Advert

"Tarihi yapılar çıkarcı uygulama kurbanı"

Toros Üniversitesi tarafından bu yıl 1. si düzenlenen Tarihi Kent Sempozyumu başladı. Sempozyumun açılışında konuşan Toros Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkin Erten, sempozyumu Mersin tarihi kent bölgesinin ve bu bölgedeki tarihi yapıların bilimsel toplantılarda yeterince ele alınmadığı için düzenlediklerini belirtti. Prof. Dr, Erten "Tarihi yapıların korunması için yasaların çıkarılmasındaki gecikmeler, yanlış, çıkarcı, bilinçsiz uygulamalar, ihmaller, öncelikle getirim fazla olduğu kent merkezlerindeki tarihi yapıları önemli ölçüde olumsuz etkilemiştir" dedi. Mersin Valisi Ali İhsan Su ise Mersin'in zengin olan tarihini gün yüzüne çıkarmak için çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

admin
Bu içerik 288 kez okundu.

 Hasan KÜÇÜK

Toros Üniversitesi tarafından bu yıl 1. si düzenlenen Tarihi Kent Sempozyumu başladı. Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilen sempozyumun açılışına Vali Ali İhsan Su'da katıldı.

Sempozyumun açılışında konuşan Toros Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkin Erten tarihte Anadolu'nun pek çok uygarlığa ev sahipliği yaptığını hatırlatarak "Yeryüzünde bu kadar çok ve çeşitli uygarlığın yaşadığı  başka bir coğrafya bulunmamaktadır. Bu uygarlıklar arkalarında kültürlerinin ürünleri olan ve bugüne kadar ulaşabilen çok sayıda yapı bırakmışlardır. Ancak bir kültür hazinesi olan ülkemizde bu taşınmaz kültür varlıklarının korunması ile ilgili bilinçlenme batı ile karşılaştırıldığında oldukça yeni" dedi.

"YASALARIN GEÇ  ÇIKMASI TARİHİ  BİNALARI ETKİLEMİŞTİR"

Ülkemizdeki kültür miraslarının bilinçli ve kurumsal olarak korunmasına yönelik çalışmaların 1950'lerin başından günümüze kadar geçen yaklaşık 70 yıllık bir süreci kapsadığını anlatan Erten, "Söz konusu süreç içinde elde edilen kazanımlar yapılan yasal düzenlemeler teknik ve kurumsal gelişmeler ve korumaya yönelik çabaların yaşama geçirilmesi ile ilgili bazı ekonomik adımların atılması olmuştur. Evrensel değerlere sahip kültürel ve doğal sitleri dünyaya tanıtmak toplumda söz konusu evrensel mirasa sahip çıkacak bilinci oluşturmak ve çeşitli sebeplerle bozulan, yok olan kültür ve doğal değerlerin yaşatılması için gerekli işbirliği sağlamak amacıyla UNESCO'nun 1972 yılında Paris'te toplanan 16. konferansında sorunun uluslarası bir sözleşme yapılmasına karar verilmiştir. Kasım 1972'de dünya kültürel mirasının korunması kabul edilmiştir" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin bu sözleşmeyi 1982'da onayladığını hatırlatan Erten "1983 yılında resmi gazete yayınlanarak yürürlüğe girdi. Ancak 1951 yılında Gayri Menkul, Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu yasasının çıkarılması ile başlayan ve günümüze kadar gelen bu sürecin en temel özelliği korumayı yasalarla sağlamaya çalışan bir yapılanmayı ortaya çıkartmasıdır. Kamuda bu konuda yeterli bir bilinç oluşturulamadığı için toplumsal destek sınırlı kalmıştır. Sonuçta yasaların çıkarılmasındaki gecikmeler, yanlış, çıkarcı, bilinçsiz uygulamalar, ihmaller, öncelikle getirim fazla olduğu kent merkezlerindeki tarihi yapıları önemli ölçüde olumsuz etkilemiştir. Sayıları azalmıştır bir kısmı onarım beklemektedir. Yada olumsuz müdahalelerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Uygun olmayan amaçlarla kullanımları yaygındır. Bir yandan da mevcutları koruma çabası sürmektedir. Kullanılmayan binalar zamanla harap olmaya mahkumdur. Restore edilenlerin kullanılması önemlidir ancak doğru amaçla kullanılması gerekmektedir" şeklinde konuştu.

Mersin kent merkezinde sayıları azda olsa geç Osmanlı ile erken Cumhuriyet dönemine ait eserlerin halen bulunduğunu anlatan Erten, "Bu tarihi eserlerin bir kısmı kullanılmaz durumda onarım beklemektedir. Ancak mevcutların onarımı için bazı faaliyetler göze çarpmaktadır. Bugün düzenlediğimiz 1. Tarihi kent sempozyumunu Mersin tarihi kent bölgesinin ve bu bölgedeki tarihi yapıların bilimsel toplantılarda yeterince ele alınmadığı için düzenledik. Bu alanda yapılan bilimsel çalışmaları bir araya getirerek yeni bir kaynak oluşturabilmek için düzenledik. Söz konusu tarihi kent alanı içinde tarihi yapılarda eğitim veren fakültemizin bölgeye bir katkısı olması gerektiğini düşündüğümüz için düzenledik" diye konuştu.

ÖZDEMİR: MERSİN'İN TARİHİNİ PAZARLAYAMADIK

Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir ise Mersin'i herkesin 1900'ler oluşmuş bir liman kenti olarak gördüğünü ifade ederek "Doğusunda ve batısında çok büyük bir tarih yatıyor ama biz bunu satamıyoruz ancak son  zamanlarda bu tanıtımı yapıyoruz. Antalya'daki ören yerlerinden daha fazla ören yeri var Mersin'de. Yumuktepe kazıları yapılıyor. Tarihimizi çok eskilere götürdük. Tarihimizi ortaya çıkarırsak birkaç binamız gider ama tarihimiz ortaya çıkar. Mersin'in tarihi çok önemli bir noktaya gelir. Avrupa her kentinde eski şehirler var. Bizim Mersin'deki eski şehrimiz ise Uray Caddesi'ndeki o 1 kilometrelik alan diye söyleyebiliriz. 1980'lerde Mersin'in ticaretinin kalbi Uray Caddesi'nde atardı. Biz bunu canlandırmamız lazım" ifadelerini kullandı.

Akdeniz Belediye Başkanı M. Mustafa Gültak, en çok önemsedikleri konuların başında şehir merkezindeki tarihi binalar olduğunu söyledi.

"KORUMA AMAÇLI İMAR PLANI TEKRAR DEVREYE SOKULMALI"

En çokta Camii Şerif Mahallesi'nde tarihi evlerin bulunduğunu hatırlatan Gültak, "Bizim amacımız bu tarihi evleri korumak. Bu noktada 2012 yılında Akdeniz Belediyesi olarak bir imar çalışması yapılmış. Meclisten geçmiş. Büyükşehir'den de geçmiş ancak 2014 seçimlerinden sonra gelen yönetim bu koruma amaçlı imar planını rafa kaldırmış.Kentsel yenileme adı altında yeniden bir nazım imar planı çizilmiş. İkisinin sınırları örtüştüğü için birinci iptal edilmiş durumda. Biz koruma amaçlı planı yeniden devreye sokmamız lazım. Aksi takdirde biz bu evlerimizi ve tarihimizi koruyamayız. Bunları korurken de şehrin önünü tıkamamak gerekiyor" şeklinde konuştu.

Çankaya İlkokulu geçen dönem ticaret ve konut alanı olarak değiştirildiğini ifade eden Gültak "Biz bununla ilgili başlattık. Bu alanın sosyal ve kültürel alan olarak olarak değiştirilmesini istiyoruz. Çankaya ilkokulu eski günlerine tekrar gelecek, Toros Üniversitesi en çok benim bölgeme girecek. Birlikte çalışacağız. Mersin'de ortak noktaları bulmamız gerekiyor. Beraber çalışırsak Akdeniz'in tarihi dokusunun korunması içen 5 yıl boyunca yanında olacağım. Bu alanların ranta değim kamuya kazandırılması için elimden ne geliyorsa yapacağım" dedi.

Toros Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Korkmazyürek ise konuşmasına Mersin'in tarihi hakkında bilgi verdi. Korkmazyürek sempozyuma 6 üniversitenin katıldığını ifade ederek 3 oturumda 21 bildiri sunulacağını kaydetti.

Mersin Valisi Ali İhsan Su ise Mersin'in özel bir kent olduğunu ifade ederek "Her ilin genelde öne çıkan birkaç sektörü olur. Mersin ise her sektörde öne çıkıyor. 8 üründe üretimde biz öncüyüz. 8 üretimde Türkiye ikincisiyiz. 200 bin dönüm kapalı sera var. Bir çok ürünü üretiyoruz. Sanayide çok ciddi bir donanımızın var. OSB'lerimiz var. İlimizde dünyanın 50-60 ülkesine ihracat yapan ABD'ye makina ihrac eden fabrikamız var. Türkiye'in en büyük limanlarından biri burada" dedi.

Turizm olarak 321 kilometre sahil şeridinin bulunduğunu anlatan Vali Su "Şimdi kaplıcalarımız devreye giriyor. 8 turizm bölgemiz var. Tarih açısından  da ilimiz hakikaten tam bir açık hava müzesi. Tarsus'tan Anamur'a kadar her yer tarihi eser. Yurt dışından insanlar geliyor" şeklinde konuştu.

"ESKİ MERSİN'İ ORTAYA ÇIKARACAĞIZ"

Mersin'deki tarihi eserleri sayan Vali Su, şöyle devam etti: "O kadar zengin bir tarihi zenginliği sahibiz. Biz bunları ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. İlimizdeki kazı sürelerini bir yıla çıkarıyoruz. Ortaya çıkan eserlerin onarımını yapıyoruz. Kiremithane Mahallesi'ni yaptık. Merkez'de eski İngiliz Yağ Fabrikası'nın röleve ve restorasyon projelerini yapıyoruz. Orayı bir sanayi müzesi haline bir cazibe merkezi haline getiriyoruz. Bir takım aktivitelerin yapıldığı alan haline getirilecek.  Kütüphane binasının onarımını bitirip hizmete açtık. Uray Caddesinde ciddi tarihi binalar var. Bir tanesini valilik olarak aldık. Restorasyonunu yapacağız. Ne yapacağımız konusunda proje yapacağız. O binaların bir kısmı özel mülk. Varisleri farklı yerlerde. Onların varislerini bulmak güç ama yapacağız. O binaları onarıp eski Mersin'i ortaya çıkaracağız. Cennet cehennem obruğunda restorasyon çalışmalarımız sürüyor. Cennet'e asansör cehenneme seyir terası yapıyoruz. Cambazlı kilisesini restore ettik. Bir çok eseri onararak turizme kazandırdık. Bunları belediyelerimiz, üniversitelerimiz ve STK'larla birlikte hep birlikte yapacağız. Bu sempozyum insanlarda farkındalık oluşturmak için önemli işler görecek. Çalışmalar tarihe ışık tutacak"

Konuşmaların ardından Vali Su'ya Toros Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Sertaç Özveren tarafından plaket sunuldu.  Sempozyuma katkı sunanların plaketleri ise Vali Su tarafından verildi.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başkan Seçer orkestra yönetti
Başkan Seçer orkestra yönetti
Toroslar, Ata'sını dualarla andı
Toroslar, Ata'sını dualarla andı