Advert

istanbul escort

'Şiddet vakaları toplumsal cinnet seviyesine ulaştı'

Türk Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Metin Ercan, son günlerde şiddet olaylarında toplum sağlığını etkileyecek düzeyde önemli bir artış olduğuna dikkat çekerek, başta kadın ve çocuklara yönelik şiddet vakalarının adeta toplumsal bir cinnet seviyesine ulaştığını vurguladı. Özgür Çocuk Parkı'nda son günlerde artan şiddet olayları ile ilgili bir basın açıklaması yapan Ercan, öğretmenlere ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarında da inanılmaz bir artışın söz konusu olduğunu söyledi. Bu nedenle eğitim çalışanlarına yönelik şiddet meselesinin eğitim hayatının öncelikli ve önemli sorunlarından birisi haline geldiğini anlatan Ercan, öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanması için yasal düzenlemenin bir an önce yapılmasını istedi.

'Şiddet vakaları toplumsal cinnet seviyesine ulaştı'
'Şiddet vakaları toplumsal cinnet seviyesine ulaştı' admin
Bu içerik 666 kez okundu.

​Hasan KÜÇÜK

Son günlerde yaşanan şiddet olayları nedeniyle Türk Eğitim Sen Mersin Şube tarafından Özgür Çocuk Parkı'nda bir basın açıklaması yapıldı. Eğitimcilere yönelik şiddete tepki gösteren pankartların açıldığı eylemde konuşan Türk Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Metin Ercan, son günlerde şiddet olaylarının toplumun sağlığı etkileyecek düzeyde arttığına dikkat çekerek bu kapsamda öğretmenlere ve eğitim çalışanlarına karşı da şiddet olaylarında da inanılmaz bir artışın söz konusu olduğunu söyledi.

"ÖĞRETMENE ŞİDDET UYGULAYANLARIN YÜZDE 67’Sİ ÖĞRENCİ YA DA ÖĞRENCİ VELİLERİ"

Sözlü ya da fiziksel şiddete maruz kalan, darp edilen ve hatta canına kast edilen öğretmenlerin yüreklerini dağladığını anlatan Ercan, "Durumun can acıtıcı bir diğer tarafı da öğretmenlerimize yönelik gerçekleşen şiddet vakalarının failleri, büyük oranda öğrenci ya da öğrenci velisidir. Sendikamızın geçen yıl gerçekleştirdiği bir anket çalışması göstermiştir ki, eğitim çalışanlarına şiddet uygulayanların yüzde 67’si öğrenci ya da öğrenci velileridir. Bu, üzerinde önemle ve uzun uzun düşünülmesi gereken bir noktadır. Dün, canından parçasını yani evladını okula getirirken “Eti senin kemiği benim” teslimiyetiyle ve muteber bir tutumla öğretmene yaklaşan bu toplum, ne zaman ve nasıl bu duruma gelmiştir? İşte problemin çözülmesi gereken asıl düğümü burada" ifadelerini kullandı.

Artan şiddet olaylarının eğitim çalışanlarında can güvenliği endişesine dahi yol açtığını ifade eden Ercan, "Öğretmenlerimizin mmotivasyonlarını olumsuz etkileyecek ölçüde tedirgin etmektedir. Yani şu gözden kaçırılmamalıdır ki; öğretmene şiddet, sadece adli boyutu olan bir sosyal problem değil, aynı zamanda bir eğitim sorunu halini almıştır" dedi.

"OKULLARDAKİ GÜVENLİK TEDBİRLERİ YETERSİZ"

Son birkaç yılda ölümle sonuçlanan şiddet olaylarından örnekler veren Ercan, "Öğretmenlere yönelik şiddet hadiselerinin artış göstermesinin nedenlerinin başında, öğretmenin itibarının rencide edilmiş olması gelmektedir. “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” şuuruyla yoğrulmuş bir medeniyet ikliminde, öğretmenler bu kadar kolay hakaret edilebilen ve her önüne gelenin şiddet uygulayabildiği kimseler olmamalıdır. Dolayısıyla bu noktada atılacak ilk adım öğretmenlik mesleğinin itibarını artırıcı tedbirleri almaktır. Bu amaç doğrultusunda yapılacak yasal düzenlemelerin yanı sıra, başta yöneticiler olmak üzere toplum kanaatini yönlendiren herkesin bu yüksek sorumluluk duygusuyla öğretmenlerimize yönelik söylem ve tutumlarına dikkat etmeleri gerekmektedir" diye konuştu.

Okullardaki  güvenlik tedbirleri ve hizmetlerinin yetersizliğinden yakınan Ercan şöyle devam etti: Okulların çok büyük kısmında yeterli güvenlik tedbirleri alınmamakta, Kent Güvenlik Yönetim Sistemine entegre kamera imkanları bulunmamakta, hatta bir çok okulumuzda  güvenlik hizmeti sadece nöbetçi öğretmenler eliyle sağlanmaya çalışılmaktadır. Okullarımıza ve üniversitelerimize öğrenciler hatta öğrenci olmayan unsurlar sopa, kesici/delici alet ve hatta ateşli silah dahi sokabilmektedir. Öğrenci, veli ve diğer toplum kesimlerinin şiddet hususunda adli ve hukuki açıdan bilinçlendirilememiş olması, öğrencilerimizin bağımlılık ve kötü alışkanlıkların cenderesinde bırakılmış olması, disiplin mevzuatının yetersizlikleri, medyanın öğretmenlerimiz hakkında sorumsuz ve ölçüsüz yayınları ve en önemlisi de yasal koruma eksikliği eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarına uygun zemin ve fırsat hazırlamaktadır."

"YASAL DÜZENLEME İSTEDİLER"

Öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanması anlamında yasal düzenleme yapmak için TBMM'yi göreve davet eden Ercan, "Türk Ceza Kanunu’nun 112 inci maddesinde düzenleme yapılmalı, şiddeti önleyici tedbirler ve caydırıcı müeyyidelerin getirilmesi sağlanarak eğitim çalışanlarının güvenlik içinde çalışması yasal koruma altına alınmalıdır. Ayrıca bu düzenlemeyle, eğitimcilere şiddet uygulandığında bir şikâyete bağlı kalmaksızın, fail hakkında kamu davası açılması ve en ağır cezai müeyyidelerin uygulanmasını talep ediyoruz. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddete asla müsamaha gösterilmeyeceği, aksine şiddet suçlarının mutlaka cezalandırılacağı düşüncesinin yerleştirilmesi ve kamu sağlığını bozduğu için de ayrıca cezalandırılacağı bilincinin oluşturulması, önleyicilik açısından önemli bir adım olacaktır. Toplumsal meselelere ve özellikle eğitim sorunlarına duyarlı yaklaştığını bildiğimiz Cumhurbaşkanımızın  eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi anlamında gerekli adımların atılması hususunda irade ortaya koyacağına inanıyoruz."

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gülnar Bir Derneği'nden MGC’ye ziyaret
Gülnar Bir Derneği'nden MGC’ye ziyaret
İşadamlarından Su Analiz Laboratuvarı'na tam not
İşadamlarından Su Analiz Laboratuvarı'na tam not