BOLLUK YOK'

 

Onkoloji servisinde tedavi gören çocukların hastalıkla, ailelerinin ise hem çocuklarının acısıyla, hem yoklukla mücadele ettiğini belirten Hayırlıoğlu, "Orada bir hastalık var. Ama yokluk da var. Hastanede bazı şeyler hiç yeterli değil. Bazen eldiven  yok, tuvalete gidiyorsunuz peçete yok, damar açmak için iğne yok, katater iğnesi yok. Bazılarının maddi durumu yok, alamıyorlar. Cuma gününü o çocuklar iple çekiyorlar. Bir peçete ile, ıslak mendille mutlu oluyor çocuklar. Bir kadın benden boş su şişesi istemişti. Ne yapacağını anlamadım önce. Musluktan su doldurup çocuğuna götürdü. Doktor hasta çocuklara hazır su içirin diyor ama o kadının bir su alacak parası yoktu. Alamıyor bir şişe su. Hastanede bunlar hep yaşanıyor. Öyle bolluk yok. Çocuklar kemoterapi alıyor, mideleri bulanıyor ve hastane yemeği yiyemiyorlar. En azından annelere bir mutfak verilse harika olur çocuklar için. Ben bundan sonra hayatımı o çocuklara yardım için yaşayacağım" dedi.

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Toz bulutu Mersin’i yuttu
Toz bulutu Mersin’i yuttu
Otomobil jandarmanın nöbetçi kulübesine girdi
Otomobil jandarmanın nöbetçi kulübesine girdi