Advert

istanbul escort

"Yaşamak istiyoruz!"

Mersin'de kadınlar Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Mersin Şubesi öncülüğünde, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Gününde yörük kadınların boşanma simgesi olan mor cepken giyerek Akbelen Şehir Mezarlığında erkekler tarafından katledilen Özgecan Aslan, Filiz Kaplan ve Bergen’in mezarlarını ziyaret etti. Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Mersin Şube Başkanı Şerife Arıcı Yıldız, ülkedeki özellikle boşanmış ve boşanmak isteyen kadınların yaşamının risk altında olduğunu vurgulayarak, "Son 10 ayda Mersin’de 9, Türkiye ‘de 312 kadın, bu sebeple kocası, eski eşi ya da sevgilisi tarafından katledilmiştir" dedi. Birey, toplum ve devlet olarak, şiddete karşı amasız fakatsız topyekun bir karşı duruş sergilemediğimiz sürece, yaşamın kaynağı olan kadınların yaşamları söndürülmeye devam edecektir" diyen Yıldız, "Biz kadınlar yaşamın kaynağıyız, yaşamak istiyoruz. Tüm yurttaşları, sivil toplum kuruluşlarını, kamu kurum ve kuruluşlarını ve medyayı kadına yönelik şiddete karşı topyekun tavır almaya; yargıyı mağduru korumaya, faili en ağır biçimde cezalandırmaya, devleti ve kurumlarını İstanbul Sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeye, herkesi mor cepken duyarlılığına çağırıyoruz” dedi.

admin
Bu içerik 507 kez okundu.

Hasan KÜÇÜK

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Gününde Mersin’de farklı tarihlerde erkekler tarafından katledilen kadınlar mezarları başında anıldı. Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Mersin Şubesi öncülüğünde düzenlenen etkinlik Şehir Mezarlığı'nda gerçekleştirildi. 7 dernekle birlikte gerçekleştirilen etkinliğe Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Genel Başkanı Hülya Yüksel'de katıldı.

Ziyaret öncesi kadınlar yörük kadınların boşanma simgesi olan mor cepken giydi. Kadınlar sırasıyla 14 Ağustos 1989 yılında boşandığı eşi tarafından 30 yaşında öldürülen sanatçı Bergen, 28 Haziran 2019’da sabah işe gitmek için evinden çıktığı sırada boşandığı kocası tarafından 42 yaşında öldürülen Filiz Kaplan ve 11 Şubat 2015 yılında Tarsus’ta 19 yaşında hunharca katledilen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın mezarını ziyaret ederek karanfil bıraktı.

Mersin’de son öldürülen kadın Filiz Kaplan’ın mezar ziyaretine çocukları Selcan ve Gökhan ile annesi Zahide Kaplan ve ağabeyi Ali Kaplan da katıldı.

"MÜCADELEMİZDE HERKESİ YANIMIZDA BEKLİYORUZ"

Ağabey Ali Kaplan, kardeşinin mezarı başında bir konuşma yaparak şunları söyledi:

“Bizim amacımız, Filiz’ler ölmesin, Filiz’ler yaşasın. Biz öncesiyle ilgili çok mücadele ettik ve bu mücadelemiz bundan sonra da devam edecek. 12 Aralık 2019’da ilk duruşma olacak. Mersin’deki duyarlı herkesi, Mersin’i temsil eden herkesi o gün o duruşmada görmek istiyorum. Bir aile olarak, kardeşini kaybeden biri olarak; artık buna ‘dur’ denmesi, toplumsal bir hareket olması için demokratik ve hukuki olarak bu mücadelede bizlerle beraber herkesin olmasını istiyoruz.” .

Ziyaretlerin ardından mezarlıktaki alanda kadınlar adına Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Mersin Şube Başkanı Şerife Arıcı Yıldız tarafından bir açıklama yapıldı.

"80 MİLYON BU CİNAYETLERİ SESSİZCE İZLİYOR"

"Bugün, sizlere son 10 ayda 312 kadının öldürüldüğü bir ülkenin, son 10 ayda dokuz kadının öldürüldüğü bir kentin mezarlığından sesleniyoruz" diyen Yıldız, "Kadına yönelik şiddetle mücadele edemediğimizden ve dayanışma içinde olamadığımızdandır ki, bu ülkede her gün neredeyse iki kadın, bir erkek tarafından hunharca öldürülüyor ve 80 milyon bu cinayetleri sessizce seyrediyor” şeklinde konuştu.

Giydikleri mor cepkenin hikayesini anlatan Yıldız, Mor cepkenin Yörük kadınının boşanma özgürlüğünün simgesi olduğunu söyledi.

"SON 10 AYDA MERSİN’DE 9, TÜRKİYE ‘DE 312 KADIN KATLEDİLDİ"

 Kabirlerini bu mezarlıkta ziyaret ettikleri Bergen, Özgecan, Feray, Filiz, Kübra ve Cemile, son yıllarda sayıları binlere ulaşan şiddet kurbanı kadınlardan sadece bazıları olduğunu ifade eden Yıldız şöyle devam etti: "Bu cinayetlerin sayıları kadar şekilleri de ülkemizde kadına yönelik şiddeti ürkütücü bir boyuta taşımıştır. Son kurbanlardan Emine Bulut’un ‘ölmek istemiyorum’ çığlığı hala kulaklarımızda çınlamaktadır. Ülkemizde kadınların yaşamı, özellikle boşanmış ve boşanmak isteyen kadınların yaşamı risk altındadır. Son 10 ayda Mersin’de 9, Türkiye ‘de 312 kadın, bu sebeple kocası, eski eşi ya da sevgilisi tarafından katledilmiştir. Birey, toplum ve devlet olarak, şiddete karşı amasız fakatsız topyekun bir karşı duruş sergilemediğimiz sürece, yaşamın kaynağı olan kadınların yaşamları söndürülmeye devam edecektir. Biz kadınlar yaşamın kaynağıyız, yaşamak istiyoruz. Tüm yurttaşları, sivil toplum kuruluşlarını, kamu kurum ve kuruluşlarını ve medyayı kadına yönelik şiddete karşı topyekun tavır almaya; yargıyı mağduru korumaya, faili en ağır biçimde cezalandırmaya, devleti ve kurumlarını İstanbul Sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeye, herkesi mor cepken duyarlılığına çağırıyoruz”

MOR CEPKENİN HİKAYESİ

Mor cepken evlilikte yeri zamanı geldiğinde darda kalan yörük kadınının erkeğine karşı kullandığı bir boşanma özgürlüğü simgesi. Evli yörük kadını ihanete uğrağında yada kocası tarafından aşağılanıp dövülünce bu mor cepkeni giyerek herkesin görebileceği bir yere otururdu. Bu 'ben bu herifi boşadım' anlamına gelmekte. Herkes bu mor cepkenli kadının çevresini sararak sahip çıkar boşadığı eşinin yüzüne ise hiç kimse bakmazdı. Eşine mor cepkeni çıkartamazsa kimse tekrar ona kızını vermez ve ömür boyu dul kalırdı. 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gülnar Bir Derneği'nden MGC’ye ziyaret
Gülnar Bir Derneği'nden MGC’ye ziyaret
İşadamlarından Su Analiz Laboratuvarı'na tam not
İşadamlarından Su Analiz Laboratuvarı'na tam not