Advert

"Tutuklu gazeteci sayısında dünyada ikinci sıradayız"

Mersin Barosu, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersin Karikatürcüler Derneği işbirliğinde düzenlenen "Türkiye’nin İnsan Hakları Gündemi: Sorunlar, Öneriler ve Medyanın Yaklaşımı” konulu panelde konuşan İletişim Bilimci ve Gazeteci Ali Haydar Fırak Türkiye'nin tutuklu gazeteci sıralamasında Çin'den sonra dünyada ikinci sırada geldiğini belirtti. Gazeteci Deniz Zeyrek ise Türkiye'de medyanın en önemli sorununun dezenformasyon, manipülasyon ve propaganda aracı olarak kullanılması olduğunu kaydetti.

admin
Bu içerik 640 kez okundu.

Selma Kılıç

Mersin Barosu, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersin Karikatürcüler Derneği işbirliğinde, Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle, ‘Türkiye’nin İnsan Hakları Gündemi: Sorunlar, Öneriler ve Medyanın Yaklaşımı” konulu panel düzenlendi.

Atatürk Kültür Merkezinde, Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz moderatörlüğü'nde gerçekleşen panele, Gazeteci Deniz Zeyrek ve Gazeteci Ali Haydar Fırat konuşmacı olarak katıldı.

Panelin açılış konuşmasını Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz yaptı.

Basının insan haklarındaki rolüne dikkat çeken Yeşilboğaz, "Basın mensuplarını avukatlara benzetiyorum. Gazeteciler ve avukatlar, hak arama mücadelesinde etkin rolü olan iki gruptur. Birçok faili meçhul cinayetin, dünya üzerindeki bütün soykırımların ve birçok suçun ortaya çıkmasında basının rolü küçümsenemez. Bizler basından aldığımız bilgiler doğrultusunda ortaya çıkan sürece müdahale ederiz ve insan haklarının önlenmesi aşamasında hep birlikte mücadele ederiz” şeklinde konuştu.

"KUVVETLER BİRLİĞİ MEDYAYI DA TESLİM ALDI"

Son günlerde özellikle kağıt fiyatlarındaki ciddi artışların, halkı aydınlatmaya çalışan, insan hakları mücadelesi veren, gerçek gazetecilik yapmaya çalışan gazetecileri mali anlamda zor durumda bıraktığını anlatan Yeşilboğaz şöyle devam etti: “Bunu aşmak için de açıkçası halkın desteğine büyük ihtiyaçları vardır. Yasama, yargı, yürütme tek elde toplandı. Gazeteciler de; yandaş medya, havuz medyası yaratılarak, kuvvetler birliği sistemi içerisinde yer aldı. Kuvvetler birliği, medyayı da teslim aldı. Dünyada iki meslek örgütü için iki ayrı gün ilan edilmiştir. Bunlardan bir tanesi Tehlikedeki Avukatlar Günü. Diğeri de Tehlikedeki Gazeteciler Günüdür. Dünyada böyle bir gün var ve bu Türkiye’ye atfediliyor. Siyasi iktidar bağımsız habercilik anlayışını kabul etmeyerek, gerçekleri yansıtan gazeteciler sırf yaptıkları haberden dolayı, haklarında asılsız fezlekeler düzenlenerek, bir takım suçlar isnat edilerek gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, gerçek olmayan suçlarla mahkûm olup yargılanabiliyorlar” ifadesini kullandı.

ZEYREK: MEDYANIN EN BÜYÜK SORUNU DEZENFORMASYON

Gazeteci Deniz Zeyrek ise gazeteciler için tarafsız olmalı denildiğini hatırlatarak

"Gazeteciler, demokrasiden, insan haklarından, emekten yana taraf olmak zorunda" dedi. Yaptıkları işin en kıymetli tarafı, halkın gözü, kulağı ve sesi olmaları olduğunu ifade eden Zeyrek, "Türkiye’nin bütün büyük medya kuruluşları, bir şekilde devleti yönetenler tarafından bir yerde toplandı.  Medyanın görevi halkın haber alma hakkını sağlamasını yanında, demokrasinin gelişmesine katkı sağlamak veyönetimleri demokrasiye doğru yönlendirmektir. Ama Türkiye’de maalesef medya bu görevi yürütmüyor. Medyanınen önemli sorunu dezenformasyon, manipülasyon ve propagandadır. Bundan 10 sene önce hükümet bizden, halkla ilişkiler görevini yürütmemizi bekliyordu. Yani gazetecilik yapmayın, bizi övün diyordu. Şimdi ise propaganda aşamasına geçtiler. Hükümetin propagandasını yapmıyorsanız, onlara göre gazetecilik yapmıyorsunuz. Ama bu gazetelerin okunmadığı da çok açık ortadadır. Hâlbuki gazetecilik, insanların bilmesi gerektiğini söyleme işidir. Gazetecilik, siyasetçileri, ülkeyi yönetenleri, bürokratları rahatsız etmemeye başladıysa, gazetecilik olmaktan çıkıp, propaganda ya da halkla ilişkiler faaliyetine dönüşmüştür” ifadelerini kullandı.

“O HABERİ YAZACAĞIZ"

Sosyal medyanın artık hayatın bir parçası olduğunu vurgulayan Zeyrek, çalıştığı dönemde Hürriyet Gazetesi tarafından çarpıtılan bir haberin gerçeğini insanların sosyal medya üzerinden öğrendiğini kaydetti. Zeyrek bir haberin çarpıtılması sonrası Hürriyet Gazetesi'nden ayrılmaya karar verdiğini söyledi.

“Sosyal medya avantaj mı? dezavantaj mı? sorusunu yönelten Zeyrek şunları söyledi: "Bunu kontrol etmek çok zor. Hükümet doğrudan gazetecilerin itibarını hedef almaya başladı. Bu nedenle sosyal medyayı bir silah gibi kullanmaya başladılar. Sosyal medyanın en büyük avantajı, medyadaki sahiplik düzenine başkaldırabilme ve sokak haberciliğinin gelişmesidir. İnsanların sosyal medyada kurdukları zincirlerle, olayları bir anda dünyaya duyurma gücü ortaya çıktı.Biz gazeteciler varlığımıza size borçluyuz. Gazeteciler de, gazetecilik de bitti artık yalanına teslim olmayın. Umut var. Biz gazeteciler bir gün o haberi yazacağız, siz de okuyacaksınız.”

FIRAT: TÜRKİYE, TUTUKLU GAZETECİ SAYISINDA DÜNYA İKİNCİSİ”

Gazeteci Ali Haydar Fırat ise konuşmasında, İktidar nasıl daha iyi denetlenebilir konusunda bir takım güçler geliştiğini,bunlardan bir tanesinin de medya gücü olduğunu söyledi:

Çok eski dönemlerden beri devletin gazetecilere hep baskısının olduğunu ifade eden Fırat şunları söyledi: "Gazeteciler hep sürgün edilmiştir, öldürülmüştür, ya da cezaevlerine atılmıştır. Bu dönemin ayrıt edici özelliği şu:Gazetecilik kimliği altında kendisini konumlandıran insanların dik duruşları ya da sorumluluklarıdır. Son dönelerde Türkiye, tarihinin en büyük baskıların ve adaletsizliklerin olduğu bir dönemi yaşıyor. Türkiye tutuklu gazeteci sayısında Çin’den sona dünyada ikinci sırada yer alıyor. Türkiye’de son 17 yılda, 15 bin üzerinde iş cinayetinde insanımızı kaybettik. Son 1 yılda 500’ün üzerinde kadın katledildi. Siz bunları yazmıyorsanız, gazetecilik yapmıyorsunuz, başka bir şey yapıyorsunuz.İktidarın yıpranmaması için bu ülkenin can yakıcı sorunları gündeme getirilmemek için muazzam bir çaba sarf ediliyor. Ama şöyle bir mesele var. İktidar kendi içine çöküyor. Büyüsü bozulmuş bir dünyada yaşıyoruz ama dünyada yeni bir şekillenişin, yeni bir umudun, yeni bir mücadelenin ve azmin ortaya çıktığını görüyorum. İnsanların işlerini onuruyla yapacağı bir dönemin eşiğindeyiz."

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Sel mağduru ailenin imdadına Büyükşehir yetişti
Sel mağduru ailenin imdadına Büyükşehir yetişti
Öğrencilere karne hediyesi olarak kar sürprizi
Öğrencilere karne hediyesi olarak kar sürprizi