Advert

"Katma değeri yüksek ürünlere yönelmeliyiz"

Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, 182 milyar dolarlık meyve-sebze mamulleri pazarında Türkiye'nin payının yüzde 1'in altında olduğuna dikkat çekerek

admin
Bu içerik 378 kez okundu.

  "Meyve suları, konsantreleri, dondurulmuş meyve-sebzeler, salçalar, soslar, reçeller gibi yüksek katma değerli endüstriyel ürünlere yönelik adımlar atmamız artık elzem hale gelmiştir" dedi. 

Türkiye'nin yaş meyve-sebzede 2.3 milyar dolar ihracatı bulunurken

meyve-sebze sanayi mamulleri ihracatının 1.5 milyar dolar seviyesinde olduğunu vurgulayan Özdemir, "Dünya genelinde 182 milyar dolarlık meyve-sebze sanayi mamulleri pazarı söz konusudur. Başka bir deyişle, Türkiye'nin toplam ihracatını aşan bu büyük pastadan aldığımız pay yüzde 1 dahi değildir" şeklinde konuştu.

Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, "Dünya İşlenmiş Meyve-Sebze Mamülleri İhracatındaki Yerimiz" konulu bir açıklama yaptı.

Özdemir açıklamasında, Türkiye'nin 182 milyar dolarlık meyve-sebze mamulleri pazarındaki payının yüzde 1'in altında olduğuna dikkat çekti.

Türkiye'nin meyve-sebze üretiminde dünya genelinde üst sıralarda bulunduğunu vurgulayan Özdemir, "Ayrıca yaş meyve-sebze, ülkemizin tarımsal ihracatında önemli bir yer tutmaktadır. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre 2019 yılında ülkemizin yaş meyve-sebze ihracatı 2.3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Buna karşın, yaş meyve-sebze sektöründe önümüzdeki yıllar için zaman kaybetmeden atılması gereken önemli adımlar olduğu kanısındayım" dedi.

"YAŞ MEYVE-SEBZEDE POTANSİYELİMİZ YÜKSEK"

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) rakamlarına göre son otuz yılda hem dünya sebze üretiminden hem de meyve üretiminde Türkiye'ni aldığı payın yüzde 22 azaldığını vurgulayan Özdemir, "Dolayısıyla, bu alanda sahip olduğumuz kaynakları çok daha verimli kullanmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu doğrultuda, öncelikle yaş meyve-sebze üretimi ve ihracatında sahip olduğumuz konumu daha da ileriye taşımamızı sağlayacak ve mevcut sorunları gidermeye yönelik politikalar oluşturmamız gerektiği kanaatindeyim. Nitekim, bu konuya ilişkin 12-13 Haziran 2019 tarihinde TAGEM öncülüğünde düzenlenen çalıştay raporuna göre ülkemizde yüzde 15-40 arasında yaşanan ürün kayıpları, girdi maliyetleri, örgütlenme yapısı, erkenci çeşitlerin yetersizliği ve sözleşmeli yetiştiricilik gibi konular bu süreçte karşılaşılan en önemli engeller olarak ortaya çıkmaktadır" ifadelerini kullandı.

 "YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLERE DE YÖNELMELİYİZ"

Meyve suları, konsantreleri, dondurulmuş meyve-sebzeler, salçalar, soslar, reçeller gibi yüksek katma değerli endüstriyel ürünlere yönelik adımlar atılmasının

elzem hale geldiğini anlatan Özdemir şöyle devam etti: "Örneğin, ülke olarak yaş meyve-sebzede 2.3 milyar dolar ihracatımız bulunurken, bu rakama ilave olarak, ülkemizin TİM tarafından yapılan ürün sınıflandırmasına göre meyve-sebze sanayi mamulleri ihracatı da 1.5 milyar dolar seviyesindedir. Ancak, yine aynı sınıflandırmaya göre dünya genelinde 182 milyar dolarlık meyve-sebze sanayi mamulleri pazarı söz konusudur. Başka bir deyişle, Türkiye'nin toplam ihracatını aşan bu büyük pastadan aldığımız pay yüzde 1 dahi değildir.

"BELÇİKA KONSERVE PATATESTEN YILDA 2 MİLYAR DOLAR KAZANIYOR"

Ülkemizin, TİM istatistiklerine göre yaş meyve-sebze ihracatından kilogram başına 0.56 dolar gelir elde ederken, dondurulmuş ve kurutulmuş meyve-sebzelerden kilogram başına 2.05 dolar, meyve-sebze sularından 1.52 dolar ve bu ürünlerin konservelerinden 1.22 dolar kazanç sağladığını ifade eden Özdemir şöyle devam etti:

" Yani, katma değer yaratmanın getirisi en az iki kat daha fazladır. 

Dünya genelinde bu konuda çok daha çarpıcı örnekler bulunmaktadır. Patates üretimi ülkemizden daha az olan Belçika sadece dondurulmuş, konserve patatesten yılda 2 milyar dolar gelir elde etmektedir. Benzer şekilde, domates üretimi Türkiye'den düşük olan İtalya hazır, konserve domates ihracatından yılda 1.8 milyar dolar kazanmaktadır. İsviçre alkolsüz içeceklerden 1.8 milyar dolar ve Fransa ise sadece mineral, gazlı sulardan 1 milyar dolar yıllık ihracat geliri sağlamaktadır."

"MEYVE-SEBZE POLİTİKALARI BÜTÜNCÜL OLMALI"

Ürün deseni içerisinde yüksek katma değer yaratan meyve-sebze sanayi mamul üretiminin teşvik edilmesi ve bu kapsamda yapılacak her türlü yatırımın güçlü bir şekilde desteklenmesinin önümüzdeki yıllarda tarımsal ihracatta rekabetçi olabilmek için büyük önem taşıdığını anlatan Özdemir, "Devletimizden beklentimiz, ülkemiz tarımı için en kritik alt sektörlerden biri olan meyve-sebze politikalarını hem tazede hem de mamullerinde bütüncül bir bakış açısı ile değerlendirmesi ve bu doğrultuda lojistikten pazarlamaya, teşviklerden finansman imkanlarına kadar birbirini destekleyen mekanizmalarla sahip olduğumuz potansiyeli harekete geçirmesidir" ifadelerini kullandı. (Haber Merkezi)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mersingücü’nde Başkan Nas, güven tazeledi
Mersingücü’nde Başkan Nas, güven tazeledi
'İş hukukunda zorunlu arabuluculuk eğitimi' yapıldı
'İş hukukunda zorunlu arabuluculuk eğitimi' yapıldı