"Nükleer santral inşaatını durdurun!"

​Mersin Nükleer Karşısı Platform üyeleri bilim insanları ve ilgili kurumların tüm uyarılarına ve Mersin halkının yüzde 90’ının karşı olmasına rağmen Akkuyu Nükleer Santral inşaatının Türkiye ve Rusya siyasi iktidarları ile iki ülkenin sermayedarları tarafından ısrar ve inatla sürdürüldüğünü belirtti. NKP Dönem Sözcüsü Aycan Özkan, Özgür Çocuk Parkı'nda düzenlenen basın açıklamasında Nükleer Santral inşaatı nedeniyle Akkuyu Bölgesi'ndeki doğa tahribatına dikkat çekti. İnşaat nedeniyle Akkuyu Koyu, Büyükeceli ve diğer çevre köylerin doğasının tahrip edildiğini öne süren Özkan, "Bu tahribat ağırlaşarak sürmektedir. Doğanın tahribi aynı zamanda ormanların, denizin, kıyıların, derelerin ve tarım arazilerinin de tahribi anlamına gelmektedir. Nükleer santral köylülere herhangi bir ekonomik getiri getirmediği gibi yoksullaşmalarına sebep olmaktadır. Daha nükleer santralin kendisi kurulmadan ve çalışmaya başlamadan sermaye sahiplerinin ve siyasi iktidarın kar hırsı ile yol açtıkları yıkım ortadadır. Nükleer santral inşaatı daha fazla geri döndürülemez yıkıma yol açmadan derhal durdurulmalıdır." dedi.

admin
Bu içerik 603 kez okundu.

Hasan KÜÇÜK

Mersin Nükleer Karşısı Platform üyeleri tarafından Akkuyu Nükleer Santrali'ndeki çevre sorunları ile ilgili  Özgür Çocuk Parkı'nda bir basın açıklaması yapıldı.

NKP Dönem Sözcüsü Aycan Özkan burada yaptığı açıklamada, "Nükleer santralin sadece kendi varlığı bile doğa ve insan için geri döndürülemez zararlar yaratacak iken  ve yıkıcı, yok edici sonuçlara gebe iken, inşaat sürecinde bugüne kadar yaşananlar siyasi iktidarların ve sermaye sahiplerinin gözlerini bürümüş olan aşırı kar hırsı ile doğa tahribatına ve insanların uğrayacağı zararlara gözlerini nasıl kapattıklarını ortaya koymaktadır" dedi.

"HALKTAN GİZLENECEK BİRŞEYLER Mİ VAR?"

Akkuyu Nükleer Santralinin son günlerde zeminde yaşanan çatlakla gündeme geldiğini hatırlatan Özkan,  "Siyasi iktidar ve Rosatom, Akkuyu inşaatını kendileri ile çıkar bağlantısı olmayan bilim insanlarının ve kurumların gözetimine açmaktan ısrarla kaçmaktadırlar. Böylece halktan gizlenecek bir şeyleri olduğunu ortaya koymaktadırlar. Çünkü inşaat, uydular aracılılığı ile diğer devletler tarafından zaten an be an izlenmektedir" şeklinde konuştu.

"KAR HIRSI NEDENİYLE ARITMA TESİSİ KURMAKTAN BİLE KAÇINIYORLAR"

Akkuyu Nükleer Santral inşaatında il dışından getirilmiş çalışan sayısının 1500 olduğunu anlatan Özkan, "Yakın zamanda 4 bin 500 e çıkacağı söylenen personel için kurulan prefabrike koğuşların kanalizasyonları Büyükeceli'nin plajına akan Çağlayık Deresine verilmiştir. Olayın basına yansımasından sonra belediyelerin çok sayıda vidanjörleri ile aralık verilmeksizin sürekli çekilmeye başlanmıştır. Kar hırsları bir arıtma tesisi kurmaktan bile kaçmalarına neden olmakta, arıtmanın maliyetini halkın vergileri ile çalışan belediyelere yıkmaktadırlar.  Bu alanın 100 bine ulaşacağı söylenen insan yükünün altında tamamen tahribi kaçınılmazdır" diye konuştu.

"ORMANLAR NÜKLEER SANTRAL İNŞAATI İÇİN YOK EDİLİYOR"

Sadece Akkuyu koyunda değil, Büyükeceli, Yanışlı, Koçaşlı köyleri sınırları içinde kalan ormanların da   santral ve şantiye inşaatları için yok edildiğini, Büyükeceli'nin içinde bulunduğu vadinin de tamamen inşaat alanına dönüştürüldüğünü öne süren Özkan şöyle devam etti: Nükleer santral inşaatında kullanılacak çimento için Yeşilovacık’ta kurulan çimento fabrikası ile Yeşilovacık ve Akdere toz sağnağına tutularak insan hayatı hiçe sayılmış, doğa ve deniz yıkıma uğratılmış, balıkçılık yok edilmiştir. Akkuyu Koyu ile Büyükeceli Plajı arasındaki tepe iki taraflı kazılarak yok edilmektedir. Gülnar'da Akkuyu Nükleer Santrali  için orman içinde yapılacak takriben 300 dönümlük trafo alanının imar planında işaretlenmesi önergesi Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinde çoğunluk olan siyasi iktidar partileri üyelerinin oyları ile kabul edilmiş, ancak TBMM de muhalefeti oluşturan partilerin Mersin Büyükşehir Belediye Meclisindeki üyeleri yeterli mücadeleyi ortaya koymamışlardır. Akkuyu Koyu, Büyükeceli ve diğer çevre köylerin doğası tahrip edilmiştir ve bu tahribat ağırlaşarak sürmektedir.  Doğanın tahribi aynı zamanda ormanların, denizin, kıyıların, derelerin ve tarım arazilerinin de tahribi anlamına gelmektedir. Nükleer santral  köylülere herhangi bir ekonomik getiri getirmediği gibi yoksullaşmalarına sebep olmaktadır. Daha nükleer santralin kendisi kurulmadan ve çalışmaya başlamadan sermaye sahiplerinin ve siyasi iktidarın kar hırsı ile yol açtıkları yıkım ortadadır. Nükleer santral inşaatı daha fazla geri döndürülemez yıkıma yol açmadan derhal durdurulmalıdır."

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
MEÜ öğretim üyesinin yer aldığı proje desteklenmeye hak kazandı
MEÜ öğretim üyesinin yer aldığı proje desteklenmeye hak kazandı
Kuyumcuya giren maskeli hırsız kamerada
Kuyumcuya giren maskeli hırsız kamerada