Advert

istanbul escort

"Yalnız bırakılıyor, terk ediliyoruz"

Mersin'de otistik çocukların aileleri geçtiğimiz günlerde Aksaray'da Otizmli çocuklara karşı uygulanan şiddet olayına tepki vermek amacıyla Yenişehir Kent Konseyinde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Akdeniz Belediye Başkanı Muhammet Mustafa Gültak'ında katıldığı basın açıklamasında konuşan Mersin Otistik Çocukları Yaşatma ve Kazanma Derneği Başkanı Nazmiye Yaman, Aksaray'da yaşanan talihsiz olayın benzerinin ülke genelinde ve Mersin'de otizmli çocukların çok sık yaşadığını iddia etti. Ülke genelinde ve Mersin'de bir çok ailenin eğitim konusunda zorluklarla yalnız başına mücadele ettiğini anlatan Yaman, "Eğitimler yetersiz olduğu için bir çok aile kendi maddi imkanıyla bu durumun üstesinden gelmeye çalışıyor. Maalesef yanlız bırakılıp çoğunlukla terk ediliyoruz" dedi. Akdeniz Belediye Başkanı M. Mustafa Gültak ise Belediye olarak otizmli çocukların yanında olduklarını ifade ederek, onların ihtiyaçlarını giderecek her türlü çalışmayı belediye olarak yürüttüklerini söyledi.

admin
Bu içerik 428 kez okundu.

 Hasan KÜÇÜK

Aksaray'da otistik çocuklara karşı uygulanan şiddet olaylarına tepki vermek amacıyla Mersin'deki otistik çocukların aileleri Yenişehir Kent Konseyi'nde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına Mersin Otistik Çocukları Yaşatma ve Kazanma Derneği Başkanı Nazmiye Yaman, Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, Akdeniz Kent Konseyi Engelliler Meclisi Başkanı Soner Demir, Mersin Büyükşehir Belediyesi Engelliler Meclisi Başkanı Dursun Arslan ile dernek üyeleri ve aileler katıldı. Mersin Otistik Çocukları Yaşatma ve Kazanma Derneği Başkanı Nazmiye Yaman yaptığı açıklamada; geçtiğimiz günlerde Aksaray'da Otizmli çocuklara ve ailelerine yönelik psikolojik bir saldırı olduğunu hatırlatarak, "Olay duyulunca ülke genelinde bayağı yankı buldu. Bilinmesi gerekir ki bu durum sadece Aksaray'da yaşanan bir olay değil. Ülke genelinde ve Mersin'de benzeri tahlihsiz otizmli çocuklar çok sık yaşamaktayız. Burdagerçeleştirmekte olduğumuz basın açıklamasının amacı  hiç bir kurumu ve kuruluşu rencide etmek değildir. Amacımız çocuklarımızın sesi olmak, yaşadığımız sıkıntıları dile ğetirmektir.Ülke genelinde ve Mersin'de bir çok aile eğitim konusunda zorluklarla yalnız başına mücadele içindedir. Eğitimler yetersiz olduğu için bir çok aile kendi maddi imkanıyla bu durumun üstesinden gelmeye çalışıyor.Maalesefyanlız bırakılıp çoğunlukla terk edliyoruz" şeklinde konuştu.

"BRANŞ ÖĞRETMENLERİ YERİNE BAŞKA BRANŞLARİN EĞİTİM VERMESİ ÇOCUKLARIMIZ GERİLETİYOR"

Anayasa'da ''Kimse eğitim hakkından mahrum bırakılamaz'' şeklinde bir madde bulunduğunu anımsatan Yaman, şöyle devam etti: "Çocuklarımıza  verilen ders saatlaerinin yetersizliği çocuklarımızda ciddi gerilemelere sebep olmaktadır. Öte yandan kanayan bir diğer yaramız: okullarda branş öğretmenleri yerine aşçılık gibi herhangi bir bölüm okumuş bireylerin 80 saatlik eğitim sertifikası alarak çocuklarımıza eğitim verme hakkı verilmesidir. Biz bu branşların hiçbirine düşman değiliz, her biri kendi iş alanlarında istihdam sağlamalıdır. Bankacılık okumuş bir kişi 80 saatlik eğitimle çocuklarımıza yeterli eğitimi sağlayamamakla birlikte gerilemelerine de sebebiyet vermektedir. Kendi imkanlarımızla ilerleme kaydettiğimiz çocuklarımızın bu durum karşısında negatif yönde etkilenmeleri bizleri hayli yormaktadır" diye konuştu.

"PSİKOLOJİK OLARAK YORULUYORUZ"

Bu nedenle işinin ehli olan öğretmenlere kadroda yer verilmesini istediklerini anlatan Yaman "Oluşan negatiflikler karşısında nasıl mücadele edeceğini bilmeyen öğretmen konumundaki bireyler, bizleride psikolojik olarak çok yormaktadır. Bizler zaten her zaman bize ihtiyacı olan çocuklar oldukları için daima peşlerindeyiz. Fakat nasıl davranacağını bilmeyen bir öğretmene emanet ederken, aklımızda dolu soru işaretleri ile çocuğumuzu sınıfa göndermek istemiyoruz.  Çünkü bu konuda aşikar bir durum söz konusudur ki denetimler ne yazıkki çok yetersiz.  Bu eğitimcilerin vicdanlarına emanet edilen çocukların başlarına neler geldiklerini hepimiz hergün duyuyor, şahit oluyoruz. Sınıf içerisinde psikolojik ve fizyolojik şiddete maruz kalan çocuklarımız var ve ne yazık ki bu çocuklar başlarına gelen hiç bir felaketi dile getiremiyor. Buradan her branş dışı eğitimci kötüdür sonucu çıkmamalı. Branş hocalarınında yaşattığı bir çok vicdansızlığa şahit oluyoruz. Bizim temelde istediğimiz şey işin ehli donanımlı hocalar ve denetim mekanizmalarının çok olması" ifadelerini kullandı.

"SINIFLARDA KAMERA SİSTEMİ ZORUNLU OLMALI"

Özel gereksinimi olan çocukların sınıflarında kamera sisteminin zorunlu olması gerektiğini vurgulayan Yaman şunları söyledi: "Öğretmenin mahrem alanıdır gibi bir açıklamayı kesinlikle mantıklı bulmuyoruz. Sonuçta bizim amacımız eğitimcinin özel hayatını inceleme talebi değil. Ayrıca çalışan veya çalışmayan ailelelerin çocuklarının yanlarında gönderdiği gölge ögretmenin devlet destekli olması gerekiyor. Coğu okulda gölge ögretmen sınıfa kabul edilmiyor. Bu konuda da büyük sorunlar yaşıyoruz. Öte yandan devletin okullarında, eğitim sınıflarında egitim gören öğrencilerin bir çoğunun teneffüslerde dahi dışarı çıkarılmadığı, okulun sosyal aktivitelerinde genel gelişim gösteren çocuklarla bir araya getirilmediği de vahim durumdur. Oysa ki bizim çocuklarımızın sosyalleşme problemleri olduğundan almaları gereken eğitimde o yönde ilerlemelidir. Eğitim ortamlarının iyileştirilmesi ve bu çocukların güneş görmeyen bodrumlardan çıkarılması sosyal devletin gereği ve aynı zamanda vicdani bir durumdur. Eğitim süreçlerini sıkıntıyla tamamlamış ama hala sorunları bitmemiş, 18 yaş üstü otizmli bireylere sehip ailelerin devam eden sorunları var. Gündüz ve yatılı bakım evlerinin sayısının azlıği ve yetersizliği, otizm yaşam merkezlerini olmaması mola evi sisteminin ve ücretsiz spor imkanı gelmemesi ciddi sorunlarımız arasındadır. Yaşarken bana birşey olursa ne olacak sorusunu herğün sorduğumuz zorlu sürecin bir nebze rahatlığa kavuşması devlet sayesinde çözüme ulaşacaktır.Umut ediyoruz ki çağrılarımız bu sefer sonuçsuz kalmayacak. Diğer çocuklara normal çocuk  tanımlaması yaparken bizim çocuklara anormal tanımlaması yapılmaktadır. Bu çocukların hepsine zarar veren bir durumdur. Normal ve anormal nedir?Genel gelişim gösteren çocuk ve özel gereksinimli çocuk vardır. Bütün çocuklar bizimdir ve özeldir. Devlet olarak, aileler olarak yarınlarımıza vicdanlı iyi bireyler bırakmak hepimizin görevidir."

GÜLTAK: ENGELLİ KARDEŞLERİMİZ İÇİN HER TÜRLÜ ÇALIŞMAYI YAPIYORUZ

Akdeniz Belediye Başkanı M. Mustafa Gültak ise belediye olarak otizmli çocukların yanında olduklarını ifade ederek, onların ihtiyaçlarını giderecek her türlü çalışmayı belediye olarak yürüttüklerini söyledi.

Kendisinde bir sağlıkçı olduğunu anlatan Gültak şunları söyledi: "Geçen hafta içinde Park ve Bahçeler Müdürlüğü'nde otizmli çocuklarımız için bir etkinlik yaptık. Hem onların eğlenmesini sağladık, hemde çiçek dikerek onlarla farklı bir gün geçirdik. Park ve Bahçeler Müdürlüğümüz güzel bir yerde. Yeniden ileriki günlerde bir etkinlik yapalım. Mersin merkezde ne kadar otizmli çocuk varsa aileleri ile birlikte onları orada misafir edelim. Çicekler dikelim ağacın ve doğanın ne olduğunu görsünler. En azından bir gün mutlu olsunlar. O gün çok mutluydular. Engelli Kardeşlerimiz için Mesudiye Mahallesi'nde bir calışmamız var. O çalışmalarımızla bir mola evi yapmayı planlıyoruz. Seyfi Alanya Stadı önünde küçük bir parkımız var. Orada engelli kardeşlerimiz için bir merkez yapmayı planlıyoruz."

Basın açıklamasında Akdeniz Kent Konseyi Engelliler Meclisi Başkanı Soner Demir ve Mersin Büyükşehir Belediyesi Engelliler Meclisi Başkanı Dursun Aslan da birer konuşma yaptı.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gülnar Bir Derneği'nden MGC’ye ziyaret
Gülnar Bir Derneği'nden MGC’ye ziyaret
İşadamlarından Su Analiz Laboratuvarı'na tam not
İşadamlarından Su Analiz Laboratuvarı'na tam not